İşsizlik, YASED için de bir numaralı sorun oldu

İşsizlik, Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED üyeleri için de Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline gelmiş bulunuyor. Bu bir ilk!
YASED üyelerinin nabzını tutan ve her 6 ayda bir güncellenen BAROMETRE araştırmasına göre üyelerin % 60’ı, “Hükümetin öncelikle ele alması gereken sorunlar” sıralamasında işsizliği en başa oturtmuş.
Ardından sırasıyla:
- % 56’yla yapısal reformlar
- % 33’le IMF ile yapılacak anlaşma
- % 30’la sürdürülebilir büyüme
- % 25’le AB müzakere süreci geliyor.
Bu sıralama, 2009’un ilk yarısına ilişkin. 2008’in ikinci yarısına dönük bir önceki BAROMETRE’de işsizlik, YASED üyeleri için hükümetin öncelikle ele alması gereken sorunlar arasında ancak 4. sırada yer alıyordu. İlk 3’ü merak edenler için sırasıyla:
- Krize karşı acil önlem paketi
- IMF ile anlaşma
- Yapısal reformlar

Tünelin ucu hâlâ karanlık
2009 için hükümetin öngördüğü resmi tahmin % 6’lık küçülme, % 14.6’lık işsizlik. YASED Başkanı Piraye Antika’nın işaret ettiği gibi “İşsizlik sıfır olsa bile, her yıl 1 milyon yeni istihdam yaratması gereken bir ülkeyiz.” Ve bu sarmalın içinden nasıl çıkabileceğimize dair, tünelin ucunda hiçbir ışık yok.
BAROMETRE’de dikkat çeken bir başka nokta, yabancı sermayenin Türkiye’ye gelme iştahının giderek daha da azaldığı. 2009’un ilk 7 ayında 4.9 milyar dolara düşen net yabancı sermaye girişinin yıl sonuna kadar daha da hız kesmesi bekleniyor.
YASED Başkan Yardımcısı Adnan Nas’ın da işaret ettiği gibi 2008, gelişmiş ülkeler için kriz yılıydı. 2009, krizin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yansıdığı yıl oldu. Çin’in muazzam tasarrufu, Rusya’nın büyük doğal kaynakları var. Biz de kendi hikâyemizi bir an önce yazmalıyız ki, yabancı sermaye için tekrar cazibe merkezi haline gelebilelim.

Hukuk güvenliği yok
YASED üyelerinin 2009’un 2. yarısı için uluslararası piyasalara dönük beklentileri, Türkiye’ye dönük beklentilerinden çok daha iyimser; Türkiye denince en endişe ettikleri konu ise hukuk güvenliği! Hukukun güvenliği sokaktaki vatandaş için var mı ki, yabancı sermaye için olsun!
Antika’ya göre, yasal mevzuattaki gri alanların kolaylıkla giderilmesi mümkün; yeter ki kendilerinin kamuyla işbirliği yapmalarına izin verilsin. Bu gerçekleştiğinde, sadece yabancı sermaye için değil, yerli sermaye için de yatırımın önü açılmış olur. Yerli sermaye dışarı gitmek yerine Türkiye’de yatırım yapar.
Küresel krizle birlikte dünyada yeni bir ekonomik düzen kuruluyor. Artık G-8’in değil, Türkiye’nin de içinde bulunduğu G-20’nin söz sahibi olacağı bir dünyanın tuğlaları üstüste konuyor. ABD’nin başında Obama gibi, Bush’tan 180 derece farklı bir lider var.
Bu yeni düzende Türkiye’nin yeri nerede olacak? Ne tür hamleler yapması gerekiyor?
Bu soruların hep gündemde tutulup, her fırsatta tartışılmasında yarar var.