Haklı Kadın Platformu’yla siyasetçilerin ensesindeyim

Yeni yılın ilk günlerinde, kadın sorunlarıyla uğraşan birkaç akademisyen ve STK başkanı ve gazeteciyle, Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın çağrısı üzerine biraraya geldik. Başta aile içi şiddet olmak üzere kadın sorunlarına yıllardır kafa yoran Vuslat Hanım’ın mesajı kısa
ve netti:
Seçimler yaklaşıyor. Acaba birlikte hareket ederek kadınlarla ilgili taleplerimizi, siyasi parti liderlerine -parti ayırımı gözetmeksizin- daha gür bir sesle duyurabilir miyiz?
Nedir bu talepler derseniz?
Öncelikle TBMM’ye daha fazla kadın milletvekili, ardından Bakanlar Kurulu’nda ve Meclis komisyonlarında daha fazla kadın temsili. Bir sonraki adımda kadınları ilgilendiren tüm bütçelerin yükseltilmesi, şiddetin önlemesi için kararlı adımlar atılması ve yasalarda kadınlar lehine yapılmış bazı düzenlemelerin, kâğıt üzerinde kalmayarak uygulamaya geçirilmesi.

Sözümüz bütün partilere...
Vuslat Hanım zamanlamayı çok iyi yapmış olmalı ki hepimiz dört elle sarıldık bu çağrıya... Her toplantıda katılım dalga dalga büyüdü. Küçük bir beyin fırtınasıyla parti liderlerinden ortak taleplerimizin neler olabileceğini belirledik. Bu taleplerimizi partilerin lider kadrolarına iletirken, onların kadın politikalarını da öğrenecektik. Ve seçimlerin ardından da bu vaadlerini yerine getirip getirmeyeceklerini adım-adım izleyecektik.
KA.DER, KAGİDER, KAMER, ÇYDD, TÜSİAD, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Türk Kadınlar Birliği, Uçan Süpürge, Anadolu Girişimci İş Kadınları Federasyonu, Başkent Kadın Platformu, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği, Marmara Grubu Vakfı, Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi... Büyüdükçe büyüdük. Heyecanımız arttıkça, umudumuz da arttı.
Ve dün Haklı Kadın Platformu olarak ilk kez kamuoyu önüne çıktık.

27 yıllık aktivist olarak...
Dünkü basın toplantısında da söyledim. 37 yıllık gazeteciliğimin 27 yılı, toplumun mağdur kesimiyle elele, omuz omuza geçti. Önce 80’li yılların başında, Türkiye’de tüketici kelimesi telaffuz bile edilmezken, mağdur vatandaşlarla Cumhuriyet gazetesinde uzun soluklu bir hak arama yolculuğuna çıktık. Bu yolculuk 18 yıl sürdü.
2000’li yıllara girerken Karayolları, Emniyet Müdürlüğü, konunun uzmanı akademisyenler, siyasiler, işadamları ve Sabancı Üniversitesi ile trafikteki mağduriyetlerimize projektörleri tuttuk. Bu 2 konunun da bayraktarlığını ben yaptım.
Hanzade Doğan Boyner’in inisiyatifiyle Milliyet Gazetesi olarak ÇYDD ile başlattığımız kız çocuklarının okullaşması seferberliğine de yüreğimi verdim; köşemi açtım.
Geçen yıl kanser oldum. Neyse ki kanseri erken bir evrede yakalamıştım; kısa sürede de atlattım. Ve ardından, toplumumuzda kanseri tabu olmaktan çıkararak, konuşup-tartışılmasını sağlamak ve erken teşhis için farkındalık yaratmak üzere kolları sıvadım. Hatta kitap yazmama inadımı kırarak bu konunun bayraktarlığını yapabilmek için kitap bile yazdım.
Deneyimli bir sivil toplumcu ve aktivist olarak şimdi de kadınlar için karşınızdayım. İşe kadına siyasette yer açmakla başlıyoruz. Çünkü siyasette kadın azlığının bir kadın sorunu değil, bir demokrasi sorunu olduğuna inanıyorum. Ve bu heyecanı uyandırdığı için
Vuslat Hanım’a çok teşekkür ediyorum.