Hipokrat haklı: ‘Yediklerimiz ilacımız oluyor’

Bugüne kadar hiç 5 ay üstüste ayrıntılı kan tahlili yaptırmamıştım. Kanserle birlikte bu konuda da bir ilki yaşadım. Ve hayretle gördüm ki, yılda bir kez yaptırıp, kesin sonuçmuş gibi telaffuz ettiğimiz şeker, kolesterol vs değerleri, yediğimiz gıdalara göre ciddi oynamalar gösterebiliyor.
5 aylık tahlillerimden bir tablo yaptım. Yukarıdan aşağıya tahlil adlarını -ki en az 25-30 tahlil- soldan sağa da tahlil yaptırdığım tarihleri -onlar sadece 5 tane- yazdım.
Şubat-haziran arasındaki 5 aylık süreye sığanlar: 2 kanser ameliyatı, kolonoskopi, 1 aylık zayıflama diyeti ve sonrasında da kanser nedeniyle peynir-süt-yoğurt-et-pilav-börek-karbonhidrat-tatlı gibi yiyecekleri minimuma indirme... Ve bu süreç, kolesterole-şekere bakın nasıl yansımış:
- Total kolesterol: Şubat 229 mg/dl, mart 198, nisan 189, mayıs 181,
haziran 174
- HDL kolesterol: Şubat 76 mg/dl, mart 68, nisan 66, mayıs 65, haziran 64
- Glukoz (şeker): Şubat 105 mg/dl, mart 103, nisan 111, mayıs 96, haziran 88

Tansiyonum da düştü
Kendimi bildim bileli “tansiyon” dendiğinde ben, düşük tansiyondan yakınmışımdır. Sadece son 3-5 yıl tansiyon aletinin benim kolumda 12-7’yi, hatta zaman zaman 13-8’i bile gösterdiği olmuştur. Diğer değerlerdeki çarpıcı değişiklikleri görünce birkaç gün üstüste tansiyonumu ölçeyim dedim: Yine
10.5-5.5’a dönmüşüz! Bakalım 30’lu yaşlarımdaki 9.5-5.0’leri de görecek miyim?
Hipokrat boşuna “Yedikleriniz ilacınız, ilacınız yedikleriniz olsun” dememiş. Demek ki kalıtımsal olarak kolesterolünüz ya da şekeriniz yoksa, sadece yediklerinize dikkat ederek kısa sürede çok daha sağlıklı olabilirsiniz.

Şekeri yükselten diyet
Ben bunu bugüne kadar bilmiyor muydum? Elbette biliyordum, ama bu kadarını tahmin edemezdim: Mesela
1 aylık zayıflama diyeti sırasında günde
4 porsiyon meyve yemem gerektiği için glukoz, hayatımda bugüne kadar hiç olmayan 111 mg/dl’ye kadar yükseliverdi. Oysa diyete başlamadan önce zaman zaman tatlı yediğim halde o süre zarfında hiç yememiştim. Diyeti bıraktım; baktım bizim şeker 96 mg/dl’ye düşmüş. Kanser nedeniyle karbonhidratlardan iyice uzak durunca 88 mg/dl’ye kadar geriledi.
Yaptığım diyet aslında çok keyifliydi. Günde 8 dilim koyu renk ekmek,
4 porsiyon meyve, 300-400 gram yoğurt. Ayrıca salatalar, tostlar, bakliyat, et, balık-tavuk...
1 ayda 2.5 kilo verdim; devam etseydim şimdiye kadar 6-7 kilo vermiş olurdum. Onkoloğum süte-yoğurda sıcak bakmadığı için bıraktım ben diyeti. Ama bırakmasaydım, şekerle başım derde girecekmiş!
Kanser olunca beslenme biçiminiz ister istemez değişiyor. Konserveyi, katkı maddeli ürünleri, şişelenmiş meyve suları ile kola-gazoz gibi içecekleri zaten ağzıma sürmezdim. Hayvansal ürünleri minimuma indirmeye çalışıyorum. Buna mukabil arındırıcı, vücut direncini arttırıcı yiyecek-içeceklere yükleniyorum. Bu arada mevsimlik ekolojik, kimyasız taze meyve-sebzenin peşine düşer olduk. Kepekli pirinçle başım hoş olmadığı için bulguru ön plana çıkarttık. Kırmızı eti çok özlersem, koyun eti yemem gerekiyormuş. Neyse ki ben etin her türlüsünü severim, koyuna da hiç itirazım olmaz.