Kamu parasıyla özel paranın aynı olduğu ülke

Kamu parasıyla özel paranın aynı olduğu ülke


Bir Dubai yazısı daha yazmak farz oldu. Ama bu artık sonuncusu. Umarım sorularınızın çoğunluğunu yanıtlamış olurum.
* Dubaililerin kontak anahtarını arabanın üzerinde bırakıp gece restorana, bara gidebildiğine şaşan çok sayıda okurum, güvenliğin nasıl sağlanabildiğini merak ediyor ve "Biz de onların yöntemlerini uygulayamaz mıyız?" diye soruyorlar.
Türkiye ile Dubai'yi hiçbir konuda karşılaştırmanız mümkün değil. Bakın ben size onların yöntemlerine ilişkin küçük bir örnek anlatayım da, kendiniz karar verin, aynısı Türkiye'de yapılabilir mi diye.
Bir kere orada kamu parası nerede bitiyor, özel para nerede başlıyor belli değil. Dubai Emirliği'ni yöneten El Maktum ailesi, kamu parasına da özel paraya da hakim. Anlayacağınız özel sermayenin kamuyu hortumlaması ya da kamunun özel sektörün nefesini kesmesi diye bir ayırım yok.
Pekiyi oralarda hırsızlık, yolsuzluk olmuyor mu? Tekil olaylar şeklinde oluyormuş. Ancak farkına varılıp da yakalandı mı, adamı derhal işten kovup doğduğuna pişman ediyorlarmış. Bu arada giden birkaç milyon doların geri dönmeyeceğini baştan bildikleri için, parayı geri almak için olayı büyütmek gibi bir tavırları da olmuyormuş.
* "Kuyumcuyum, Dubai'de iş bulabilir miyim?" diye soruyor bir diğer okurum. Bana kalsa derhal bulması lazım. Zira Dubai'deki altın işçiliği, bizimkilerin yanında çok kaba. Ama bu işler de benden sorulmuyor! Ne var ki benim görebildiğim kadar Dubaililer yakında altın mücevher işçiliğinin en kalitelisinin de kendi küçücük emirliklerinde yapılmasını kafaya koyarlarsa hiç şaşmam.
* Bir okurum, Dubai'de gerek Müslümanlara içki satışı, gerekse yabancıların anne - babalarını yanlarına aldıramamalarına ilişkin yasağın nasıl delindiğini anlatıyor: Otomobili olan, 40 km. uzaklıktaki Ajman Emirliği'ne giderek dilediği kadar içki satın alabiliyor, yurtdışından hizmetçi getirteceğim diyerek devlete yüklü vize ücreti ödeyen, anne - babasını hizmetçi statüsünde yanına aldırtabiliyormuş.
* Üniversite eğitimini Dubai'de yapmak isteyen okuruma iletebileceğim not ise Avustralya ve Amerikan üniversitelerinin yanı sıra kentte başka üniversitelerin de olduğu.
* Dubai'de çalışmak isteyen bilgisayar mühendisi okurumun neden bana başvurduğunu ise anlayabilmiş değilim. Ama bu ve benzeri sorular yönelten okurlarıma verebileceğim 2 site adresi var:
www.dubai.com sitesinde yer alan "other links" bağlantısına girildiğinde Dubai ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne ilişkin tüm haber ve sitelere ulaşmak mümkün.
www.emirates.net.ae sitesinde ise kurum ve kuruluşların web siteleri var. Bir tür internet rehberi. "Education" bağlantısından eğitim kurumlarının web sitelerine ulaşabilirsiniz. Ya da aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz: http://www.emirates.net.ae/channel/www_dir/www_dir_t.html

Bence Dubai'deki en büyük eksiklik, bir Arap ülkesinde olduğumu hissedemememdi. İnşa halindeki Dubai Emirliği'nde camiler hariç her şey, Batı örnek alınarak yapılmış. Daha önce de yazdım. New York'a benziyor, Londra'ya benziyor. Ama bir Arap ülkesine benzemiyor. Herhangi bir kimlikten yoksun. Belki de bedevi topluluğunu modern bir ülkeye dönüştürmek için geçmişle bağları tümden kopartmak şart.
Neyse ki yerel kültürün eksikliğini kendileri de hissetmeye başlamışlar. 5 yıldızlı Meridien Oteli onları artık tatmin etmiyor. Hemen yanı başına, size bir Arap ülkesinde olduğunuzu hissettiren son derecede klas, Royal Mirage otelini yapmışlar. Düne kadar Dubai'ye tatile gidenlerin böylesi bir talepleri yoktu demek ki. Şimdi var ve Dubaililer de bunu karşılamaya kararlılar.
Nitekim camisinden çarşılarına, yemesinden içmesine tümüyle Arap kültürünü ve Arap mimarisini yansıtan bir tatil köyü inşa ediyorlar. Bu tatil köyüne adımını atan, kendini tamamen farklı ve yerel adetlerin hakim olduğu bir ortamda hissedecekmiş. Anlayacağınız yerelin de yapayını, gerçeğine en uygun şekilde inşa etmekte kararlılar!