İranlı sanatçı ‘bayrağı’ Ruhani’ye devretti

Davos'ta ödül alan sürgündeki Şirin Neşat'tan Ruhani'ye çağrı: ‘Sayın Cumhurbaşkanım, biz sanatçılar 30 yıldır ülkemizin yerle bir olan imajını yükseltmeye çalıştık. Şimdi bayrağı, gönül rahatlığıyla size devrediyoruz’

Dünya Ekonomik Forumu DEF’in 44. yıllık toplantısı hayli çarpıcı bir açılışla başladı. DEF’in kurucusu Prof. Klaus Schwab, kısacık açılış konuşmasında salonu dolduran katılımcılardan 4 şey istedi: “Buradaki yoğun entelektüel ortamdan en fazla yararlanabilmek için toplantılara (1)beyniniz, (2)ruhunuz, (3)yüreğiniz (tutkunuz) ve (4)sağlam sinirlerle gelin. Zira 2500 kişinin etkileşim içinde olduğu bir ortamda bazen sağlam sinirlere çok ihtiyaç duyulabiliyor.”
Ardından kürsüye göğsünde kocaman haçıyla Vatikan’dan gelen Ganalı siyahi Kardinal Turkson çıktı ve Papa Francis’in mesajını okudu ki daha önce Davos’ta rastlanmamış bir durum.

Su, müzik, kadınlar...
DEF, her yıl kendi ülkesinde ve dünyada, önemli bir toplumsal sorun için çaba harcayan ünlü sanatçıları ödüllendirir; son 2 yıldır açılışını devlet başkanları yerine ödüllendirdiği sanatçılarla yapıyor. Bu yıl 3 sanatçı ödüllendirildi:
1) Amerikalı ünlü aktör Matt Damon, aynı zamanda bir sosyal girişimci olarak kurduğu Water.org’la dünyada temiz suya ulaşamayan 1 milyar kişiyi suyla buluşturma çabaları için;
2) Dünyanın en ünlü tenorlarından Perulu Juan Diego Florez, Sinfonia por el Peru’yu kurarak ülkesinin en yoksul mahallelerindeki çocukları müzikle buluşturduğu için;
3) “Allah’ın Kadınları” ve “Erkeksiz Kadınlar” adlı filmlere imza atmış olan İranlı sanatçı Şirin Neşat, filmlerinde ve sergilerinde İslami kurallarla yönetilen ülkelerde kadınların yaşadıkları ağır travmaları gündeme taşıdığı için;

‘Artık bayrak Ruhani’de’
Sanatçıların 3’ü de ödüllerini aldıktan sonra anlamlı konuşmalar yaptılar; ancak Neşat’ınki büyük beğeni topladı; yoğun alkış aldı. Newyork’ta yaşayan Neşat, bu yıl Davos’a gelen 40’ı aşkın devlet/hükümet başkanı arasında açık ara en merak edilen İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye hitaben yaptı konuşmasını ve özetle dedi ki:
“İran’ın yüzyıllara dayanan sanatı, mistisizmi, şiirleri, edebiyatı, sineması çok güçlüdür. Mollalar ve fanatikler ülkemizi 1979’dan beri ağır bir bağnazlığa sürüklemiş ve sanatın her türlüsünü boğmaya çalışmış olsalar da İranlı sanatçılar, ülkemizin yerle bir olan imajını, sanatın güçlü sesiyle dünyada ayakta tutmayı başarmışlardır.
Sayın Cumhurbaşkanım Hasan Ruhani; İran’ın tüm değerlerine ve zenginliklerine sahip çıkacağınız, bölünmüş ve ötekileştirilmiş toplum kesimlerini yeniden birleştireceğiniz inancıyla biz sanatçılar, artık bayrağı size devrediyoruz. İyi şanslar Sayın Cumhurbaşkanım!”
Şirin Neşat’ın konuşması, Schwab’ın önerisine uygun olarak beynimize de, ruhumuza da, yüreğimize de hitap etti; hatta mollaların dönemine ilişkin sözleri, sinirlerimizi bile “ayaklandırdı”. Böyle bir konuşmayı, Davos gibi her türlü fikrin özgürce söylenebildiği bir ortamda bile ancak sürgündeki bir sanatçı yapabilirdi.

İbre yükselen pazarlardan zengin ülkelere dönerken...

Davos ahalisi bu yıl canlı-heyecanlı, yüksek moralli. Dev küresel şirketlerin CEO’larında son yıllarda gözlediğimiz yılgınlıktan eser kalmamış.
İlk günkü tüm oturumlarda -konu ne olursa olsun- ibrenin yükselen pazarlardan kalkınmış ekonomilere döndüğü vurgusu hâkimdi. Avrupa Birliği ülkelerinde ekonominin düzelmekte olduğu, Amerika’da ise son yıllardaki kaya gazı ve petrol devrimiyle enerjide dışa bağımlılığın sıfırlanıp, cari açıkta tarihi düşüşler meydana geldiği, kalkınmış ülkeler arasında en büyük başarıyı ise 2008 krizi öncesi GSYH’sını yakalayan Almanya olduğu konusunda mutabakat var.
Ne var ki madalyonun diğer tarafında da sayıları 75 milyonu bulmuş olan genç işsizler var. Ve Davos’ta herkes hemfikir ki kalkınmış ekonomilerde ekonomi ne kadar düzelirse düzelsin, teknolojideki hızlı gelişmeler nedeniyle genç işsizlerin sayısını azaltmak mümkün olamayacak.
Princeton Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dani Rodrik’in işsizlikle ilgili tahminleri daha da karamsar. Rodrik, sadece kalkınmış ülkelerde değil, yükselen pazarlarda da, sanayileşmeye yeni adım atan ülkelerde de artık ucuz işçilikle kitlesel istihdam yaratma imkânının kalmadığına dikkat çekiyor.

Davos ahalisine ilk merhaba, 2 kadın Cumhurbaşkanı’ndan
Dünya Ekonomik Forumu DEF, siyasetten ekonomiye, sağlıktan eğitime, her alanda kadın-erkek eşitliğine katkıda bulunmak amacıyla 2006’dan beri tüm ülkelerden topladığı istatistiki verilerle Cinsiyet Uçurumu Raporu yayınlıyor ve Türkiye dahil ülkelerin kendilerine ayna tutmalarını sağlıyor.
DEF yönetimi 3-4 yıl önce de Davos toplantılarına kadın kotası koymuş ve 5 kişilik giriş kartı alan şirketlere, katılımcılarından 1’inin kadın olması şartını getirmişti.
Ana gündem maddesi
Bu yıl ise cinsiyet eşitliği ilk kez; ekonomik büyüme, enerjinin geleceği, finansal piyasaların sorunları, sosyal katılımcılık ve tehlikeli boyutlara ulaşan genç işsizliğiyle birlikte Davos’un ana temalarından biri mertebesine yükselmiş.
Bunun uzantısı olarak bu yıl 40’ı aşkın devlet başkanının Davos ahalisine 4 günlük resmigeçidi de biri Asya, diğeri Afrika’dan 2 kadın Cumhurbaşkanı ile başladı.
Zaten DEF Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Schwab da Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye ve Liberya Cumhurbaşkanı Ellen Johnson-Sirleaf’ı kürsüye davet ederken “Bu 2 güçlü kadın, bu yılki ana temamız olan ‘Dünyayı Yeniden Şekillendirmek’e uygun olarak kendi ülkelerini kadın bakış açısıyla yeniden şekillendirecekler” dedi.
Enerji oturumunda...
Oturumlarda da bu yıl kadınların ağırlığında belirgin bir artış var. Örneğin her yıl mutlaka katıldığım ve Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Dr. Fatih Birol’un da mutlaka moderatör ya da konuşmacı olduğu enerji oturumunda 16 yıldır ilk kez bir kadın konuşmacı gördüm:
Brezilya’da petrolün % 91’ini, doğalgaz’ın % 90’ını üreten 130 milyar dolar cirolu Petrobras’ın CEO’su Maria das Graças Silva Foster.
Sabancı, Elif Şafak
Bu arada bizim başarılı kadınlarımız da Davos’ta göz dolduruyor. 6 yıldır DEF’in en önemli kurullarından biri olan Uluslararası İş Konseyi IBS’in 100 üyesinden biri olan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, bu yıl 10 kişilik Yönetim Kurulu’na girdi.
Geçen yıl ilk kez Davos’a gelen yazar Elif Şafak, Küresel Gündem Konseyi’ne katıldığı için bu yıl oturumlarında daha aktif; şimdiden Davos ahalisinin vazgeçilmezleri arasında yer aldığını görüyorum.