Hastaya kızıp ameliyatı terketti

Hastaya kızıp ameliyatı terketti


Cerrahpaşa'da Prof. Halil Bahçeci'ye lazerle göz ameliyatı yaptırmak için 400 milyon lira ödeyen Uğur Demir'in ameliyatını başkası yaptı


       Olay bir üniversite hastanesinde, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde geçiyor. Gözlerindeki 6 derece miyoptan lazer ameliyatla kurtulmak isteyen İstanbullu okurumuz Uğur Demir önce küçük bir araştırma yapmış ve Cerrahpaşa'da bu operasyonu her türlü masraf dahil 400 milyon liraya Prof. Dr. Halil Bahçeci tarafından yapıldığını öğrenince Cerrahpaşa'da karar kılmış. Kendisine 26 Eylül için gün verilmiş.
       Ameliyat günü gelip çattığında okurumuz vezneye parayı yatırdıktan sonra gerekli ölçümler için göz servisine gönderilmiş.
       Yapılan ölçümler sonucunda okurumuzun kornea tabakasının fazla ince olduğu ortaya çıkmış ve ölçümü yapan uzmanlar, Demir'e "Ameliyatı yapacak doktora bu durumu danışmanız gerek" demişler ve okurumuzu, Prof. Dr. Halil Bahçeci'nin odasına yollamışlar.
       Zaten günlerden beri ameliyatın stresini üzerinde taşıyan okurumuz, bir de kornea tabakasının normalden ince olduğunu ve bu durumda ameliyatın sakınca yaratabileceğini öğrenince iyice tedirgin olmuş. Prof. Bahçeci'ye durumu anlattığında "Ameliyat olmanızda sakınca yok. Ancak 1 - 1.5 derece miyop kalabilir. Ayrıca gözlerinizde geceleri ışığa karşı hassasiyet olabilir" yanıtını alınca okurumuzun kafası iyice karışmış. Ameliyattan vazgeçmeyi düşünmüş, ancak parayı peşin yatırmış olduğu için o anda o seçenek de aklına yatmamış.
       2.5 yıl önce katarakt ameliyatı geçirmiş biri olarak okurumuzun e - posta mesajını okurken, adım adım neler hissedebildiğini, tedirginliğinin nasıl tırmanmış olabileceğini, karar vermekte ne denli zorlanabileceğini gayet iyi algılayabildim. Prof. Bahçeci'yi koridorda yakalayıp 1 - 2 soru daha soracak olmuş, ancak doktor biraz da sinirli bir biçimde "Bu şartlarda bu kadar olur" diyerek yürüyüp gitmiş. Demir yine de ameliyattan cayma kararını verememiş bir türlü. Çünkü kendini bütünüyle bu ameliyata hazırlamışmış.
       Tam ameliyat masasına yatacağı sırada doktorunu karşısında görünce "Bu şartlarda ancak bu kadar olur demekle ne kasdettiniz?" diye bir soru daha soracak olmuş ve işte o sorudan sonra da olan olmuş!
       Demir'in e - postası "Prof. Bahçeci bir anda köpürdü ve üzerindeki steril elbiseyi fırlatıp ameliyathaneyi terk etti. Ameliyatımı yardımcısı Rengin Yıldırım yaptı" diye sürüyor ve şu haklı soruyla noktalanıyor:
     "Bir profesörün hastasını ameliyat masasında bırakıp, çekip gitmesi sizce tıp etiğine sığar mı?"
       Kendinizi hastanın yerine koyun. Ameliyatınızı tanınmış bir profesörün yapacağını düşünürken son anda tanımadığınız yardımcısı gözünüze müdahale ediyor. Hasta psikolojisinin de ameliyatın başarısına katkıda bulunan önemli etkenlerden biri olduğunu artık hepimiz biliyoruz.
       Görüşlerine başvurduğumuz Prof. Bahçeci'ye göre olan - bitende tuhaflık yok: "Burası bir üniversite hastanesi. Yılda 1000 ameliyat yapılıyorsa, bunun 100 tanesini buradaki uzman hatta asistan doktorlar yapar. Başka türlü nasıl kendilerini geliştirecekler?" diyor.
       Oysa olan - bitende bal gibi tuhaflık var. Elbette gençler de ameliyat yapa yapa yetişecekler. Ama bunun fiyatı profesörünküyle aynı olamaz, daha da önemlisi kime ameliyat olacağına hastanın karar vermesi gerekmez mi? Kaldı ki Cerrahpaşa'nın 0212 588 48 00 nolu telefonundan Göz Kliniği'ni hasta gibi arayıp bir soruverin bakalım! Lazerli göz ameliyatı için size ne yanıt veriyorlar:
       Biz sorduk: "Ameliyatları sadece Prof. Halil Bahçeci'nin yaptığını, gözünüzün derecesine göre de hesaplanan fiyatın da fiks olduğunu öğrendik.

Galleria'da sırra kadem basan araba

       1 Ekim'de arkadaşlarıyla Galleria'ya uğrayan Bülent Elbasan gerçek anlamıyla bir pazar günü kabusu yaşadı.
       Galleria'nın kapalı otoparkında 2000 model Şahin arabası çalınan Elbasan'ın öyküsü, hafta sonlarını alışveriş merkezlerinde geçirmeye meraklı İstanbullular için hayli uyarıcı.
       Galleria'da bir yemek yiyip pazar sefasına arabayla devam edeceklerdi. Ancak içerisi o kadar kalabalıktı ki, 45 dakika dolaşmalarına rağmen oturacak bir yer bulamadılar. Bu kabusun birinci bölümü. İkinci bölümü otoparka inmeleriyle başlıyor.
       Elbasan ve arkadaşları tüm aramalarına rağmen otomobili otoparkta bulamadılar. İlk akıllarına gelen, araba LPG ile çalıştığı için güvenlik nedeniyle görevliler tarafından dışarı çıkarılmış olabileceğiydi. Ama bu iyimser tahminleri yanlış çıktı. Güvenlik görevlileriyle birlikte otoparkın her yanını aradılarsa da arabayı bulamadılar.
       Okurumuzun ve arkadaşlarının pazar sefası, tahmin edebileceğiniz gibi karakolda noktalanmış. Arabanın Koç Allianz'dan kaskosunun olması, okurumuzun tek tesellisi. Ancak kasko aradan 30 gün geçmeden, yani arabanın bulunmasından ümit kesilmeden parayı ödemiyor. Ödenen para da arabanın çalındığının bildirildiği günkü ikinci el değeri. Dolayısıyla değer kaybı kaçınılmaz. Okurumuzun poliçesi 4 milyar 250 milyon lira üzerinden yapılmış, ama alacağı para bunun altında olacak.
       Neticede Elbasan yaklaşık bir aydır arabasız ve parayı alacağı gün henüz belli bile değil.
       Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Galleria güvenlik müdürü Güngör Postacı ise otoparkta güvenliği sağlayamadıklarını itiraf ediyor. Hatta "Bizim otoparka park etmekle sokağa park etmek arasında fark yok" diye açık açık söylüyor. Özellikle de haftasonları 3 bin araç kapasiteli otopark tıka basa doluyormuş ve bu tür olaylar da zaman zaman yaşanıyormuş.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr