Farenin eşkali ve Hisarcıklıoğlu’nun vaktinin üçte biri

Başbakan Erdoğan 2023 yılı Türkiye’sinin HEDEFlerini koyunca, özel sektörün çatı kuruluşu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne de, bu hedeflerin içini doldurmak üzere bir Eylem Planı hazırlamak düştü. “TOBB’un Türkiye için gelecek vizyonu”nu son günlerde değişik ortamlarda anlatan Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu’nu, önceki gün İstanbul Sanayi Odası’nın temmuz ayı olağan toplantısında dinledim. Renkli, heyecanlı, espirili, hayatın içinden örneklerle dolu, uzun ama sıkmayan, esprili bir konuşmaydı.

2. nesil reformlar
“HEDEFine doğru ilerleyen Türkiye; nereye odaklanmamız lazım” başlıklı konuşmasında Hisarcıklıoğlu, 2023’te
10. büyük ekonomi olmamızın pekala mümkün olduğuna, ancak bunun için 2. nesil yapısal reformların en kısa zamanda hayata geçirilmesi gerektiğine işaret etti ve öncelik sıralamasını şöyle yaptı:
“1) Birinci öncelik yani olmazsa olmaz en acil konu, yeni Anayasa ve özgürlüklerdir. Çünkü Anayasa, binanın temelidir.
2) Hemen ardından Siyasi Partiler ve Seçim Yasası’nın değiştirilmesi lazım.
3) Yargı ve mevzuat reformu
4) Kamu yönetimi reformu
5) Eğitim Reformu
6) Mesleki Eğitim Reformu”

Real Madrid’le rekabet
Aklın yolu birdir. İş dünyasından değişik kesimler nicedir üretim ve ihracatın yapısının değişmeden, ihracatta yeni bir sıçrama yapmanın mümkün olmadığını haykırıyor. Zaten Avrupa’nın durumu da malum. Hisarcıklıoğlu’nun da dikkat çektiği gibi Avrupa pastası 700 milyar dolar azalınca, Avrupa’nın ihracatıızdaki payı % 66’dan % 56’ya düştü.
Kaldı ki herhalde Başbakan Erdoğan da, şu anda dünya ihracatından ancak % 0.82 payalabilen ülkemizin, radikal sistem değişiklikleri yapmadan 2023’de 500 milyar dolar ihracat hedefine yakalamasını beklemiyordur.
Hisarcıoklıoğlu hatırlaıyor: “Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduk ama hâlâ “İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde 65. sırada, “Dünya Rekabetçilik Endeksi’nde 61. sıradayız. Bu başarıyı özel sektör sağladı, ancak 10. büyük ekonomi olabilmek için, saha koşullarımızın Real Madrid’le eşitleyin ki başa güreşebilelim”

Farenin küpe numarası kaç?
Hisarcıklıoğlu, rakipler karşısında koşulların ne kadar aleyhimize olduğunu ise geçen ay gazetelere manşet olan enfes bir bürokratik yazışmayı örnek göstererek anlattı; elinde tuttuğu gazete küpürünü İstanbullu sanayicilere satır satır okuduktan sonra “Ben de TOBB’da vaktimin üçte birini, bu tür saçma sapan bürokratik işlerle boşa harcıyorum; çünkü aksi halde yasalar karşısında suçlu duruma düşüyorsunuz” dedi. Geçen ay yaşanan fıkra gibi olay aynen şöyle:
Adana’nın Yumurtalık ilçesinde bir vatandaşımızı fare ısırıyor. Adam hastaneye giderek kuduz aşısı oluyor; ancak 2. aşıyı da olabilmesi için İmamoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Beyazıt Yıldırım, mevzuat gereği İlçe Tarım Müdürlüğü’ne şu resmi yazıyı gönderiyor :
“Hastanemize fare ısırması şikayetiyle müracaat eden Tahsin Gökler’e aşı uygulaması başlatılmıştır. Şahsı ısıran farenin müşahade altına alınarak, akıbeti hakkında bilgi verilmesi hususunda gereğinin yapılması...”
İlçe Tarım Müdürlüğü’nden gelen yanıt da şaka gibi: “Tahsin Gökler’i ısıran farenin küpe numarası ve eşkali belirtilmediği için müşahade altına alınamamıştır. Isıran hayvanın eşkali ve kulak numarasını belirtmeniz durumunda kuduz olup olmadığı konusunda bilgi verebiliriz!”
Hisarcıklıoğlu’ndan son söz: Yatırım ortamını bu mevzuatla mı iyileştireceğiz?