Rekabet Kurulu ballı börek

Rekabet Kurulu ballı börek


Tüketici fonunun yüzde 95'i Rekabet Kurulu'na gidiyor. Kurul üyeleri en yüksek devlet memurunun 2 katı maaş alıyor. İşin yükünü çeken hakem heyetleri ise 1 milyar lira ek ödenek için yalvar yakar


       Şirket sermayelerinden yapılan binde 2'lik kesintilerle yıllardır muazzam paraların biriktiği tüketici fonunda çok ciddi bir ödenek haksızlığı yaşanıyor. Bir yanda Rekabet Kurulu diğer yanda Türkiye genelinde hizmet veren tüketici hakem heyetleri. Her ikisi de fonun kaynak aktardığı kuruluşlar. Ancak birine yüzde 95'le aslan payı düşerken diğeri yüzde 5'le idare etmek zorunda.
       4077 sayılı Tüketici Yasası'nın 29. maddesi şöyle diyor:
       "Yeni kurulacak A.Ş. ve limited şirket statüsündeki tüm ortaklıkların sermayelerinin ve sermaye artırımı halinde artan kısmın binde 2'si nispetinde yapılacak ödemeler Merkez Bankası'nda açılacak bir hesapta toplanır. Bu hesapta toplanan paranın yüzde 5'i kanunun uygulanmasında görev alan kuruluşlarca, yüzde 95'i ise Rekabet Kurumu tarafından kullanılır."
       Oysa yasanın uygulanmasında bütün yükü omuzlayan tüketici hakem heyetleri. Üstelik bu yüzde 5'lik paya her yıl toplanan Tüketici Konseyi'nin masrafları da dahil. 1995'te İsveç'teki ombudsman modeli örnek alınarak oluşturulan hakem heyetleri Türkiye'de "olmaz" denileni başardı ve üreticiyle - tüketici arasındaki sorunları halletmede etkin bir rol üstlendi. Örneğin Türkiye'nin tüketim devi İstanbul'da 32 hakem heyeti canla başla görev yapıyor. İstanbul İl hakem heyeti başkanı Evin Gençosmanoğlu'nun verdiği bilgiye göre bu yıl söz konusu fondan paylarına düşe düşe 1. ve 2. dönemler için 5'er milyar liradan 10 milyar lira düştü. Bu parayla 32 ilçe örgütünün ve il hakem heyetinin tüm masraflarının, mahkeme ve bilirkişi ücretlerinin ödenmesi dahil. Gençosmanoğlu, "Üyelerimiz büyük bir özveriyle ceplerinden para harcıyorlar. Ancak bu nereye kadar gider?" diyor.
       Ayrıca TÜKODER gibi kamu yararına çalışan ve tüketici yasasının çıkmasına büyük emeği geçen bağımsız tüketici örgütlerine fondan hiçbir kaynak aktarılmaması da konunun bir diğer boyutu.
       "Özel gelir" adı altında toplanan paranın miktarı ise Rekabet Kurulu ve Merkez Bankası tarafından sır gibi saklanıyor.

İmtiyazlı maaşlar

       Fonun yüzde 95'ini kullanan Rekabet Kurulu'nun bu kadar büyük kaynağı nasıl değerlendirdiği ise merak konusu.
       Rekabet Kurulu'nun görkemli bir bina yatırımı olduğu biliniyor. Bu arada Rekabet Kurulu üyelerinin "imtiyazlı" maaşları da dikkat çekiyor. 27 Şubat 1997 tarihli Resmi Gazete'de "Rekabet Kurulu Başkan ve üyelerine 657 sayılı devlet memurları kanununda belirtilen en yüksek devlet memurunun aylığı ödenir" deniyor. Ancak daha sonra o dönemin başkanı Aydın Ayaydın marifetiyle bu maaşlar 2'ye katlandı. İlginçtir, ANAP milletvekili Ayaydın bir süre önce cumhurbaşkanı, başbakan ve milletvekillerinin 3 katı maaş alan SPK üyeleri için Meclis'e soru önergesi vermiş ve onun teklifiyle süper maaşlar tırpanlanmıştı. Ancak Rekabet Kurulu'nun Ayaydın zamanında sağlanan saltanatı hala sürmekte. Yani bugün Rekabet Kurulu Başkanı en yüksek devlet memuru olan Başbakanlık Müsteşarı'nın 2 katı, üyeler ise 1.5 katı daha fazla ücret alıyor.
       Artış 4054 sayılı kanunun 37. maddesine dayanılarak yapıldığı için yasal. Ancak kamudaki ücret dengesizliğini artırdığı için eleştiriliyor.

     Fonun yüzde 25'i sivil toplum kuruluşlarına gitmeli
       Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın düzenlediği 2. Tüketici Konseyi'nde tüketici fonundaki adaletsiz durumun giderilmesi için Rekabet Kurulu'na ayrılan miktarın yüzde 95'ten yüzde 50'ye indirilmesi önerildi. Tüketiciyi Koruma Derneği'nin (TÜKODER) getirdiği öneri oybirliğiyle kabul edildi. Öneriye göre geri kalan yüzde 50'nin yarısı hakem heyetlerine diğer yarısı da tüketici örgütlerinin projelerine aktarılacaktı. Ancak bugüne dek bu yönde bir adım atılmadı. Rekabet Kurulu'nu mehter takımından da yavaş çalışmakla suçlayan TÜKODER Başkanı Mehmet Sevim, "Kurul ekmek karteliyle ilgili kararı bile 2 yılda verebildi. Onda da dağ fare doğurdu, yeri yurdu belirsiz birkaç kooperatife ceza kesilerek konu kapatıldı" diyor.

     İstanbul'un kağıdı için günde 20 bin ağaç kesiliyor
       İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanı Prof. Mustafa Öztürk İstanbul'da kağıt atıklarının kaynakta toplanması için 5 yıl sürecek bir proje başlattı. Projenin önemini vurgulamak için birkaç irkiltici rakam vermek gerekiyor. İstanbul bir günde 1300 ton kağıt tüketiyor. Bir ton kağıt 17 adet yetişkin ağacın kesilmesi demek. Dolayısıyla İstanbul'un bir günlük kağıt ihtiyacı için her gün 20 bin ağaç kesiliyor. Kağıt atıklar ayrı toplanmadığı için geri kazanım yok gibi bir şey. Yani kağıdı değil güzelim ağaçları çöpe atıyoruz.
       İlk etapta İstanbul'daki 1500 okulun 700'üne mavi renkli kağıt toplama kutuları dağıtıldı. 100 okulda proje fiilen yürüyor. Çocuklar yalnız okulda değil evde ailelerinin kullandığı kağıtları da getirip, bu kutulara atıyorlar. Belediyenin mavi renkli arabası haftanın belli günlerinde bu torbaları topluyor. Geri kazanılan kağıtların parasının okula ağaç olarak geri dönmesi de ayrı bir hoşluk. Şimdilik günde 10 ton kağıt atık toplanıyor. Hedef ise günde 100 ton. Sırada hastaneler var. Evlere ne zaman sıra gelecek diye soracak olursanız, onun için biraz daha zamana ihtiyaç var. Ancak sitelerde oturanlar 100 kilo kağıt atık topladıkları takdirde belediyenin arabasını çağırabilirler.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr