Karaosmanoğlu: Sanayici çok şikayet ediyor

Böylesi bir birikimin gözlüğüyle İSOnun 500 Firma araştırmasına ve sanayimizin yakın geleceğine bakıldığında neler görülüyor:"Sanayicilerimiz hâlâ en önemli değişikliğin kendi dışlarında olmasını bekliyor. Gereğinden fazla şikayet ediyor. Pek çok şeyi devletten ve siyasilerden talep ederken kendi oyun planı, stratejisi yok. Halbuki dünyada rekabet edebilir ve kendi başına ayakta durabilir hale gelebilmek için neler yapılması gerektiğini, buna karşılık kendilerinin neler yaptığını (daha doğrusu yapmadığını) düşünmeleri, Bizim de görevlerimiz varın ötesine geçmeleri gerek.Hepimiz çok fazla şikayet edersek ve şikayetimizin sonunda ne yapacağımızı bilmeden kapı açmak istersek, bu kapı bizi ancak bir boşluğa yuvarlar."Karaosmanoğluna "Dünyanın en pahalı elektriğini satın alarak dünya ile rekabet edebilir bir sanayi yaratmak mümkün mü?" diye sormadan edemiyorum. İyi ki sormuşum. Aldığım yanıt hayli çarpıcı:"O pahalı elektriğin bir kısmını devlete satan da yine bizim işadamlarımız değil mi?" Gerçekten de bu yılki İSO 500 araştırmasına baktığımızda, enerji şirketlerinin hem sayıca müthiş çoğaldıklarını, hem de kârlılık düzeylerinde ciddi artışlar olduğunu görüyoruz. Atilla Karaosmanoğlu, Dünya Bankasında uzun yıllar ikinci adamdı. 12 Mart sonrasında kurulan teknokratlar hükümetinde bakanlık yaptı. Şimdi de İstanbul Sanayi Odasında başkan danışmanı. Borç yapısı bozulmuş Karaosmanoğluna göre İSO 500ün 2001 yılı sonuçları, Türk ekonomisinde hayati önem taşıyan bir takım problemlerin, çözülmeden üst üste yığılmaya başladığını çok açık - seçik gösteriyor. Türkiyenin en büyük 500 şirketinin sermaye ve borç yapılarındaki bozulmanın, dünya ekonomisinin de çok ciddi bir sarsıntı geçirdiği döneme denk geldiğini hatırlatan Karaosmanoğlu, Türk sanayiinin bugünkünden çok daha ciddi problemlerle karşı karşıya kalabileceği ihtimaline dikkat çekiyor ve diyor ki: Karaosmanoğlunu dinledikçe anlıyorum ki, onun gözünde gerekli önlemleri zamanında alabilen sanayici pek yok. "Geçen yıl kredi bulabilen sanayici üretim yapabilmiş, kredi bulamayan firmasının kapısına kilit vurmuş" dediğimde "Borç bulamayanlar zamanında kepengi kapattılarsa, aslında yapmaları gereken işleri yapmış oldular," yanıtını veriyor. Sigortacılar batarsa "Amerikan ekonomisindeki sarsıntı ve dalgalanmalar, henüz imalat ve ticaret sektörlerinde görülmüyor. Fakat ekonomide bu kadar önemli yeri olan firmaların yolsuzluk ya da tedbirsizlik nedeniyle batıyor veya büyük cezalar ödüyor olmaları, bugüne kadar pek adı geçmeyen bir sektörü, sigortacılığı tehdit ediyor. Sigortacılık sektöründeki gelir kayıpları, önümüzdeki dönemde bütün dünya için önemli olacak." Ödemede zorlanır mı? Karaosmanoğlunu dinlerken, sigorta devlerinin de önümüzdeki dönemde pekala risk ödemelerinde zorlanabileceklerini düşündüm. Zaten bıçak sırtında duran sanayimize bir darbe de oradan gelir mi? Hazırlıklı olmak lazım. Lafın kısası, bütün dünya bir yapısal değişimin arifesinde. Bu değişimi yapabilenlerle yapamayanlar arasında büyük uçurumlar oluşacak. Bizi yönetenler birbirleriyle didişmeyi bırakıp el ele verebilseler, yapısal değişimi yapabilenlerin safında yer almamamız için neden yok. mtamer@milliyet.com.tr Hayat sigortalarının durumunun pek parlak olmadığını biliyordum. Ama hayat dışı sigorta devlerini bekleyen tehlikenin farkına, Karaosmanoğlunu dinlerken vardım. Sigortacılık sektörü ne yapar? Sağladığı fonları en güvenilir şirketlerin hisse senetlerine, Amerikan hazine kağıtlarına yatırır. Pekiyi en güvenilir denen şirketler iflas bayrağını çekerse ne olur?

DİĞER YENİ YAZILAR