İmama ceza yok, Aslan’a AKP’li kadın vekilden menemen, vatandaşa zam var!

17 Aralık operasyonuyla birlikte haber kanallarının reytingleri acayip patlamıştı; 2 hafta sonra ise hızla düşmeye başladı. Çünkü işler öylesine karıştı ki insanlar olan-biteni anlayabilmekten umudunu kesince haber izlemekten de vazgeçti.
Cemaat-hükümet çekişmesinin geldiği bu son safhada vatandaş, artık neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamaktan umudunu kesse de, yabancı basın ise tam tersine 17 Aralık’tan bu yana olayları noktası-virgülüne kadar pür dikkat izlemeye devam ediyor.

Dış basın elbette ilgilenir
Gezi Parkı olaylarına kadar Batı basınında “model ülke” diye parlatılan Türkiye’nin imajı, son yolsuzluk operasyonundan bu yana maalesef yerle bir olmuş durumda.
Eski bir dış haberci olarak iyi bilirim; eğer herhangi bir ülke sansasyonel bir olay nedeniyle radarımıza girmişse, o ülkeyi belli bir süre günü gününe izleriz. Hele şu sıralar Türkiye’de olduğu gibi her gün “haberciye müthiş malzemeler veren” bir iktidar mücadelesi yaşanıyorsa...
Dolayısıyla hiç kimse kasıt falan aramasın, “dış mihraklar” da bahane yapılmasın. Hangi ülkede 2 bakanın oğlu yolsuzluk suçlamasıyla tutuklansa, ayakkabı kutularının içinden milyonlarca dolar fışkırsa, dünya basınının projektörleri o ülkeye döner. Bu arada emniyette ve yargıda görevden almalar akıl almaz boyutlara varıyorsa, internette Türkiye’yi Çin ve İran gibi yasakçı bir yapıya taşıyacak düzenleme için düğmeye basılıyorsa, bağımsız olması gereken yargı sistemi, HSYK düzenlemesiyle Adalet Bakanı’nın kontrolüne teslim edilmek isteniyorsa...
Hiç kuşkunuz olmasın, demokratikleşme hamleleriyle övünürken otoriterleşme yönünde koşar adım ilerleyen bir ülkeyi Batı basını, günü gününe izlemeye devam edecektir! Zaten her gün ilgiyle izleyeceği yeni bir malzeme de eksik değil evelallah!

Uçan tekmeler Meclis’i!
Meclis salonunda havada uçuşan tekmeler, iPad’ler... Steve Jobs’un mezarında kemikleri sızlıyordur; icat ettiği iPad’ın TBMM’de milletvekillerinin kafasında patlayacağını hiç düşünmemiştir herhalde...
Öte yanda bir çocuk gelinimizi daha toprağa verdik. Çocuk gelinler, ülkemizin yüz karası. 12 yaşındaki çocuğu evlendirmekten daha ağır bir insanlık suçu olabilir mi? Hani çocuk gelinleri imam nikâhıyla evlendiren imamlar, yasal makamlar tarafından cezalandırılacaktı?

TBMM’de menemen
“İleri demokrasi”den tekme-tokat demokrasisine terfi eden ülkemizde imama ceza vermek yerine uçan tekmenin sahibi AKP milletvekili Zeyid Aslan’ı ödüllendirir bizim vekillerimiz! Taraf gazetesinin haberine göre Zeyid Aslan, olay sonrasında TBMM lokantasında AKP’li kadın milletvekillerinin bakır sahanlarda yaptırdıkları menemeni yiyerek stres atmış.
Şimdi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, tansiyonu düşürmek için devreye girdi ama, bugün HSYK krizini çözersin, yarın başka bir şey çıkar.
Türkiye artık cepten yemeye başladı. Siyasi tansiyon iş dünyasını caydırıyor. Geriye gidiş ihtimali sokaktaki vatandaşı korkutuyor. Kurlardaki hızlı yükseliş, benzine-doğalgaza zam demek. Zamlar belki yerel seçimleri bekler, ama vatandaş, kendi bütçesine çıkacak faturanın endişesini şimdiden yüreğinde hissediyor.