Geleceğin annelerini bugün okutursak...

Tören başlayıncaya kadar, sahnedeki büyük ekrandan Milliyet'in 23 Nisan'da 'Baba Beni Okula Gönder' sloganıyla başlattığı eğitim seferberliği çerçevesinde, foto muhabirlerimizin objektifine yakalanan okula gidemeyen Karslı, Siirt'li kızlarımızın ışıl ışıl gözleri aktı - durdu. Dün Milliyet'in 55. yaş gününü kutladık. Genel Yayın Yönetmenimiz Sedat Ergin'in işaret ettiği gibi 55 yaşındaki bir insanla, 55 yaşındaki bir kurumun durumu hayli farklı. İnsanın doğal olarak bir yaşlanma süreci var, ama kurumlar hep genç kalabiliyor. Ya da yaşlansa bile silkinip gençleşmesi, yaşsız olması mümkün. Yani kurumlar, yaşından daha genç görünmek için tonlarca para döküp, kaybolan yüz çizgileriyle birlikte kişilik özellikleri de silinen insanlara göre çok daha şanslı. Ardından Milliyet'in 55 yıl boyunca ön ayak olduğu kampanyalar peşpeşe geldi ekrana... Taa 60'lı yıllarda "Bir köy çocuğunu misafir etmek ister misiniz?" diye kampanya yapmış gazetemiz. Liselerarası bilgi yarışmaları, spor yarışmaları, depremzedelerle maddi - manevi dayanışma kampanyaları, eğitim kampanyaları, temiz toplum kampanyaları... Ama sadece kızlara, kadınlara özgü tek bir kampanya yok.Ergin'in de konuşmasında işaret ettiği gibi "Bir müessese zamana meydan okuyacaksa, geleneklerine sahip çıkmalıdır. Milliyet'in kurumsal kimliğinde, toplumsal sorumluluk duygusu her zaman çok ağır basmıştır." Ve şimdi İcra Kurulu başkanlık koltuğunda ilk kez bir kadının, Hanzade Doğan'ın oturduğu Milliyet, kimi yörelerimizde 2. sınıf vatandaş olarak bile kabul edilmeyen, nüfus kâğıtları dahi çıkartılmamış kızlarımızı okullu yapmak için tüm toplumu göreve çağırıyor. Kızlar için ilk kampanya Okumayan kızlardan yola çıkan bu kampanyanın nihai hedefi, aslında tüm toplumu dönüştürebilmek. Kampanya başlayalı henüz 2 hafta olmasına rağmen gerek okula gidemeyen kızlarımız ve ailelerinden gelen yoğun istek, gerekse katkıda bulunmak isteyen Milliyet okurlarından gelen göz yaşartıcı destek öylesine güçlü ki, biz bu işi başaracağız.'Baba Beni Okula Gönder' kampanyasında filanca işadamı şu kadar para verdi, falanca daha da fazlasını verdi türünden listeler falan yok. Çünkü amacımız, para toplayıp bir yerlere teslim ederek işin içinden sıyrılmak değil. Bizim arzumuz para sahibi hayırseverle okulsuz - yurtsuz - yoksul yöreyi gazetemiz aracıyla buluşturmak ve paranın hiçbir kısıntıya uğramadan kız yurdu, kızlara burs ya da dersliklere harcanmasını sağlamak. Toplumu dönüştürmek Buna karşılık önümüzde giderek kabaran bir bağış listesi de yok değil. Ancak bu liste 1 - 1,5 YTL'lik öğrenci harçlığından 20 - 30 YTL'ye, zaman zaman da 100 - 150 YTL'ye uzanan siz duyarlı Milliyet okurlarının adlarından oluşuyor. Önümüzdeki günlerde bu isimleri sayfalarımızda yayınlamaya başlayacağız.Bu kampanya, 55. yılını kutlayan Milliyet'in okula gidemeyen tüm kız çocukları için 23 Nisan'da başlattığı uzun soluklu bir eğitim seferberliği olarak yola çıkmıştı. Ancak dün ekrandan akan geçmiş kampanyalarımızla bugün kızımdan alacağım Anneler Günü armağanımın heyecanı zihnimde her nedense üstüste çakışınca birden düşündüm ki 'Baba Beni Okula Gönder', aslında geleceğin anneleri ve hatta onların doğuracakları erkek çocuklar için de bugünden verilmiş paha biçilmez bir armağan. mtamer@milliyet.com.tr Damlaya damlaya göl