Sabancı: Bu yüzyıl kadınların olacak

Gladwell, ‘Tipping Point’te küçük şeylerin büyük farklar yaratabileceğini anlatır. Kadınlar için o eşiğin aşılabileceği sihirli anın geldiğini düşünüyorum

Sabancı: Bu yüzyıl kadınların olacak

Sabancı Center’ın yenilenen 28. katında, yanı başımızda Erman Özbaşaran’ın enfes tablosu, elimizde Güler Hanım’ın pembe çerçeveli gözlüğü, bardağın dolu tarafına bakıyoruz.

Bugün Dünya Kadınlar Günü. Bu özel günde Türkiye’nin en güçlü kadını Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ile birlikteyiz. Sabancı, dünya klasmanında da yıllardır önde gelen işkadınları arasında.
Meslekte 40 yılı geride bırakmış bir gazeteci olarak Güler Hanım’ı, 70’li yılların sonlarında iş hayatına atıldığı ilk günden beri izliyorum. Son 10 yılda kadınlar için yaptığı kayda değer çalışmaların pek çoğuna katıldım.
Sabancı, kadın konusunda sanırım ilk kez böylesine kapsamlı bir söyleşi veriyor. Çünkü sohbetimizin akışında da görebileceğiniz gibi cinsiyet eşitsizliğini gidermeye yönelik çalışmalar, sadece Türkiye’de değil, dünyada da yeni.
Dünya Kadınlar Günü’nde Sabancı’dan hükümete de, patronlara da, her yaştan kadınlara da can alıcı mesajlar var:

Hep ilk ve tek kadın
Yıl 1984, yani tam 30 yıl öncesi... Sabancı Holding’in o günkü Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı’nın, gencecik yeğeni Güler’i ilk kez TÜSİAD’a getirdiği gün, dün gibi hatırımda... Güler Hanım siz, TÜSİAD’ın kuruluşundan 13 yıl sonra bünyesine kabul ettiği ilk kadın üyesiniz. 1994’e kadar, bir 10 yıl daha da tek kadın üye olarak kaldınız. Gerçi TÜSİAD bunu 2000’li yıllarda peşpeşe 2 kadın başkanla telafi etti...
80’li yıllarda katıldığım bütün toplantılarda neredeyse hep ilk ve çoğu zaman da tek kadındım. İlk ve tek kadın olmak önce hoşunuza gidiyor, ayrıcalık gibi geliyor. Ancak sonra bu işte bir sakatlık var diyorsunuz ve düzeltmek için kolları sıvıyorsunuz. Şu anda bile mesela European Round Table of Industrialists’de (Avrupa Sanayiciler Yuvarlak Masası) tek kadınım.
Evet, Davos’ta da bazen sizi dev şirketlerin CEO’ları arasında tek kadın olarak görüyorum. Kadınların ekonomik ve siyasi hayata katılımının bizden çok önce başladığı Batı’da bile hâlâ böyle durumlar var; özellikle de sanayide galiba...
Dünyada kadınların uyanışı 1960’larda başlıyor; kadınların işgücüne katılımına ilişkin haklı talepleri, toplumda beklenen etkiyi ancak o yıllarda yaratıyor. 1980’ler-90’lar, kadınların kendi potansiyellerini farketmeye başladıkları yıllar. Kadının rolü açısından son 10-15 yılı ise, farkına varılan bu potansiyelin değerlendirilmesi olarak tanımlayabiliriz. Kadınların işgücüne katılımının ekonomik büyümeyi desteklediği ortaya çıktı. Cinsiyet eşitliğinin önemine dair farkındalık arttı. Buna paralel devlet politikaları geliştirilmeye başlandı. Dünya Ekonomik Forumu’nun Cinsiyet Uçurumu Raporu ilk kez 2006’da yayınlandı. Birleşmiş Milletler’in kadın konularında çalışan ofisi UN Women, daha 4 yıl önce 2010’da kuruldu. Önlenemez bir trendin, ipuçları bunlar...

Sihirli an nihayet geldi
Türkiye’de son 10 yılda sivil toplum da kadın konusunda çiçek açtı ve çok kıymetli çalışmalar yaptı. Milliyet’in 2005’teki Baba Beni Okula Gönder kampanyası, Sabancı Vakfı’nın 2006’daki Kadın Dostu Kentler projesi... Siz de kadınlarımızın her alanda hayata katılımını artırmak için çaba harcıyorsunuz...
Bu yüzyıl kadınların yüzyılı olacak. Buna yürekten inanıyorum. Çünkü daha iyi bir dünya, demokrasi ve gelecek için kadınların katılımına ihtiyaç var. Malcolm Gladwell, ünlü kitabı Tipping Point’da küçük şeylerin birikerek nasıl büyük farklar yaratabileceğini anlatır. Kadınlar için o eşiğin aşılabileceği sihirli anın geldiğini düşünüyorum. Birçok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de cinsiyet eşitsizliği üzerine son yıllarda çok sayıda değerli çalışma yapılıyor. Bu durumu ölçmek, diğer ülke örnekleri ile karşılaştırma yapmak, şüphesiz ki iyileştirmenin başlangıcıdır. Her zaman söylerim: Ölçmediğimiz bir şeyi iyileştiremeyiz. Bu araştırmalar yolumuzu açacak. Artık kimseyi ikna etmek için zaman kaybetmeyeceğiz.
Bu rüzgâr Sabancı Topluluğu’na nasıl yansıyor?
Aynen yansıyor tabii. Bizim grupta kadın çalışanlarımızın oranı 2006’da % 23’ken 2013 sonunda bu oranı % 38’e yükselttik. Bu yılın başından beri topluluk genelinde işe alımlarda kadın oranı % 40’ı yakaladı. 2013’te müdür ve daha üst pozisyonlarda kadın çalışan oranımız % 30’a ulaştı. Bu konu, gündemimizdeki önceliğini koruyor. Zaten son dönemde yapılan çok sayıda araştırma da, kadınlara üst yönetimde etkin olarak yer açan şirketlerin performansında artış olduğunu gösteriyor.

Patronlara mesaj
Bu konuda patronlara bir tavsiyeniz olabilir mi?
Evet, şirketlerinizde kadınlara fırsat verirseniz siz kazançlı çıkarsınız. Çünkü kadınlara her kademede daha fazla yer açan şirketler, hem finansal performansta, hem yaratıcılıkta, hem de etik davranışlarda birkaç adım öne çıkıyor. Dolayısıyla iş hayatında kadının varlığı ve etkin olması, aslında işin başarısı açısından önemli.
Tabii ama biz, kadınların iş hayatına katılmasında hâlâ o kadar geriyiz ki...
Evet, Türkiye, 2012 BM Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde 68. sırada. Dünya Ekonomi Forumu’nun 2013 Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre ise 136 ülke içinde 120. sırada yer alıyoruz.
Bugün Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı % 30, erkeklerin ise % 70 -ki bu ancak % 75’e çıkabilir. Dolayısıyla Türkiye, 2023 hedefleri için hamle yapacaksa, mutlaka kadınların iş hayatına katılımını artırmalıyız. Büyük ekonomi için kadın şart. Hatta daha açık söyleyeyim; % 30’luk kadın işgücü oranımızla 2023 hedeflerini yakalamamız mümkün değil. Kendine güvenen, demokrat, özgür ve adil bir Türkiye’yi kadınlar olmadan gerçekleştiremeyiz.
Bu mesajlar da politika yapıcılarına, hükümete...

Başarı için Sabancı’ya faydalı olan 3 kural
Sizin KADIN temalı konuşmanızı ilk kez 3 yıl önce TÜSİAD’ın 40. yılı etkinlikleri çerçevesinde dinlemiştim. Salonu dolduran iş kadınlarına ‘Pes etmeyin. En zor şartlarda bile dişinizi sıkıp, gülümsemeye devam edin’ derken siz de bir süre dişlerinizi sıkıp gülümsemiştiniz... Sizi dinleyen iş kadınları, bu dişini sıkıp gülümseme işini pek benimsediler ve o günden bu yana da uyguluyorlar. 2014 Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki her yaştan kadınlara ve benim 4 yıldır profesyonel olarak çalışan kızım Doğa’ya ne tavsiyede bulunursunuz?
Başarı için bana çok faydalı olan 3 kural var:
1- Pes etmeyeceksiniz. Yılmak yok! İş hayatı zordur, kadınlar için daha da zordur. Bunun için sızlanmayın. Çalışın ve sabredin. Sebat edin. Yerinizde sıkı durun. Ayaklarınızı yere
sağlam basın.
2- Hiç çekinmeden insanlardan yardım isteyin, akıl sorun. Utanmak, hassas olmak yok. Çünkü önemli olan doğru sonuca ulaşmak, işi başarmaktır.
3- En zor şartlarda bile dişlerinizi sıkıp gülümsemeye devam edin!