Mudo'dan 500 milyon manevi tazminat aldı

Mudo'dan 500 milyon manevi tazminat aldı


     Mağaza yöneticisinin hırsızlıkla suçlayıp polise teslim ettiği müşteri, Mudo'ya karşı açtığı davayı kazandı

       İstanbullu okurumuz A.Y. ve 2 kızı, 3 yıl önce hırsızlık suçlamasıyla kendilerini polise teslim eden Nişantaşı - Mudo mağazası yönetimi hakkında açtıkları davayı kazandılar ve 500 milyon lira manevi tazminat aldılar.
       Okurlarımızın başına gelen talihsiz olay 9 Temmuz 1997 tarihli Tüketici Gözüyle köşesine ayrıntılarıyla yansımıştı. Davaya bakan avukat Cüneyt Çeçen'in ifadesine göre Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi köşemizde çıkan yazıları birinci dereceden kanıt olarak kabul etmiş. Ayrıca Mudo'nun "Kendilerini gazetelerde teşhir etmek suretiyle zarar verdiği" gerekçesiyle okurlarımıza açtığı karşı davayı da reddetmiş.
       Mahkemenin verdiği kararın emsal teşkil edeceğine ve bu yüzden öneminin büyük olduğuna işaret eden A.Y. "Ellerinde hiçbir kanıt olmadığı halde polis çağırdılar. Mağaza yöneticileri müşterilerini suçlarken bundan böyle çok daha dikkatli olmak zorundalar. Amacıma ulaştım" diyor.
       Okurumuzun açtığı davada manevi tazminat talebi 300 milyon liraydı. Faiziyle 500 milyon liraya yükselen para geçtiğimiz haftalarda ödendi. Tazminatın 200 milyon lirasını avukat ücreti olarak ödeyen aile, 300 milyon lirayı da Mehmetçik Vakfı'na bağışladı.
       Başarıyla sonuçlanan bu hukuk mücadelesinden, perakendecilik sektöründe yöneticilik yapanların alacağı dersler var. Kızlarıyla Babalar Günü alışverişine çıkan A.Y., Nişantaşı - Mudo mağazasına girdiğinde beklemediği bir durumla karşılaştı. Bir Fransız turistin pasaportu ve kredi kartları çalınmış, kapılar mağaza müdürünün talimatıyla kapatılmıştı. A.Y. ve kızları bir anda kendilerini üstleri aranır bir vaziyette buldular ve çok geçmeden de iki polis nezaretinde Nişantaşı Karakolu'na götürüldüler. Meğer bir süre önce Rumeli şubesi "Esmer, şişman ve yanında 2 genç kız olan" biri tarafından soyulmuş. Eşkal uyunca okurlarımız mağaza çalışanlarının gözünde bir numaralı şüpheli durumuna gelmişler ve hemen polis çağrılmış.
       Neyse ki Mudo - Rumeli mağazası çalışanlarının karakolda A.Y.'nin o kişi olmadığını tespit etmeleriyle okurlarımız serbest bırakılmışlar, ardından da kırılan onurlarının tamiri için mahkemeye başvurmuşlardı.

70'lik depremzedenin Devlet'ten son isteği

       Devletin depremzedelere yaptığı kira yardımı önümüzdeki ay son buluyor. İntifa hakkıyla oturduğu evini depremde kaybeden Nevzat Gülen'in kira yardımı da kesilecek. Ancak Gülen 70'ine merdiven dayamış. Kendisi gibi yaşlı ve hasta karısından başka hiçbir yakını kalmamış. Gülen'in köşemize yolladığı mektubu ilgililerin dikkatine sunuyoruz:
       "17 Ağustos 1999'da Gölcük'teki depremde 6 katlı binamızın tamamı çöktü. 9 kişilik can kaybıyla birlikte bir tek iğne dahi kurtaramadan sokakta kaldık. Eşim ve ben Gölcük'te olmadığımız için kurtulabildik.
       Devletimiz de bu arada depremzedelere 100 milyon lira kira yardımında bulunuyor. Ancak bu yardım eylülde sona erince aylık 177 milyon liralık emekli maaşımla başbaşa kalacağım. Ben ve eşim heyet raporlarıyla sabit kanser, hipertansiyon, kalp, astım ve diyabet hastasıyız. Yaşım neredeyse 70. Piyasada bir iş yapmama da imkan yok.
       Halen evi az hasarlı olduğu halde çadırkentte ve prefabrik konutlarda oturup, kira dahil her türlü yardımları alanlar var. Eşyaları da giyecekleri de lüzumlu her şeyleri de var. Oysa benim bir toplu iğnem dahi kalmadı ve bu emekli maaşımla da gerekli ev eşyalarımı temin edemeyeceğimi takdir buyurursunuz.
       Benim gibi intifa hakkıyla evinde otururken hem evini, hem de tüm eşyalarını yitirerek ortada kalmış ve durumları afet bölgesi mahkemelerince bizzat enkaz başlarında tesbit edilerek, afet ilamını almış depremzedelere devletin kira yardımlarını 2001 yılı ekim ayına kadar uzatmasını istiyoruz. Ayrıca kalıcı konutlarına geçenlerden boşalacak prefabrik evlerin hiç olmazsa sembolik bir kirayla bizim gibilere tahsis edilmesi sağlanırsa, geri kalan birkaç yıllık ömrümüz boyunca duacı olacağız."

Bedava(!) internet, kredi kartını iptal ettirtti

       İstanbullu okurlarımızdan Sunay Rüşitoğlu bir bilgisayar fuarında gördüğü Atlasonline'ın "1 ay bedava erişim" promosyonundan yararlanmak için kredi kartı numarasını vermek zorunda kaldı.
       Ancak hizmetten pek memnun kalmayan Rüşitoğlu, 10 gün önceden şirkete faks çekerek aboneliğini iptal etmelerini istedi. Buna karşılık Atlasonline, aboneliği bir ay daha uzattı. Bu arada okurumuzun kartından 10 milyon lira da çekildi tabii. İlk ay "yanlışlık olmuş, kusura bakmayın" dediklerinde okurumuz bunu anlayışla karşıladı. Ancak bize başvurduğunda yanlışlık 4 aydır sürüyordu, kredi kartından 40 milyon lira çekilmişti ve Rüşitoğlu çareyi kredi kartını iptal ettirmekte bulmuştu.
       Atlasonline geçen yılın mayıs - haziran döneminde okuyucularımızın yoğun şikayetlerine konu olmuştu. Başvuranların çoğu, internet hizmeti alamadıkları halde Atlasonline'ın sürekli kredi kartlarından para çekmesinden yakınıyordu ve onlar da tıpkı Rüşitoğlu gibi Atlasonline'dan kurtulmak için kredi kartlarını iptal etmek zorunda kalmışlardı.
       Biz devreye girdikten sonra Atlasonline okurumuza 3 ay bedava erişim sözü verdi.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr