Sabancı Üniversitesinde robotu öğrendi, ama heykelci olacak

Güler Hanım o tarihte de Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanıydı, ama Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı değildi. Amcası Sakıp Sabancının ölümünün ardından omuzlarındaki yük çok arttığı halde üniversiteye gösterdiği ihtimam, ilk günkü gibi taze. Güler Sabancı hatırlattı. Tam 5 yıl önce yine bir temmuz günü, bir grup gazeteciyle birlikte, inşa halindeki Sabancı Üniversitesinin şantiyesinde buluşmuşuz. (Bakınız üsteki fotoğraf) Önceki gün yine bir grup gazeteci, üniversitedeydik. Güler Hanım 5 yıl önce "Biz bölümsüz akademik yapıyı seçtik. Çünkü disiplinler arası yaklaşıma önem veriyoruz. Türkiyede bir ilki deneyeceğiz" derken bu sistemin gençler tarafından nasıl karşılanacağı konusunda kuşkuluydu. Rektör Prof. Dr. Tosun Terzioğlunun önceki gün verdiği bilgiler ise, cesaret gösterip Türkiyede olmayanı denemekle ne kadar isabet ettiklerini gösteriyor:"Öğrencilerimiz, 2. yılın sonunda diploma alanlarını özgürce belirleme imkânını veren disiplinler arası yaklaşımı hemen benimsediler. 5. yılın sonunda gördük ki öğrencilerimizin % 51i, kararlarını değiştirmiş. Elektronik diye gelip yakın bir alan olan bilgisayara geçen de var, uzak bir alan olan kültürel bir disipline de..." Dijital İletişim Tasarımından mezun olan bir öğrenci de bilgisayar mühendisliğinde yüksek lisans yapacakmış. Türkiyede ilk ve tek 2 yıl mimar olarak çalıştıktan sonra gazeteciliğe sıfırdan başlayan biri olarak, keşke bizim zamanımızda da üniversitede alan değiştirmek mümkün olsaydı diye düşündüm. Marmara Üniversitesi İktisat Bölümünden 3 yıl önce mezun olan, ancak armut dibine düştüğü için hobisini kendine meslek olarak seçen kızımın da takı tasarımında 3 yıldır nasıl iğneyle kuyu kazarak yol almaya çalıştığını gözlüyorum. Oysa Sabancı Üniversitesinin mekatronik (mekanik - elektronik) bölümünden bu yıl mezun olan bir öğrenci, yüksek lisans olarak heykeli seçmiş. Bu öğrenci, mekatronik bölümünde robotlar üretirken de görsel sanatlar seçmeli dersler alırmış. Prof. Terzioğlu, "Heykelde yüksek lisans nereden aklına geldi?" diye sorunca bakın ne cevap vermiş: Robottan heykele geçiş "Sergilere gittiğimde hep şu dikkatimi çekiyor: Eserlere bakan insanların her biri farklı bir şey hissediyor, ancak eserler onların duygularına yanıt vermiyor. Heykellerin seyirciye bakarken neler hissettikleri anlaşılmıyor. Ben heykellerin de seyirciye yanıt vermesi gerektiğini düşünüyorum!"4 yıllık eğitimin sonunda böylesi sıçrama yapabilen bir genç, hocası da Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi heykelci Erdağ Aksel gibi hem çok yaratıcı hem de ayakları yere basan bir beyin olunca, eminim yarattığı heykellerle izleyenleri konuşturmanın bir yolunu mutlaka bulacaktır.Terzioğlu "Robot üretirken heykel üretmek bakalım nasıl olacak?" diyor. Bekleyip göreceğiz. Eser, izleyenle konuşmalı Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nurcan Akadın sorusu üzerine Güler Sabancı, işin mali yönünü de anlattı: "Bugüne kadar üniversiteye yapılan sabit yatırım 210 milyon dolar. Sabancı Grubu ayrıca her yıl işletme sermayesi de koyuyor. İlk yıl 22 milyon dolar işletme açığımız oldu. Sonra 20 milyon dolar. Şu anda 14 - 16 milyon dolar işletme açığımız var. Bu açığın yarıdan fazlasını Sabancı Vakfı fonlarından sağlıyoruz. Yarıdan azını da grup şirketlerinden ve tabii ki aileden bağış olarak alıyoruz. Ekonomik krizlerden sonra aile önemli katkı sağladı. İlk günden beri üniversiteye ayrı bir önem veren Sakıp Sabancı, vasiyetinde üniversitenin ihtiyacı olan işletme sermayesini de düşündü."Prof. Terzioğlunun dediği gibi bu üniversite aslında Sabancı Topluluğunun en büyük sosyal sorumluluk projesi. mtamer@milliyet.com.tr Yılda 20 milyon dolar