Gezi’nin 1. yılında Soma için ağlarken vasatlık ve ötesi...

Dün Taksim Gezi Parkı’na Topçu Kışlası’nın yapılmasını ve ağaçların kesilmesini önlemek için başlatılan eylemlere sert polis müdahalesinin yıldönümüydü. Geçen yaza yayılan olaylarda 8’i sivil 10 kişi öldü, 8 bin kişi yaralandı. Ve Gezi park olarak kaldı.
Taksim neredeyse son 1 yıldır polislerin kamp yerine dönüşmüş olsa da Topçu Kışlası yapılmadı ya... Bugün hazin ve buruk bir yıldönümü; ancak gün gelir, Gezi yine park olarak gençleriyle çocuklarıyla, çiçekleri ve böcekleriyle cıvıl cıvıl yaşamaya başlar.

Erdoğan’ın öfkesi...
31 mayıs 2013’ü Başbakan Erdoğan’ın, toplumun pek çok kesimine karşı her fırsatta meydan okumaya başladığı ve gerginliklerden beslenmeyi tercih ettiği dönemin başlangıcı olarak da kabul edebiliriz. Neydi o Habertürk’te Fatih Altaylı ile yaptığı söyleşide çoğumuzu hayrete düşüren üslubu...
Aynı sert üslubu, maalesef Soma faciasında da gördük. 301 maden işçisinin öldüğü, Cumhuriyet tarihimizin en çok can kaybıyla sonuçlanan iş ve madencilik kazasında Sayın Başbakan, yöre halkına şefkat göstermesi gerekirken, markette vatandaşın boğazına sarıldı, Başbakanlık müşaviri acılı vatandaşı tekmeledi...

‘Vasat bir ülkeyiz’
Soma faciasıyla aynı günlere denk düşen 12. Sanayi Kongresi’nin başlığı “21. Yüzyıl’la Büyük Yüzleşme: Vasatlık ve Çıkış Yolları” idi.
Kongrenin açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, neden vasat bir ülke olduğumuzu maddeler halinde sıraladı:
* Türkiye, pek çok küresel veride ortalama bir ülke. Dünyanın zenginliğinden, ancak dünya nüfusundaki payımız kadar pay alıyoruz.
* Türkiye, 820 milyar dolarlık bir ekonomi haline geldiği halde bütün dünyada tanınan markalar çıkaramadığı için vasattır.
* Türkiye, ortalama geliri 30 bin doları aşkın 500 milyon insanın yaşadığı Avrupa Birliği gibi bir büyük pazar yanı başındayken, ihracatının sadece % 3’ü ileri teknoloji ürünlerden oluştuğu ve bu yüzden sürekli azgelişmişlerin sert rekabetine maruz kaldığı için vasattır.

En pahalı internette...
* Türkiye, kadınlarının sadece % 30’unu işgücüne dahil edebildiği için vasattır.
* Türkiye, dijital çağa girerken en hızlı internet kullanan ülkeler arasında 61’inci, en pahalı internette ise 3’üncü sırada olduğu için vasattır.
* Türkiye, tasarrufların milli gelire oranının % 12.6’ya kadar gerilemesine izin verdiği için vasattır.
* Türkiye, ciddi yönlendirme ve teşvik varken Ar-Ge’ye milli gelirinin % 1’inden daha az bütçe ayırabildiği için vasattır.
* Ve Türkiye, sanayileşmeyi yeterince özendiremediği için vasattır.

İyi ki Oy ve Ötesi var
Türkiye’nin vasat bir ülke olmayı kesinlikle hak etmediğini düşünen Bodur, çıkış yollarıyla ilgili önerilerde bulunmuştu. Ben de aynı görüşteyim, ancak Gezi Direnişi’nden bu yana geçen son 1 yıla baktığımda ise maalesef vasatın da altına düştüğümüzü düşünüyorum. Son örnek, Erdoğan’ın, faiz tartışmasıyla Merkez Bankası’nın özerkliğini hiçe sayan tavrı...
Benim için Gezi olaylarından bu yana en umut veren gelişme Oy ve Ötesi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar o gençleri daha da güçlendirmek için elimizden ne gelirse yapmalıyız.