Krizin uğramadığı kent

Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda çalışan 17 bin Zonguldaklı halinden hiç de şikâyetçi değil!..

İzmit, Gölcük, Adapazarı ve Düzce'nin ardından hepimize ilaç gibi geldi Zonguldak. Milliyet TIR'ına gelen depremzedelerin iç parçalayıcı sorunlarıyla dağlanmış ve daralmış yüreklerimizin biraz rahatlayıp soluklanmaya ne kadar da ihtiyacı varmış meğer... İŞÇİ - EMEKLİ KENTİ Zonguldak'ta sadece depremden değil, ekonomik krizden söz eden de yok pek. Çünkü burası işçi - emekli kenti. Kentin patronu da Türkiye Taşkömürü Kurumu TTK. 17 bin kişiyi istihdam ediyor. TTK Genel Müdürü Ömer Yenel, "Önce TTK vardı, sonra Zonguldak kuruldu" derken devletin Zonguldak'ın varlık nedeni olduğunu vurguluyor ama hemen ardından da "Şehrin patronu artık biz değiliz. Son yıllarda şehirle helalleşiyoruz" demeyi ihmal etmiyor. Bunun Türkçesi, yer üstündeki işçilerin resen emekliye sevk edilmesi ve TTK'nın geçen yıl 370 milyon dolar olan zararının azaltılması. 'ALLAH BEREKET VERSİN' TTK'da giydirilmiş ücretler yerin altında 1 milyar liranın üzerindeyken, TTK'nın taşerona verdiği (rödavans) 16 sahada işçilere asgari ücretin biraz üzerinde maaş ödeniyor. Ama Zonguldaklı şikâyetçi değil, "Allah bereket versin" diyor. Çünkü TTK ve Telekom'da işçi olmanın yolu, siyasilere ya da bürokratlara 3 - 5 milyar lira açıktan vermekten geçiyormuş. Noter huzurunda yapılan işçi alımında bile torpil dönmüş. KURTARILMIŞ ŞEHİR mtamer@milliyet.com.tr Milliyet TIR'ının önünde sorunlarını anlatırken bile gözlerinin içi gülüyor. İmza istiyorlar. Hatıra fotoğrafı çektiriyorlar. Buket buket çiçekler veriyorlar. Denizden dönenler, pembeleşen yanakları ve hasır şapkalarıyla Milliyet TIR'ına uğrayıp bizleri selamlarken, "Burası Türkiye'nin kurtarılmış kenti. Denizi var. Yeşili var. Kömürü var. İşçisi var" diyerek bardağın dolu tarafını gösteriyorlar.