Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project CDP), iklim değişikliğinin şirketler tarafından nasıl yönetildiğini, küresel çapta raporlayan tek bağımsız uluslararası örgütlenme. 10 yıl önce İngiltere merkezli olarak, şirketlerin ve hükümetlerin küresel ısınma tehdidine karşı önlem almalarını sağlayacak bilgileri toplamak ve paylaşmak amacıyla kuruldu.
Bugün geldiği noktada dünyanın en kapsamlı ve prestijli çevre projesi olarak kabul edilen CDP, her ülkede halka açık en büyük 50 şirketin karbon salımını açıklamaya davet ediyor.
Brezilya, Çin, Kore ve Hindistan’da geçen yıl hayata geçirilen CDP, Sabancı Üniversitesi’nin çabalarıyla Türkiye’de de devreye giriyor. Akbank’ın sponsor olduğu projede Sabancı Üniversitesi, İMKB’ye kayıtlı en büyük 50 şirkete karbon künyelerini çıkarmaları için çağrı yapacak ve gönderilecek verileri toplama, doğrulama, değerlendirme ve analiz etmekle yükümlü olacak.

Sektörel karbon salımı
Bu projenin hayata geçmesiyle birlikte ekonominin lokomotifi en büyük halka açık 50 şirketin sera gazı salım miktarları ve iklim değişikliğiyle ilgili yönetim politikaları, kurumsal yatırımcının bilgisine sunulmuş olacak. Dahası değişik sektörlerin hangi oranda karbon saldıkları da böylelikle belirlenmiş ve kamuoyu tarafından da öğrenilmiş olacak.
Gönderilecek soru formlarının doğru yanıtlanıp yanıtlanmadığı, Sabancı Üniversitesi’nin yanı sıra İngiltere’deki merkezin belirlediği uluslararası denetim şirketi tarafından da kontrol edilecek. Sonuçlar ekim 2010’da açıklanırken, sorulara yanıt vermeyi reddeden büyük firmaların adları şeffaflık ilkesi çerçevesinde kamuoyuna duyurulacak.

Lord Stern’i dinlerken...
Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’den öğrendiğimize göre Akbank bundan böyle, Türkiye’de çevreyle ilgili duyarlılığı arttıracak, sonuç odaklı projelerde sık sık karşımıza çıkacak. Bunun ilk işareti, Karbon Saydamlık Projesi’nin açıklandığı toplantıya, küresel ısınmanın vahameti konusunda 2006’da dünyayı sarsan ilk ciddi raporu yazan Lord Nicholas Stern’in konuşmacı olarak davet edilmesiydi.
Dr. Stern, tüm dünyada büyük yankı uyandıran o raporunda, küresel ısınmanın parasal maliyetini ilk kez gözler önüne sermiş ve şu uyarıda bulunmuştu: “Dünya küresel ısınmayla mücadeleye hemen karar verirse, bu iş için gerekli olan bütçe, dünya GSYH’sının % 1’i civarındadır. Herhangi bir girişimde bulunulmaması durumunda ise, uzun vadede dünya GSYH’sının % 20’sine yakın kayıplar söz konusudur. Birkaç yıl sonra karşınıza çıkacak faturayı ödemeye kesinlikle gücünüz yetmez!”
Aradan geçen 3 yıl içinde Kyoto Sözleşmesi sona erdi. Kopenhag Zirvesi de fiyaskoyla sonuçlandı. Vereceği cevaptan ürktüğüm için olsa gerek,
Dr. Stern’e şu anki faturanın dünya GSYH’sının yüzde kaçına çıktığını soramadım.

Etiketler