Hahaha, hihihihi, hohoho... Haydi erkekler, siz de gülün!

Gazetedeki arkadaşlara tatile çıkacağımı söylediğimde şiddetli itiraz geldi: “Sen ki her fırsatta gülecek bir şey bulup kahkahalarınla yeri-göğü çınlatırsın; bir kahkaha yazısı yazmadan izne ayrılamazsın!”
Oysa ben Bülent Arınç’ı hiç ciddiye almamıştım ve bu konuya girmeyi de ilk andan itibaren kesinlikle düşünmüyordum. Ancak biraz araştırınca fark ettim ki kahkahanın yararları konusunda benim de bilmediğim ne çok şey varmış! Dolayısıyla kahkahayı kadınlarımızın gündemine soktuğu için Arınç’a teşekkür bile edebiliriz. Başta protestocu kadınlarımız olmak üzere artık Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar, bundan böyle daha sık ve daha çok kahkaha atacaklar; hiç kuşkunuz olmasın.

16 yaşından beri...
Evet doğrudur; bendeniz her fırsatta kahkahalarımla etrafı çınlatırım. Örneğin çok büyük bir davette beni bulmak isteyen, kahkahalarımın izini sürerek kısa sürede ulaşır; hiç abartmıyorum.
Ben yerli-yersiz gülmeye, 16 yaşında annemi ve babamı 4 ay arayla kaybedip de İstanbul’da tek başıma yapayalnız kaldıktan sonra başladım; hayata tutunabilmek, ayakta kalabilmek ve etrafımdakilerin beni sevmesini sağlamak için...
Savunma mekanizması olarak başladığım bu gülme meselesi, kaç yıl sonra kişiliğimin bir parçası haline geldi hatırlamıyorum, ama kahkaha atmadığım zamanlarda yüzümden gülümseme eksik olmaz; hayatta hep bardağın dolu tarafını görmeyi başarırım.
Meğer 16 yaşında sağlığım için de çok yararlı bir adım atmışım; bunun idrakine ise Sayın Arınç’ın yarattığı gündem sayesinde vardım.

Kahkaha terapisi
Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin yayını Popüler Yönetim dergisinin kasım-aralık sayısında yer alan “Kahkaha terapisi” başlıklı yazı ilgimi çekmiş ve saklamıştım. Bu vesileyle göz atayım dedim: Aman efendim, gülmek her derde devaymış. Kendini enerjik hissediyorsun, bağışıklık sistemin güçleniyor, endorfin salgısını artırdığı için vücut ağrılarını dindiriyor, strese bağlı hormonun etkilerini azaltıyor...
Milliyet Pazar’da da bu hafta kahkahaya geniş yer ayrılmıştı. O yazılardan da epey bilgilendim. Meğer benim sık sık attığım kahkahalar, mükemmel bir kardiyo ve karın bölgesi egzersiziymiş. Bir dakikalık kahkaha ile ulaşılan kalp hızı artışına, egzersiz makinelerinde ulaşmak
10 dakika sürebilirmiş.
20 dakikalık kahkaha, yaklaşık 400 kalori kaybettirirmiş. Kahkaha egzersizleri, sindirim ve lenfatik sistemlerimizdeki dolaşıma katkıda bulunur, vücutta biriken atık maddelerin boşaltılmasını sağlar, yaşlanmayı önlermiş...

Kalp krizine karşı
Valla harika! Kahkaha yogası 1995’te keşfedilmiş, ama ben o tarihten 25-30 yıl önce mecburiyetten de olsa bu işi çözmüşüm! Yaşımı hiç göstermediğim hep söylenir; belki de yıllar boyu attığım kahkahalardan dolayıdır.
Eh, insan sağlığına bu kadar geniş yelpazede yarar sağlıyorsa erkeklerin günahı ne arkadaşlar? Onlar da bol bol kahkaha atsın; Sayın Arınç da dahil!
Biliyorsunuz erkeklerde
1 numaralı ölüm nedeni kalp krizi. Yine Milliyet Pazar’dan aktarıyorum: Her an gülmeye hazır kişilerin kalp krizi geçirme riski daha azmış...
Haydi erkekler! Ciddiyet artık demode bir kavram. Hem kadınlar, yakışıklı erkeklerden ziyade kendilerini güldüren adamları beğeniyorlarmış.
Madem sağlığınıza da yararlı. Hemen başlayın:
Hahaha, hihihi, hohoho, hahaha, hihihi, hohoho...

Not: Bana müsaade yazılarıma bir süre ara verip tatile gidiyorum.