Memleketimize özgü bir plaka hikayesi

Memleketimize özgü bir plaka hikayesi


       Ortada tek bir trafik ceza tutanağı, tek bir mahkeme kararı, ama 3 ayrı plaka var! Plakalardan 33 SU 767 olanı, Mersinli okurumuz Leyla Su'nun Opel Vectra'sına ait. Ve bu plaka hiçbir resmi belgede yer almadığı halde okurumuz Leyla Su, adına kesilen yaklaşık 12 milyon lira ceza için mahkemelerde süründü.
       İşte size "olmaz bu kadar" dedirtecek bir plaka hikayesi daha.
       Leyla Su, Anadolu Cam'ın insan kaynakları müdürlüğünde şef olarak görev yapıyor. Yani yeri yurdu belli bir vatandaş. Geçtiğimiz yıl sonuna doğru tatilden döndüğü gün işyerindeki arkadaşları eline bir tebligat tutuşturdular. Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü elemanları 3 Eylül 1999 günü kendisine Dikmen'de kural ihlali yaptığı gerekçesiyle ceza kesmişlerdi. Tutanak Leyla Su adına. Ancak tutanakta görünen plaka 33 SV 767.
       Plakanın yanlışlığı bir yana, okurumuz o tarihte Mersin'de işinin başındaymış, yani Ankara'da olmasına fiilen imkan yok. Zaten işyerinden aldığı personel çalışma listesi de bu bilgiyi doğruluyor. Arabası da aynı gün fabrikanın otoparkındaymış.
       Bu durumda en iyimser olasılık, ceza kesilen aracın plakasının bilgisayara hatalı girilmiş olması. Ama tabii bu sütunlarda daha önce de yer aldığı gibi kaçakçılık ya da cinayetin söz konusu olduğu epey karışık bir çifte plaka vakası da pekala söz konusu olabilir.
       Arabasını bir başkası kullanmış desek, o da tuhaf. Çünkü tutanakta doğru olan isim, yanlış olan plaka. Nereden baksanız iler tutar tarafı yok.
       Leyla Su'nun itirazı üzerine Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldı. Ancak mahkeme tutanakları iyice kafa karıştırdı. Çünkü karara esas teşkil eden plaka, bu kez de 06 SV 767 olmuştu. Neticede mahkeme 7 günlük itiraz süresini geçirdiği gerekçesiyle Su'yu haksız buldu.
       Leyla Su'yu tüm bu süreçte en fazla hayrete düşüren, ortada bunca yanlışlık varken ne Emniyet'in ne de Mahkeme'nin gerçek suçluyu tespit etme yönünde en küçük bir çaba harcamaması.
       "Arabamın plakası kaçakçılık, cinayet vb. bir durumla telaffuz edilseydi, mahkum da olabilirdim. Tek tesellim para cezası olması, onu da sonuna kadar ödememeye kararlıyım" diyor.

ABD'de spam'a karşı yasa

       Günde 20'ye yakın spam, yani istenmeyen e - posta mesajı alıyorum. Eminim aranızda çok daha fazla sayıda spam'a maruz kalanlar vardır.
       Türkiye'de henüz bu yönde bir düzenleme yok. Ama ABD'de üniversite eğitimi gören ve "internet hukuku" adlı bir web sitesi hazırlayan okurumuz Yaman Akdeniz'in aktardığına göre geçtiğimiz günlerde ABD'de spam'la mücadele konusunda ciddi bir adım atıldı. 24 Mart'ta ABD'de Telekomünikasyon, Ticaret ve Tüketicinin Korunması Alt Komitesi, istem dışı mesajları zapt - u rapt altına alan bir yasayı onayladı. Buna göre her mesajın üzerinde geçerli bir iade adresi bulunması gerekiyor. Ayrıca göndericiler, alıcıların listeden çıkarılma isteklerini yerine getirmekle yükümlü.
       Yasa bu bağlamda internet servis sağlayıcılarına da hak ve sorumluluklar yüklüyor. Belli bir servis sağlayıcının abonelerine spam gönderecek olanlar, servis sağlayıcı şirkete para ödemek zorundalar. Bunun karşılığında servis sağlayıcı da spam almak istemeyen aboneleri listeden çıkaracak mekanizmayı oluşturmak zorunda. Servis sağlayıcılar ayrıca spam filtresi kullanabilecekler.
       Bireyler ve şirketler, bu yasayı ihlal eden spam'cılara hukuk mahkemesinde dava açabilecekler.

Analog santrallar tüketiciye dert

       Türkiye'deki telefon santrallarının yüzde 92'si dijital. Yüzde 8 paya sahip olan ve 2001 yılı sonuna kadar tümüyle tasfiye edilecek olan analog santrallar ise telefon abonelerine sorun yaratıyor.
       Okurlarımızdan Fehmi Küçüközdemir evini taşırken, telefonunu da Ümraniye'den Üsküdar'a nakletti. Daha önce dijital olan hattı böylece analog hatta dönüştü. Her ay 15 milyon lira civarında fatura gelirken geçtiğimiz şubat faturası 83 milyon liraya fırlayınca itiraz etti. Ancak hattı analog olduğu için itirazı sonuçsuz kaldı. Çünkü sadece dijital hatlardan döküm alınabiliyor. Bir başka deyişle analog hatlarda faturasında yanlışlık yapıldığını ya da hattına girildiğini düşünen abone haklılığını kanıtlayamıyor.
       Arkadaşımız Sinem Kütük'ün sorularını yanıtlayan Türk Telekom yetkililerine göre faturada matematiksel bir hata yok. Kesin sonuç santralın incelenip, standartın üzerinde kontör atıp atmadığının belirlenmesinden sonra ortaya çıkacak.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr