İGDAŞ'ın gecikme faizi soygunu!

İGDAŞ'ın gecikme faizi soygunu!

Meral Tamer


Son ödeme günü geçmiş olan faturalara İGDAŞ tarafından uygulanan yıllık faiz yüzde 207'yi buluyor.
Vatandaşın devletten alacağı olduğunda resmi kurumların ödedikleri faiz ise en fazla yüzde 50.
Çoğumuzun başına gelmiştir. Devlete elini veren vatandaş kolunu kurtaramaz. Devletten alacağınız olsa sürünürsünüz.
Canınızdan bezdiren bürokrasinin üstesinden gelmeyi başarabilmişseniz, devletten alacağınıza ödenecek faiz yüzde 30 ile yüzde 50 arasında değişir.
Örneğin Karayolları, bir arazinizi istimlak etmişse parayı mutlaka geciktirerek ve yüzde 30 yıllık faiz uygulayarak öder. Yani hem araziniz elden gider, hem de zaten düşük olarak saptanmış bedeli, bir de kuşa dönmüş olarak cebinize girer.
Ama siz resmi ya da yarı resmi kurumlardan birine olan borcunuzu kazara zamanında ödeyemezseniz, karşınıza hayret verici ölçüde kabarık bir fatura çıkabilir.
İGDAŞ'ın okurlarımızdan Serdar Üngör'e 2 ay 2 günlük gecikme için uyguladığı tam yüzde 52'lik faiz gibi!
Üngör, 5 milyon 343 bin lira tutan şubat - mart doğalgaz faturasını zamanında yatıramadı. Faturanın son ödeme günü 13 marttı. Okurumuz ancak 15 mayısta ödeyebildi.
Kendisinden gecikme faizi alınacağını elbette biliyordu. Ama faturada yer almadığı için uygulanacak oran hakkında fikri yoktu.
İGDAŞ'ın her ay için yüzde 15 gecikme faizi aldığını veznede ödeme yapacağı sırada öğrendi. Üngör'ün 5 milyon 343 bin lira olan borcu daha 1. ayda 6 milyon 145 bin liraya, 2. ay 7 milyon 187 bin liraya yükselmişti. Üngör mayısın 13'ünü 2 gün geçirdiği için faiz 3 ay üzerinden hesaplanmış (burada İGDAŞ'ın hatalı uygulaması yok) ve karşısına 8 milyon 125 bin liralık bir fatura çıkarılmıştı. Yani İGDAŞ okurumuza 2 ay 2 gün için yüzde 52'yi aşan bir ceza uygulamıştı.
Doğrusu Üngör bu kadar ağır bir ceza beklemiyordu. Kaba bir hesap yaptı, İGDAŞ'ın yıllık faizi yüzde 180'i buluyordu. Bankaların yıllık yüzde 83 - 87 faizle tüketici kredisi verdiği bir ortamda hayli astronomik duruyordu. Ve bu nedenle köşemize başvurdu.
Okurumuzun yaptığı hesabın eksiği var, fazlası yok. Çünkü İGDAŞ, TEK, Aktaş, Türk Telekom gibi kurumların hepsi cezaya da ayrıca yüzde 15 KDV uyguluyorlar. Böylece 5 milyon 343 bin liralık borç, 1 yıl ödemezseniz tam 16 milyon 403 bin liraya çıkmış, yıllık gecikme faizi de yüzde 207'yi bulmuş oluyor.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın İGDAŞ yetkililerinden aldığı bilgiye göre bu oranlar Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmekteymiş. Eğer bunun adı soygun değilse, demek ki Maliye Bakanlığı, ülkemizdeki enflasyonun yüzde 200'lere yakın olduğunu düşünüyor. Maliye Bakanı sayın Abdüllatif Şener'den kendi bakış açılarını ortaya koyan bir açıklama bekliyoruz.
Devletin borcuna karşı vatandaşına reva gördüğü yüzde 30 ile 50 arasında değişen komik faizin adı yasal faiz oluyor. O zaman herhalde aynı devletin resmi yada tekel durumundaki yarı resmi kurumlarının vatandaştan yüzde 207' gibi astronomik gecikme faizi tahsil etmelerine yasa dışı faiz dememiz gerekiyor. Yasa dışı faizi belirleyenin Maliye Bakanlığı gibi çok yasal bir üst merci olması ise insana bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtiyor!
Bu arada İlkay küçük bir araştırma yaptı. Aktaş, TEK ve Türk Telekom da İGDAŞ gibi aylık yüzde 15'lik gecikme zammı uyguluyor ve bu oranı abonelere gönderdikleri faturalarda belirtme gereği duymuyorlar.
Sadece İSKİ'nin uygulaması farklı. Hem faiz oranları daha düşük, hem de gecikme halinde alınacak faiz oranı faturalarda belirtiliyor. Bu oran evler için yüzde 9, işyerleri için yüzde 12.

Ankaralı okurumuz Bedri Sivrikaya, hem kendisinin hem de eşinin belini fena halde ağrıtan Konfor yataktan, ancak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın devreye girmesiyle kurtulabildi.
Sivrikaya yatağı geçtiğimiz yıl mayısta evlenirken almıştı. Ancak 10 yıl garantisi olan yatak, bir yılını bile doldurmadan orta kısmından çöktü. Bir de nasıl olduğunu anlayamadıkları sarı lekeler belirdi.
Ankara'daki Konfor yetkilileri, onarım için yatağı İstanbul'a göndermekten başka çare olmadığını söylediler. Yatacak başka bir yerleri olmayan çift, önce farklı bir çözüm bulunmasını istediyse de sonunda bu öneriyi kabul etmek zorunda kaldı. Konfor yetkilileri de yatağın en geç 4 gün içinde geri geleceğini vaadettiler.
Yatak 4 değil, tam 8 gün sonra geri geldi. Üstelik çökme giderilemeden... Dahası sarı lekelere yağ lekeleri de eklenmiş olarak!
Okurumuz için yatağı bu haliyle kabul etmek mümkün değildi. Konfor ise yatağı değiştirmeye kesinlikle yanaşmıyordu.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Konfor Yatakları'nın pazarlama müdürü Tülin Akgör, yapabilecekleri tek şeyin yatağı bir kez daha elden geçirmek olduğunu söyledi.
Ancak ortada bir Tüketici Yasası vardı ve bu yasa okurumuza bu tür anlaşmazlıklarda il hakem heyetinin kararına başvurma hakkı tanıyordu. Bedri Sivrikaya bizim yönlendirmemizle bu hakkını kullandı ve kazandı.
Ankara'da Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü bünyesindeki il hakem heyeti, okurumuzu haklı buldu. Konfor'a da yatağı yenisiyle değiştirmek düştü.


Denizlili okurumuz Aysun Moralı Antalya'da tatilden dönerken gözü Koska'da satılan helvalara takıldı. 850 gramlık kutularda satılan helvaların bol fıstıklı ambalajı öyle iştah açıcıydı ki, hem kendisine aldı hem de yakınları için iyi bir yol hediyesi olacağını düşündü.
Ama içi - dışı bolca Antep fıstığıyla kaplı ambalajın aksine paketin içinden adeta sade helva çıktı. Tatil dönüşü bu olayın keyfini kaçırdığını söyleyen okurumuz, "Antep fıstıkları helvanın sadece dış yüzüne döşenerek dıştan bol fıstıklı görüntüsü sağlanmış. Açıkcası kendimi aldatılmış hissettim, firmaya yakıştıramadım," diyor.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Koska'nın Genel Müdürü Serdar Bayrak ise kazana yüzde 10 oranında fıstık atıldığını belirtti ve "65 kilo harca 6.5 kilo fıstık katıyoruz. Bu tamamen şans. Kazanda kimisine çok fıstık yapışıyor, kimisine de az," açıklamasını yaptı.
Ancak yanda gördüğünüz ambalaja bakınca okurumuzun hiç de haksız olmadığı anlaşılıyor. Zaten ambalaj üzerindeki fotoğrafın daha gerçekçi olması gerektiğini Bayrak da kabul etti ve "bu konuyu yönetime sunacağım," dedi. Bu arada okurumuzun gönlünü almaya çalışan Koska'cılar kendisine bol fıstıklı helvalardan göndereceklerini de vaadettiler.


Ortada henüz telefon yok. Hatta telefon santrali bile yok. Ama Türk Telekom, Denizlili okurumuz Ayşe Şenocak'ın ev adresine aylardır fatura gönderip abonman ücreti istiyor.
Şenocak'ın Türk Telekom'la ilişkisi 20 ocakta başlamış. Bu tarihte telefon için başvuruda bulunup sözleşme imzalamış. Kendisine bir de numara vermişler.
Ancak 5 aydır telefonun bağlanmasına ilişkin bir gelişme olmamış. Buna karşın Türk Telekom, başvurunun hemen ertesinde şubat ayından başlayarak ayda 800'er bin liralık abonman ücretleri istemeye başlamış.
Tamamlanmamış bir santral için abone kaydı yapmasını bile ters bulan okurumuz, faturalar karşısında iyice şaşkınlığa düşmüş.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Denizli Türk Telekom yetkilileri ise sözleşme yapıldığı için abonman ücreti alınmasının da normal olduğu görüşündeler. Bu para okurumuza ancak telefonu 1 yıl içinde bağlanmazsa iade edilebilirmiş.

Yazara EmailM.Tamer@milliyet.com.tr