Hem çok çalışıp, hem de çok eğleneceğiniz bir 2005

Aradan 1 yıl geçti. Ortada ne göz dolduran bir sosyal demokrat lider, ne de vatandaşa gerçekten hizmet veren bir sosyal güvenlik sistemi olduğuna göre, temennilerimin gerçekleşmediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak dün de yazdığım gibi ABden müzakere tarihi alınması, Leyla Zana ve diğer DEPli milletvekillerinin serbest bırakılması, ordudaki yolsuzluk dosyalarının nihayet açılabilmesi gibi Türkiyede demokrasinin olgunlaşması yönünde benim öngöremediğim çok önemli adımlar atıldı 2004 yılı boyunca. Geçen yıl tam bugün bakın ne yazmışım: "Geçen hafta izlediğim belgesel film Pinochetnin Çocuklarında esas oğlanın dediği gibi Özel hayatımız evde bitmiyor. Aksine ülkemizde olup bitenler de sonunda özel hayatımızın bir parçası olup çıkıyor. 2004 için Türkiyeye umut veren bir sosyal demokrat lider, muhalefetin rekabetiyle çıtayı yükselten bir iktidar, enflasyondan temelli kurtulmuş bir ekonomi, insan haklarına saygılı bir bürokrasi, vatandaşa gerçekten hizmet veren bir sosyal güvenlik sistemi diliyorum..." Gerçekten de filmdeki esas oğlanın dediği gibi "Ülkemizde olup bitenler, özel hayatımızın bir parçası." Ve etrafıma baktığımda, değişik kesimlerden pek çok kişinin 2005i umutla karşıladığını gözlemliyorum. Ne zamandır hasret kaldığımız bir iyimserlik hali! Umarım 2005 yılı, bu iyimserliğin altının doldurularak topluma perde perde yayılacağı bir dönem olur; başkanlık sistemi gibi gereksiz icatlar çıkartılarak bu süreç kesintiye uğratılmaz. Umutla 2005e... Az ve öz konuşan rahmetli babam, meramını neredeyse atasözleri ve özdeyişlerle anlatırdı. "Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi..." Dilinden düşmeyen bu atasözünü, onun tıp doktoru olmasına bağlardım çocukluk aklımla. Her şeyin başının sağlık olduğunu çok sonraları idrak ettim. Dolayısıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da hepinize önce vücut ve ruh sağlığınızın tam olduğu, her dakikasının keyfine varabileceğiniz bir 2005 diliyorum.Sağlığınızı garantiye aldıktan sonrasını ise Reklamcılar Derneği Başkanı Jeffi Medinadan gelen yılbaşı kartından kopya çektim: Hem çok çalıştığınız, hem de çok eğlendiğiniz bir yıl geçirmeniz dileğiyle... Önce sağlık, sonra... Hayat geriye doğru anlaşılıyor, ama ileriye doğru yaşanıyor. Soru işaretinin ise, hayata takıldığı için çengelli olduğuna ilişkin bir rivayet var. Yeni bir yıla başlarken, çocuklarınızla ilgili bir çengel de atmak istiyorum zihninize. 2004 boyunca yazdığım yazıların üzerinden geçerken gözüme takıldı. Boyner Grubunun Başkanı Cem Boynerin şu sözleri üzerine düşünmeye ne dersiniz?"Çocuğumuzu hep zayıf derslerine çalışması için zorlarız. Coğrafyan ya da resmin ne kadar iyi, sen bunlara biraz daha fazla çalış diyenimiz olmaz, ama Matematiğin zayıf, müzikten kırık not almışsın, onlara daha fazla çalış diyenimiz çoktur. Hal böyle olunca da çocuklarımızı yetenekli oldukları, ilgi duydukları alanlara yönlendirmek yerine vasatlığa teşvik etmiş oluruz!" Not: Dünyanın tartışmasız en güzel kenti İstanbulumuzun, çoook gecikmiş de olsa, nihayet bir Modern Sanat Müzesine kavuşmuş olmasının sevinciyle giriyorum 2005e.Ayrıca Gökkafes gibi İstanbulun bağrına saplanmış çirkinlik abidesini protesto ederek adımını atmayan bir Başbakanınız olacağını rüyamda görsem hayra yormazdım. Olabildiği için şaşkın ve müteşekkirim. mtamer@milliyet.com.tr Çocuğunuza dileğim