Profesörü jet ski biçti

Profesörü jet ski biçti


Erciyes'te kayak pistinde kayarken, Hotel Dedeman'a ait jet skinin gazabına uğrayan Prof. Aydın Köksal ölümden döndü

Prof. Aydın Köksal, Türkiye'nin ilk bilgisayar hocalarından. "Bilgisayar", "yazılım", "donanım" gibi sözcükleri Türkçe'ye kazandıran kişi.
38 yıldır kayak yapan Köksal, geçtiğimiz bayram tatilini geçirdiği Erciyes'te Hotel Dedeman'a ait bir jet - ski tarafından adeta biçildi. Kolundan, bacağından ve omzundan feci şekilde yaralanan Köksal, 1 ay hastanede yattıktan sonra taburcu edildi, ancak birkaç ay daha yürüyemeyecek.
Kurucusu olduğu Hacettepe Üniversitesi'nin hastanesinde tedavi görürken görüştüğümüz Köksal, bu olaydan sağ kurtulduğu için kendisini şanslı sayıyor. "Boyum kısa olsaydı beyin kanamasından gitmiştim," diyor.
Kayak yaparken hızla üstüne gelen jet ski aracını son anda farkedebilmiş. Kayseri hastanesinde yapılan ilk müdahelede, çıkan kolu 1.5 saatlik bir anestezi ile yerine takılmış. Parçalanan dizinin ameliyatı için Hacettepe Üniversitesi'ne sevkedilmiş.
Olayın boyutları bu kadar ciddiyken, Hotel Dedeman'ın halkla ilişkiler müdüresi Faize Demircan, önce kazadan haberi bile olmadığını söyledi. Hatta "araç jandarmanın ya da Beden Terbiyesi Müdürlüğü'nün olabilir," dedi.
İkinci görüşmemizde ise olaya daha da garip bir yorum getirdi ve Prof. Aydın'ın jet ski'ye çarptığını, zaten jandarmanın tutanaklarında da profesörün suçlu göründüğünü öne sürdü!
Arkadaşımız Ceyda Karaarslan'ın sorularını yanıtlayan Jandarma Komutanlığı yetkilileri ise Demircan'ı yalanladı.
Dedeman'ın jet skisinin, gündüz vakti herkes kayak yaparken, kayak pistinde hangi münasebetle dolaştığını da ayrıca sorgulamak gerek.
Yaklaşık 2 yıl önce Uludağ'da birkaç jet ski kazası meydana gelince, jet ski'lerin piste girmesi yasaklanmıştı. Kartalkaya kayak bölgesinde da aynı uygulama geçerli.
Erciyes'te ise henüz böyle bir yasak yokmuş. Umarız Prof. Köksal'ın başına gelenler yetkilileri harekete geçirir.


Ay'dan Tur'la Slovenya macerası!

Kurban Bayramı için tatil planlarının yapıldığı şu günlerde, İstanbullu okurlarımızdan Nihal Işık'ın geçtiğimiz bayramda Ay'dan Tur'la gittiği Slovenya'da yaşadıklarını bilmekte yarar var:
"Eşim, çocuklarım ve 10 arkadaşımızla birlikte, kişi başına 604 dolar ödeyerek Şeker Bayramını Slovenya'da geçirdik. Ay'dan Tur, Bohinj Gölü yakınında 4 yıldızlı bir otel olan Hotel Zlatorog'da yer ayırtmıştı.
15 ocakta gecenin bir vakti otele indik. Odalar ayarlanırken, rehberimiz otel binasında değil de 50 metre uzaklıktaki ek binada kalacağımızı söyleyiverdi. Güya bir yanlışlık olmuştu ve ertesi sabah sorun halledilecekti.
Bu durum, yarım yamalak bavul açarak 48 saat kadar sürdü. 3. gün ise aslında ek binada konaklayacağımız kesin olarak anlaşıldı. Bizden 1 gün sonra gelen grubun da aynı akibete uğradığını görünce, deyimimi mazur görün ama, iyice emin olduk ki sıkı bir kazık yemişiz.
Bizler eksi 10 derecede, giyinip sarınarak odadan çıkıp, ana binada havuza girip, sarınıp bürünerek yine odaya dönüp, duş alıp, yine sarınıp bürünerek akşam yemeği için ana binaya gitmek durumunda kaldığımız halde her 2 binanın da aynı konforda olduğunu savundular. Üstelik 7 gün boyunca hiçbir rehberlik hizmeti de vermediler."
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Ay'dan Turizm'in yurt dışı turlar müdürü Selçuk Şenel, hatanın tamamen otelden kaynaklandığını, ek binada konaklanacağından kendilerinin de haberi olmadığını iddia etti. Dediğine göre odalar arasında sadece 4 mark fark varmış. Karşı acentayla görüştükten sonra kişi başına gecelik 4 mark geri ödemeye karar vermişler!


Kağnı gibi gemiyle zehir olan Mısır turu

Trafikte Ortak Akıl Platformu'nun üyelerinden oto yan sanayici Ahmet Arkan da Şeker Bayramı turları mağdurlarından. Duru Turizm'e kişi başına 1025 dolar ödeyerek 8 kişi katıldıkları tur için, "Mısır'a çok daha ucuz turlar olmasına rağmen biz ağzımızın tadı bozulmasın diye Duru'yu tercih ettik. Ancak sadece fazla para ödediğimizle kaldık," diye yakınıyor.
Mısır turuyla ilgili şikayetlerini Arkan'ın kendi kaleminden aktarıyoruz:
"Uçakla Kahire'ye vardığımızda, ne yerel rehberimiz, ne de otobüsümüz gelmişti. Uzunca bir süre bekledikten sonra cuma günleri tatil olduğu için çalışmadıklarını öğrendik. Zar zor 3 minibüs kiralandı ve otele ancak akşamüstü yerleşebildik. Dolayısıyla da ilk günümüzden fazla yararlanamadık.
Rezervasyonumuz 5 yıldızlı gemi şartıyla yapılmıştı. Ama bize ayrılan gemide Turizm Bakanlığı'nın tasdikli sertifikası yoktu. Bize ayrılan 4 odadan 2'si çok olumsuz şartlardaydı. Geminin bodrumundaki odada halılar ıslak, oda rutubetliydi. Tuvaletlere sabun ve havlu bile konmamıştı. En önemlisi gemi o kadar ağır seyrediyordu ki, 5 - 6 saatlik Luxor - Edfu yolculuğu tam 24 saat sürdü. Geldiğimizde Edfu Tapınağı kapanmak üzereydi. Akşam karanlığında şöyle bir gezebildik.
Rehberimizin Mısır hakkında bilgisizliği bir yana, yerel rehberin anlattıklarını bile doğru dürüst Türkçe'ye çeviremedi. Seyahat sırasında birçok turla karşılaştık. En çok para ödeyen bizim grup olmasına rağmen, turun diğerlerinden hiçbir artısı olmadığını gördük."
Tur şirketleri genelde Mısır'daki 5 yıldızlı otel ve gemilerin Türkiye standarlatlarına göre düşük kalitede olduğunu iddia ederler. Duru Turizm'in dış turlar müdürü Nilüfer Müstecaplıoğlu da aynısını söyledi.
Ancak Arkan broşürde Solaris ve Voyager olarak belirtilen gemilerin yerine Prestige adlı bir gemiye bindirildiklerini belirtiyor. Duru Turizm'e göre bunların 3'ü de 5 yıldızlı.
Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz Mısır Konsolosluğu yetkilileri ise Solaris ve Voyager'un çok ünlü ve lüks gemiler olduğunu, Prestige'in adını ise hiç duymadıklarını söylediler.

"Milliyet.com.tr'de trafik sayfası olsun"

Trafik Karar Konferansı'yla ilgili yazılarımızdan sonra, hem yurt içinde hem de yurt dışında yaşayan okurlarımızdan, İnternet'te trafik konusunda sürekli iletişimi sağlayacak bir adres talep eden mesajlar aldık.
Örneğin e - posta mesajı yollayan okurlarımızdan Özcan Şenocak diyor ki:
"Keşke trafik için Milliyet.com.tr'de sizin sayfanızın uzantısı olarak bir yer açılsa... Konuya ilgi duyanlar o sayfada yer alacak bir pencereye, tespit ettikleri trafik hatalarını yazsalar, oluşturulmuş olan 8 masadan biri ya da birkaçı, bu konuyla ilgilendikten sonra aynı sayfada sonucu bildirse iyi olmaz mı?"
Köşemizi Amerika'da İnternet'ten izlediğini bildiren Ruki isimli okurumuz da benzer bir ihtiyecı dile getiriyor:
"Trafik Platformu ile ilgili herkesin herkese ulaşabileceği ortak bir e - posta ve yazışma adresi var mı? Bildirebilirseniz sevinirim.
Ayrıca size Amerika'daki amatör ve ticari ehliyet uygulamalarıyla ilgili göndermek istediğim bazı yayınlar var. Sanırım çalışmalarınızda faydası olur."
Netaş Halkla İlişkiler Müdürü Müge Denli'nin e - postamesajındaki öneriler ise şöyle:
"Trafikle ilgili sorun ve önerilerimizi iletebileceğimiz, her zaman ulaşılabilecek bir "iletişim kutusu" (telefon, faks, e - posta) olduğunu bilmemiz yararlı olur sanıyorum.
Ayrıca karanlık, işaretsiz ve çukurlu yolları insanlar belli bir merkeze anında bildirebilirler. Böylece arkadan gelenleri uyarmış olurlar.
En çok kazaya karışanlar kamyon, otobüs, minibüs olduğuna göre bu araçlarda hız sınırının 100 km'nin üzerine çıkmasını önleyecek teknik bir düzenleme yapılması da hiç fena olmaz."



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr