Hüznün ağır bastığı bir yeni yıl yazısı

Onun küçük kızı benim elime doğdu. Benim kızım onun eline doğdu.Doğum sancılarım arttığında, hastaneye bizden önce onlar koşmuştu. İlk yurtdışı gezilerimizi birlikte yaptık. Londra'yı Paris'i, Münih'i birlikte keşfettik. Yaz tatillerinde aynı evde kalır, çocuklarımızdan bile daha çocukça oyunlar oynayarak müthiş eğlenirdik.Aradan geçen yıllar, üzerimize binen sorumluluklar, ikimizin de işkolik oluşu ve işlerimiz gereği girdiğimiz farklı çevreler, görüşme tempomuzu hayli düşürmüş olsa da dostluğumuz o yıllardaki gibi hep taze kaldı. Her görüştüğümüzde, kaldığımız yerden devam ettik... İlk evlendiğim yıllarda her hafta sonunu mutlaka beraber geçirirdik. Perşembe günü Kadınlar Yılbaşı Partisi'ne gitmeye hazırlanırken, Florence Nightingale Hastanesi'nin morgunun kapısında buldum kendimi. O akşam Hindistan'a tatile gideceklerdi. Öğleden sonra art arda 2 toplantı koymuş; ilkini tamamlamış, ikincisindeyken eşine ve kızlarına ölüm haberi gelmiş.Toplantının ortasında başı masaya düşmüş ve ölmüş. Tam Yenal'ın istediği gibi çok ani bir ölüm. Ailesi ve biz dostları içinse büyük bir şok!Kendi kuşağımdan, geçmişte yakın arkadaşım diyebileceğim ilk ölüm bu. Gerçi bizim "gençlik dörtlüsü"nden kızımın babası 10 yıl önce ölmüştü; ama o çok katmanlı, karmaşık, farklı bir duyguydu tabii...Ben her yılbaşı kendim için, çevremdekiler için ve toplum için neyi daha iyi yapabilirim diye kafa yorarım mutlaka. Bu yılbaşı ise hüzün ağır basıyor. Bu hüznün beni sarmalayan bencilce bir yanı da var:Daha az işkolik olmalıyım!Yazılarıma 3 - 5 ek bilgi daha koyabilir miyim diye bir toplantıdan diğerine koşuşturmaya son vermeliyim!İş yemekleri öğlense olabilir, ama akşamsa kesinlikle reddetmeliyim.En ilgimi çeken konuda bile olsa, pazar gününe denk gelen toplantıları, doğruca çöpe atmalıyım.İnsanları kırmayı göze alıp, seminerlerde konuşmacı olmak is-te-mi-yo-rum.TV programlarına çok nadir evet demeliyim.Kızımla daha keyifli zaman geçirmek istiyorum.Kızımın beni doğru anlamasını nasıl sağlayabilirim?Arkadaşlarımla, dostlarımla daha sık beraber olmalıyım.Yürüyüş yapmalıyım.1 - 2 kilo versem hiç fena olmaz.Bu listeyi alabildiğine uzatabilirim. Bugünkü havam böyle... Morgun kapısında Sizlerden 3 - 4 gün ayrı kalacağıma göre bayramda da bu konu üzerine epey düşünme fırsatım olacak. Genel Yayın Yönetmenim Sedat Ergin'den izin aldım. Bayramlarda gazetelerin çıkmaya başladığından bu yana benim ilk kez yazı yazmadığım bayram olacak bu. Üstelik yılbaşına da denk geldi...2007, ailenizle ve sevdiklerinizle doya doya yaşayabileceğiniz bir yıl olsun.Sağlıklı ve mutlu yıllar. İyi bayramlar. mtamer@milliyet.com.tr İlk kez bayram izni