Kara Afrika’ya 10 gramlık saşelerde zeytinyağı satıyoruz

Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM’in Yenibosna’daki merkezinde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’yi dinlerken, bir yandan da TİM’in istatistiklerinden ihracatımızın son 15 yıllık seyrine göz atma gereğini duydum. Zira Sayın Zeybekci o denli umutvar konuşuyor ve ihracatta o kadar büyük sıçramalar bekliyordu ki, Avrupa’dan Asya’ya kıtalara ve bölgelere son yıllarda yaptığımız ihracat rakamları bizi 2023’te 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaştırır mı diye bakma ihtiyacı hissettim.
Rakamlar arasında gezinirken Kara Afrika’ya yaptığımız ihracattaki hızlı artış dikkatimi çekti. Neredeyse sıfırdan başlanmış ve rakamlar halen küçük olsa da umut verici bir tablo. 2000 yılında Kara Afrika’ya ihracatımız
285 milyon dolarmış; şimdi
4.1 milyar dolar ve eminim bu rakam her yıl katlanarak artacak. Oralara sattığımız mallar elbette 2023 hedefinin kapısını aralayacak ileri teknolojili ve yüksek katma değerli ürünler değil, ancak onların da kendi çapında inovatif yanları var.

5 yıl dayanıklı salam
Örneğin Keskinoğlu, yoksul Kara Afrika ülkeleri için özel ürünler tasarlayarak bölgeye girmiş. Şirketin 3. kuşak patronlarından Keskin Keskinoğlu’ndan öğrendiğime göre satın alma gücü çok düşük, evlerinde buzdolabı bile olmayan Afrikalılar için teneke kutularda, raf ömrü 5 yıl olan salam ve sosis üretiyorlarmış. Zeytinyağını ise 10 gramlık saşelerde satıyorlarmış; tıpkı uçaklarda salatalarımıza koyalım diye verdikleri gibi...
Bu kadarcık zeytinyağı ne işlerine yarar demeyin; yemeklerde gıdım gıdım kullananların yanı sıra kimisi de markette satın alır almaz açıp içiyormuş.
Bu 10 gramlık ambalajlar,
Kara Afrika’ya yaptıkları zeytinyağı ihracatının % 70’ini oluşturuyor. Bu arada protein alabilmek için tavuk bulyonları ekmeğin arasına koyup yiyenler varmış...

Devlet destekli fuarlar
Keskinoğlu “Afrika 1 milyar nüfuslu büyük bir pazar. Biz Gana, Kongo ve Angola’da varız; şimdi Nijerya’ya da giriyoruz; daha çok yolumuz var” derken bu açılımda devlet destekli fuarların, işlerini çok kolaylaştırdığına dikkat çekiyor. 10 yıldan beri dünyanın dört bir yanında 500’e yakın fuarda, harcamalarının % 50’sinin devlet tarafından karşılandığını belirten Keskinoğlu, Afrika’da olduğu gibi bazı yoksul ülkelerdeki fuarlara ise “full destek” sağlandığına anlatıyor.

Tavuk ve yumurta
Keskinoğlu’nu bulmuşken piliç ve yumurta piyasasını da sordum. Türkiye, Hollanda’nın ardından yumurta ihracatında 2. sırada yer alıyormuş. Tavuk etinde ise Keskinoğlu için Ortadoğu, Türki Cumhuriyetleri, Balkanlar, hatta Singapur tamam; Avrupa Birliği pazarında ilerlemenin de eli kulağında, zira Yunanistan’a girmişler bile...
Keskinoğlu “Piliç etinde açık ara ihracat şampiyonuyuz” derken Kentucky Fried Chicken’le rekabet edecek Tavvuk adlı bir fast food zinciri kurduklarını ve Türkiye’deki şubelerinin yanı sıra Tavvuk’ların Ortadoğu’da da açılacağını anlatıyor.
Türkiye’de kişi başına yıllık tavuk eti tüketimi 20 kilo; kırmızı et 11 kiloyla 2. sırada yer alıyor. Balık tüketimi yıllık 4 kilo, hindi ise 1 kilodan az.