İklim mültecileri sorunu

Küresel ısınma Türkiye'ye Akdeniz'den gelecek. Artan kuraklığa karşı suyun doğru yönetilmesi gerek

Raporda, Akdeniz Havzası'nda son 50 yılda yağış miktarı % 20 azalırken, su talebinin 2 kat arttığı hatırlatıldıktan sonra şöyle deniyor:"Yapılan öngörüler, 2025'te özellikle Türkiye, Mısır ve Suriye'de küresel ısınmayla beraber yağış miktarının % 25 düşeceğini gösteriyor." Rapora göre kuraklığın 2 ana nedeni var:1) Tarımda yanlış sulama teknikleri2) Küresel ısınma WWF'in (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) önceki gün açıklanan Akdeniz'de Kuraklık raporuna göre küresel ısınmanın da etkisiyle Akdeniz'de kuraklığın şiddetinin artması bekleniyor. WWF, Akdeniz'e kıyısı olan devletleri, durum daha da tehlikeli hale gelmeden tarımda su kullanımı politikalarını değiştirmeleri için uyarıyor. Hükümetlerin su temin etmeye çabalamak yerine, entegre havza yönetimini benimsemeleri gereğine işaret ediyor.Biz Amerika ve Uzakdoğu gibi küresel ısınmanın etkilerinin "ilk menzilinde" yer almadığımız için henüz büyük fırtınalar ya da su baskınlarıyla karşılaşmış değiliz. İklim değişikliğini bizim çok uzağımızda bir olaymış gibi seyrediyoruz. Dünyamızın ısısı halihazırda 0.7 derece artmış durumda. Bu gidişe dur denemediği ve ısınma 2 dereceye ulaştığı takdirde büyük sıcaklık dalgaları, büyük fırtınalar, büyük kuraklıklar bizi de etkileyecek. Ve bu felaketlerin yaşandığı bölgelerde yaşayan insanlar, çaresizlik içinde evlerini barklarını terk edeceğinden, dünyada benzeri görülmemiş çevre mültecileri hareketi başlayacak; iklim mültecileri sorunu devletleri uğraştıracak... Havza yönetimi Türkiye'ye dönersek, WWF'nin uyarısına göre ilk etkilenen bölgemiz Akdeniz olacak. Rapora göre Akdeniz'de sulanan tarım alanları 1960'lara oranla 2 misli artmış durumda. Su tüketiminin % 65'i tarımsal amaçlı sulama için yapılıyor. Akdeniz genelinde yılın en kurak zamanlarında bile sulama mısır, pamuk, şeker pancarı gibi fazlasıyla su tüketen ürünlere yapılıyor. Suyu fazlasıyla tüketen bu ürünlere Akdeniz'e kıyısı olan Avrupa Birliği ülkelerinde hatırı sayılır teşvikler verilirken, bizim gibi AB üyesi olmayan ülkelerde ise bu ürünleri yetiştirmek için salma - sulama gibi vahşi yöntemler kullanılarak, doğal kaynaklar tehdit ediliyor. Biz su kaynaklarımızı en çok tarımsal sulamada tüketiyoruz. Ve maalesef tarımda % 88'e varan vahşi sulama nedeniyle suyun önemli bir kısmı yolda kayboluyor. Buna karşılık suyun heba edilmediği yağmur sulama % 8.5, damla sulama ise % 3 oranında kalıyor. Akdeniz'deki yanlışlar WWF'in raporunda kaçak kuyularla yeraltı suyunun tüketilmesinin, özellikle İç Anadolu'nun doğal kaynaklarını, biyolojik çeşitliliğini ve ekonomisini tehdit eden önemli bir sorun olduğuna dikkat çekiliyor. WWF - Türkiye'nin 3 yıldır suyun akılcı kullanımı projesi kapsamında Konya Kapalı Havzası'nda yürüttüğü çalışmalarda 50 bin kaçak kuyu tespit edildiğinin ve yeraltı suyu seviyesinin her yıl 2 - 3 metre düştüğünün de raporda altı çiziliyor. mtamer@milliyet.com.tr 50 bin kaçak kuyu