Et yeme sırası Çinlilere gelince, etin zararları ‘keşfedildi’

Çinlilerin et-obur hale gelmelerinin dünyaya maliyeti çok ağır olacak. Tek çıkar yol...

Köşe komşum Güngör Uras, son dönemde çevremde hızla yaygınlaşan bir eğilimi, önceki günkü yazısında “Beyaz Türkler et yemiyor” diye özetleyiverdi. Gerçekten de son dönemde kiminle yemek masasına otursam, bir beslenme muhabbetidir gidiyor; özellikle de et-tavuk yememe üzerine...
Kanserin günlük yaşantıma getirdiği yenilikler nedeniyle ben de son dönemde et, süt, peynir, yoğurt, şeker, pirinç gibi yiyeceklerden uzak durmaya çalışıyorum; ama aynı zamanda da bu konuda pek çok yazı okuyorum.
New Scientist dergisi son sayısında tam da bu konuyu kapak yapmış: “Hepimiz birden et yemeyi bırakırsak ne olur?”
Yazının daha ilk cümlesinde etekteki taşlar dökülüyor: “Eğer bir Batılıysanız, 2009’da ortalama 100 kiloya yakın et yemişsinizdir. Ve bu miktar, sizin diyetinizin hiç kuşkusuz en pahalı bölümüdür; özellikle de çevre söz konusuysa...”
Et yeme sırası Çinlilere gelince, etin zararları ‘keşfedildi’

Paul McCartney de Kopenhag’daki İklim Zirvesi’nde “Less meat, less heat” (Daha az et, daha az hararet) sloganıyla kampanya başlattı. Çünkü dünya et tüketimi, küresel ekonominin yeni parlayan yıldızları sayesinde son dönemde baş döndürücü bir hızla artıyor.

Amerikalılar et-obur
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO’nun verilerinden yararlanarak hazırlanan yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi Amerikalılar, halen açık ara en çok et tüketen millet. 1970’lerde bile kişi başına yıllık et tüketimleri 110 kiloya yakınmış; 2007’de 125 kiloya yükselmiş.
Avrupalılar 1970’deki 80 kiloluk kişi başına yıllık et tüketimi düzeylerine, 10 yıl sonra geri dönecekler gibi duruyor. Brezilya son 40 yılda 30 kilodan 80 kiloya, Çin 10 kilodan 50 kiloya çıkmış. Amerikalıların seviyesine ulaşmaları için hâlâ çok uğraşmaları gerek; zaten FAO’yu ürküten de bu.
İnsanlar refah düzeyleri arttıkça, daha fazla et yiyorlar. Kalkınmakta olan ülkelerde kişi başına yıllık et tüketimi 1980’de 14 kiloyken, 2002’de 28 kiloya çıkmış; 2030 için tahminler 37 kilo. Yani 20 yıl sonra bile kalkınmakta olan ülkelerde tüketilecek et miktarı, kalkınmış ülkelerin bugün yediğinin yarısından az olacak. Kişi başına miktar az, ama nüfus çok!

“Et yemeyin” kampanyası
Et yeme sırası Çinlilere gelince Batı, “et yemeyin” kampanyasını icadetti. Hayvan yetiştirmenin su, tahıl ve atık yaratma gibi muazzam maliyetleri, şimdi akıllarına geldi!
Aslında bir yanda ulusal stratejiler, diğer yanda şirket menfaatleri, bir taraftan ilaççıların, öbür taraftan et üreticilerinin yönlendirmesi derken hepimiz, çok sayıda çıkar grubunun bombardımanı altında kalıyoruz. Tarafların her biri, kendi işine gelecek bir kanıt bulup insanları etkilemeye çalışıyor. Bu çok kompleks oyunun içinde, sağlıklı yaşamak isteyen birinin çözüm üretmesi son derece zor.
Evet Çinlilerin et-obur hale gelmelerinin dünyaya maliyeti çok ağır olacak. Tek çıkar yol, dişe dokunur bilimsel kanıtların ortaya dökülmesi ve Çinlilerin, Batılılar kadar et-obur hale gelmeden, bu yolun yanlış olduğunu anlamaları.