Küreselleşmeyi nasıl tarif ediyorlar?

Sabancı, Eczacıbaşı, Devlet Bakanı Şener, Prof. Güvenen, Dr. Ohmae ve Prof. Tekeliden küreselleşmeyle ilgili değişik bakış açıları

Tarih Vakfı Başkanı, ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. İlhan Tekeli de, kongrenin kapanışındaki konuşmasında; kapitalizmin ve emperyalizmin aksine küreselleşmenin, dünyanın büyük bölümünü dışlayan bir sistem olduğunu ve bu nedenle de varlığını uzun süre devam ettiremeyeceğini vurguladı. Geride bıraktığımız haftaya damgasını vuran 13. Ulusal Kalite Kongresinde küreselleşme olgusu enine boyuna masaya yatırıldı. Dünya Bankası Avrupa Başkan Yardımcısı Jean François Rischarda göre küreselleşmenin nimetlerinden yararlanan zengin ülkeler, küreselleşmeyle kartopu gibi hızla derinleşen yoksulluk, nüfus artışı, çevre ve diğer sosyal sorunların çözümü için kıllarını kıpırdatmıyorlardı. Geçen aralıktaki G - 8 toplantısının organizasyonuna 110 milyon dolar harcanmış, buna karşılık dünyanın en etkili 8 lideri küresel sorunları sadece 88 dakika konuşmuşlardı. (Şaka gibi) Kongrenin yıldızı Japon strateji gurusu Dr. Kenichi Ohmaeye göreyse küreselleşme sayesinde zenginlik ve refah, bir tuşa basarak ayağımıza kadar gelebilirdi. Bunun için kalkınmış ülke vatandaşı olmak da gerekmiyordu. İletişim teknolojisinin ve internetin ucundaki bu dünyaya Ohmae, "görünmeyen kıta" adını takmıştı. Herkes oraya gidebilirdi. Ama yine Ohmaenin belirttiği gibi bu "herkes", 6.7 milyarlık dünya nüfusu içinde 300 milyon kişi bile değildi! Görünmeyen kıta Son dönemde gittiğim pek çok toplantıda konuşmacılar her nedense lafa küreselleşmenin kendilerine göre tarifiyle başlama gereğini duyuyorlar. Ben de ilgimi çekenleri defterime not ediyorum. İşte sizlere bazı ünlülerden küreselleşme tarifleri: Klasik bir sofra Eczacıbaşı Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı: Küreselleşme nedir diye düşündüm: Bir zirvenin fethedilmesi mi, basamakların ardarda tırmanılması mı, bir duvarı aşıp içeri girilmesi mi? Bence küreselleşme klasik bir sofra. Oturabilenler az - çok bir şeyler yiyor, oturamayanlar aç kalıyor. Türkiye bu sofrada oturabiliyor mu? Olsa olsa yemek odasına girmiştir ve masanın kenarında ayakta beklemektedir. Sınırların aşılması Sabancı Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı: Küreselleşme, ekonomik faaliyetlerin sınır ötesine geçmesi, sahipliğin küreselleşmesi. Sanayileşme gibi bir olgu küreselleşme. Varolan, karşı koyulamayan bir olgu. Daha çok serbestleşmeyi getiren, firmaları verimliliğe zorlayan, mal ve hizmet fiyatlarının aşağıya çekilmesine yolaçan bir olgu. Bu arada gelir dağılımını bozduğu da bir gerçek. Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı, DİE eski Başkanı, DPT eski Müsteşarı Prof. Dr. Orhan Güvenen: Küreselleşme, teknolojinin etkisiyle sistemde meydana gelen kırılmadır. Küreselleşmeyi siyasetçiler getirmedi, finansçılar da getirmedi. Küreselleşme, teknolojinin ürünüdür. İletişim teknolojileriyle ortaya çıkmış, ilk olarak mali piyasalarda devreye girmiş, ardından da reel sektöre yansımıştır. Teknolojik kırılma 4.5 milyar yılda... Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener: Küreselleşme denen olgu, çağdaş bazı değerlerin ulusal sınırları aşarak... Hatta öyle hızlı ki sermaye 15 saniye içinde yerküre üzerinde 5 tur atıyor ve en kârlı yere yerleşiyor. Tarihte değişim hep var, ancak giderek hızlanıyor. Ve bu değişime ayak uyduramayanlar yok oluyor. Değişimi iyi okuyabilenler ise avantaja dönüştürebilenler. Dünyanın 4,5 milyar yıllık ömrünü 24 saatlik süreye indirerek bir karşılaştırma yapacak olursak... İlk çiçekler ve memeliler, ancak 23. saatte ortaya çıkmışlardır. Dinazorlar 65 milyon sene önce, yani 23.40ta yok olmuşlardır. İnsanlığın tarihi ise bu 24 saat içinde son 5 dakikadır. Tarım devrimi de, sanayi devrimi de bu son 5 dakikalık bölümün binde 1erlik bölümleri oluşturmaktadır... mtamer@milliyet.com.tr