Hayat sigortasında toplu ödemeler nasıl eridi?

Hayat sigortasında toplu ödemeler nasıl eridi?


Koç Allianz'a büyüyen çocuk sigortası yaptıran Fatma Barlas, bu yıl bildirilen toplu ödeme miktarının geçen yıldan 3 milyar lira daha az olmasına inanamadı


İstanbullu okurumuz Fatma Barlas'ı hayrete düşüren olay, hayat sigortaları dalında sigortalı - sigorta şirketi ilişkilerinin önümüzdeki günlerde sıkça karşılaşacağımız yeni bir boyutunu ortaya koyuyor.
"İki yeğenime Koç Allianz'dan 10 yıllık "büyüyen çocuk sigortası" yaptırmıştım. Çocuklardan büyük olanın poliçesi 2001 yılında, küçük olanınki ise 2004 yılında sona eriyor. Koç Alianz, her yıl çocukların her ikisi için de sigortanın bitiş tarihinde muhtemel artışa göre toplu ödeme miktarlarını gönderir. Elbette ki bunlar tahmini rakamlardır ve bugüne kadar da her yıl yükselmeye devam etmiştir. Ancak bu yıl son derece tuhaf bir şey oldu. Ve toplu ödeme miktarları geçtiğimiz yıla göre düşüverdi.
2004'te bitecek poliçe için 1998'de bildirilen toplu ödeme 7 milyar 297 milyon liraydı. 1999'da gönderdikleri yazıda ise toplu ödeme 4 milyar 720 milyon liraya inmiş. Yani alacağımız toplu para yaklaşık yüzde 40 azalmış.
2001'de bitecek olan poliçede ise primleri bir önceki yıla göre 3 kat artırmış olduğum halde, geçen yıl bildirilen 1 milyar 891 milyon tutarındaki toplu ödemeye en küçük bir artış yansıtılmamış. Hatta biraz düşmüş bile. Dediklerine göre bu yıl açıkladıkları kar payı düşmüş."
Barlas, kendi açısından son derece haklı. Yeğenleri Sanem ve Selin'in ilk gençlik yıllarında ellerine toplu para geçmesi için yaptırdığı poliçelerin bu yıl birdenbire değer kaybına uğramasını içine sindiremiyor. Yapılan hesaba akıl erdiremiyor. "Kar payı düşse bile geçen yıldan bu yana 3 milyar fark eder mi? Bundan sonraki yıllarda da çeşitli bahanelerle poliçelerin değerini düşürmeye devam ederlerse ne olacak?" diye soruyor.
Sigorta şirketleri, ileriye dönük tahminlerini yaparken bugüne dek hep yüksek enflasyonun süreceğini varsayıyorlardı. Dolayısıyla tüketiciye yansıtılan rakamlar da gittikçe yükseliyordu.
Enflasyonda düşme eğilimleriyle birlikte, sektörde bu yöndeki projeksiyonların "tüketiciyi yanıltan kötü bir alışkanlık" olduğu ve "bir yılllık rakamlara göre yapılan 10 - 15 yıllık projeksiyonların doğru çıkmasının beklenemeyeceği" yorumları yapılmaya başlandı.
Koç Allianz Hayat Müdürü Ercüment Kepkep, 7 yıldır müşterilerine muhtemel toplu ödeme miktarlarını gösteren mektuplar gönderdiklerini ve bu süre içinde kar payı oranlarını yüzde 90, prim artışını da yüzde 100 üzerinden hesapladıklarını belirtiyor.
Bu varsayım geçtiğimiz yılın sonunda, enflasyonun düşmeye devam edeceği öngörüsüyle önümüzdeki dönem için yüzde 75'e indirilmiş. Kepkep, "enflasyon düştüğünde biz de doğal olarak yüzde 90 kar payı dağıtamayacağız. Sigortalılarımızın kalan süreleri ne kadar uzunsa, alacakları birikim miktarı da o oranda etkileniyor. Dolayısıyla 2004'te biten poliçedeki azalma 2001'de biten poliçeye göre daha yüksek," diyor. Tıpkı yüzde 90 gibi yüzde 75 de tahmini bir rakam. Enflasyondaki düşüş sürmezse sigorta şirketleri bu rakamları yeniden revize edecek.
Hayat dalında faaliyet gösteren diğer sigorta şirketleri de faizlere paralel olarak kar payı oranlarını düşürmüş durumda. Görüştüğümüz sigortacılar, "yüzde 100'ün üzerinde veriyorduk, önümüzdeki yıl yüzde 85'in üzerine çıkmayı düşünmüyoruz," diyorlar. Enflasyona endeksli poliçelerdeki prim artışları da yüzde 45 - 65 arasında tutulmuş. Ama her şirket Koç Allianz gibi müşterilerine her yıl düzenli olarak bildirimde bulunmadığı için sigortalıların çoğunluğu, toplu ödemelerdeki erimenin henüz farkında değil. Aslında Hazine Müsteşarlığı, sigorta şirketlerinin yıllar sonrası için tahmini toplu ödeme rakamları vermesine öteden beri karşı.

Soğuktan çatlayan ithal cam tuğlalar

Ankaralı okurumuz Cüneyt Üçtuğ, inşaat halindeki evinin yan cephesine döşettiği ithal cam tuğlalarla, neredeyse inşaattan daha fazla uğraştı.
Okurumuz dekoratif cam tuğlaları geçen eylülde Arme adlı bir şirketten satın almış. O zamanın parasıyla 30 milyon lira vermiş ve aynı şirkete ek bir ücret ödeyerek tuğlaları döşetmiş.
Ancak iç ve dış mekanlarda her türlü ısı değişimine dayanıklı olduğu belirtilen cam tuğlalar, kış gelince kendi kendine çatlamış ve kırılmış. Firma bu duruma ilgisiz kalınca, okurumuz da konuyu köşemize iletti.
Arme firmasının Ankara bölge müdürü Canan Eker, arkadaşımız Ceyda Karaarslan'a konuyla ilgileneceğini, inşaata bir eleman göndereceğini söylediği halde hiçbir girişimde bulunmadı. İstanbul'daki bölge müdürlüğü de olaya ilgisiz kalınca okurumuzu tüketici hakem heyetine yönlendirdik.
Çankaya İlçe Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından alınan karar okurumuzun lehine oldu. Yapılan incelemede "tuğlalarda kendiliğinden çatlamalar ve kırıklar meydana geldiği" saptandı. Ve cam tuğlalar için ödenen bedelin Üçtuğ'a geri ödenmesine karar verildi.
Ancak firma sadece tuğlaların karşılığı olan 30 milyon lirayı geri vermeyi kabul edip de 20 milyon liralık işçi ücretini ödemeye yanaşmayınca okurumuz hakkını sonuna kadar aramaya karar verdi.
Haklılığını hakem heyetinden tescil ettiren Üçtuğ, şimdi mahkemeye gidiyor.

Lüks Yalova'da bavul yoldan toplanıyor

Lüks Yalova Seyahat, daha önce de kaybolon bagajlar nedeniyle köşemize konuk olmuştu! Anlaşılan Lüks Yalova'da bu sorun hala devam ediyor. Hatta seyir esnasında valizler, açılan bagaj kapısından yollara dökülüyor.
Uludağ Üniversitesi öğrencilerinden Gökhan Karagöl, 12 haziranda Bursa'dan Yalova'ya gitmek üzere Lüks Yalova Seyahat'in 19:30 otobüsüne bindi. Orhangazi yakınlarına gelmişlerdi ki, kaptan şoför ani bir frenle durdu ve yardımcısından yola düşen bavulu almasını istedi. Yoldan toplanan bavul yeniden bagaja yerleştirildikten sonra yola devam edildi.
Yalova'da otobüsten inen Karagöl, yolda düşen tek bavulun o bavul olmadığını öğrendi. Çünkü kendi bavulu da ortada yoktu.
Karagöl'ün konuyu köşemize aktarmasının nedeni firma yetkililerinin bavulun kaybolduğu gün kendisine söz verdikleri 50 milyon lirayı 1 aydır ödememiş olması.
Arkadaşımız Ceyda Karaarslan'ın firma yetkilisi İshak Görtay'la görüşmesinden yaklaşık 1 saat sonra okurumuzun 50 milyon lirası kendisine ödendi.

Sosis kazası, Tesco'ya 4500 sterline maloldu

İngiliz süpermarket zinciri Tesco, sosis kutusunu taşırken bileğini inciten bayan elemanına 4500 sterlin (yaklaşık 3 milyar lira) tazminat ödeyecek.
Londra'nın Langdon Hills bölgesindeki Tesco markette görevli Sharon Oliver'ın bileğinin yumuşak dokusu, beş yıl önce 4 kiloluk sosis paketini kolinin içinden alırken zarar görmüş. Halen Tesco'da çalışan Oliver, hemen işyeri aleyhine tazminat davası açmış. 43 yaşındaki Oliver, depodaki kolilerin çok düzensiz yerleştirilmesinin ve işyerindeki organizasyon bozukluğunun bu kazaya neden olduğunu öne sürmüş.
The Times'da yer alan habere göre Tesco, elemanının yardım istemesi gerektiği görüşünü savunurken, mahkeme olayda firmanın ihmali olduğunu belirterek Oliver'a tazminat ödenmesi yolunda karar aldı.

Gürültüye karşı elektronik perde

Gürültüyü ve rahatsız edici sesleri hafifletip, teskin edici bir frekansa dönüştüren bir çeşit akıllı perde geliştirildi. Gürültücü komşulara ve büyük kentlerdeki cadde terörüne çözüm getirebilecek olan akıllı perde, elektronik bir filtreden oluşuyor.
Daily Record'da yer alan habere göre perdenin mucidi Andreas Raptopoulos adlı güzel sanatlar fakültesi öğrencisi. Perdeyle ilgili çalışmalarına, ev arkadaşlarının patırtısından bunaldığı için başlamış. Şimdi de patentini satmak için büyük firmalardan gelecek teklifleri bekliyormuş.
6.5 kilo ağırlığında olan ve bal rengi, yarı saydam bir kumaşı andıran filtre sayesinde rahatsız edici sesler insan kulağına sanki dalga sesi gibi geliyormuş.

İngiltere'de İnternet erişimli telefon kabini

British Telecom BT, kamuya açık yerlere İnternet erişimli telefon kabinleri yerleştiriyor.
Liberation'da yer alan habere göre Multiphone adı veriler kabinlerin ilki Londra'daki Waterloo Garı'na konuldu. Bu çok işlevli alet, dokunmatik ekranı sayesinde İnternet erişimi sağlayabildiği gibi, sadece telefon etmek için de kullanılabiliyor. 2000 yılının mart ayına kadar kabinlerin sayısı ülke çapında 1000'e çıkarılacak.
British Telecom yetkilileri, İngiltere'de halen 50 milyon kişinin evinde ya da işinde İnternet'ten yararlanma imkanı bulamadığını açıklamışlar. Garlara, havaalanlarına, ticaret merkezlerine ve belli başlı sokaklara yerleştirilecek olan kabinlerde şimdilik yalnızca kredi kartı ve BT'nin kendi telefon kartı geçerli. Ancak yakında para da geçecek.
Projedeki tek pürüzü İnternet'te yer alan pornografik siteler oluşturmuş. Ancak BT, terminallerin amaç dışı kullanılmaması için porno içerikli sitelere giriş yapılmasını engelliyor.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr