Selülit kremleri ne kadar etkili?

Selülit kremleri ne kadar etkili?

Meral Tamer


Antibiyotik gibi sabah - akşam hep aynı saatte ve yeterli miktarda kullansanız dahi, selülitlerde en fazla yüzde 20 eksilme olabilirmiş.

Son yılların en spekülatif kozmetik ürünü hiç kuşku yok ki, selülit kremleri. Kimine göre mucizevi bir buluş, kimine göreyse para tuzağından başka bir şey değil. Kim kullansa ayrı bir hikaye anlatıyor.
İstanbullu okurlarımızdan Elif Kaplangı'nın deneyimi, sanırız merak edenler için konuya biraz olsun açıklık getirecek.
Elif hanımın kilo sorunu yok, ama yine de selülitleriyle başı dertte. Yoğun reklam kampanyalarının etkisiyle en iddialı ürünlerden Lancome'un selülit kremi Reflexe contour'u kullanmaya başlamış. Büyük bir inat ve sabırla kremi 8 ay süreyle hiç aksatmadan sabah - akşam sürmüş. Bir tüpü yaklaşık 45 günde tüketiyormuş. Şu anki satış fiyatı 4 milyon lira dolayında olan krem için bugüne dek 20 milyon liradan fazla para harcamış.
Ama sonuç okurumuza göre sıfıra sıfır elde var sıfır. Selülitler hiç istiflerini bozmamışlar. 8 aydır en ufak bir gerileme bile göstermeden aynı yerde durmaya devam ediyorlarmış.
Lancome tarafından reklamlarla aldatıldığını ve boş yere ümitlendirildiğini, üstelik maddi zarara da uğradığını düşünen okurumuz da bu şikayetlerle köşemize başvurmuş.
Lancome'un teknik müdürü Hümeyra Bayraktar ise okurumuzun bu iddialarını haksız buluyor. Arkadaşımız Nuray Köroğlu'nun sorularını yanıtlayan Bayraktar'a göre zaten selülit kremlerinden yüzde 100 bir başarı ummak baştan yanlış. Doğru kullanırsanız selülitlerinizde en çok yüzde 20 eksilme oluyor.
Okurumuzun kremi yanlış kullandığına da dikkat çeken Bayraktar, "bu kremleri kullanmak antibiyotik almaya benzer. Yani zamanında ve yeterince olmalı. Sabah - akşam sürekli aynı saatlerde sürmeli. Ayrıca Elif hanımın boyu 1.72'ymiş. Benim de öyle. Ben bir tüpü 3 haftada bitiriyorum. 45 gün oldukça uzun bir süre. Eksik kullanım söz konusu," diyor.



Renault'nun peşin fiyatına 4 taksit kampanyasından yararlanmak isteyen Nurettin Kandiş ve iş ortağı, bayinin taksitlendirme sistemi karşısında şaşkına döndüler.
Kandiş, mayıs başında Kadıköy Rıhtım'daki Renault bayiiyle 2 Clio için anlaştı. Toplam 3 milyar 937 milyon lira tutan 2 araba için, 7 mayıs günü 1 milyar 230 milyon lira peşin ödeme yaptı. Geri kalanına da kampanya şartları gereği 676 milyon 800 bin liralık 4 eşit taksit yapıldı.
Arabanın ilkini 8, ikincisini de 15 mayısta teslim aldılar. Kandiş ve ortağı, ilk taksidi haziranda ödeyeceklerini sanıyorlardı. Ancak ilk ödemenin teslimin hemen ertesi günü, yani 16 mayısta olduğunu öğrenince küçük bir şok geçirdiler. Üstelik peşinatı ödeyeli sadece bir hafta olmuştu. Peşinattan bir hafta sonra ilk taksidin ödendiği nerede görülmüştü ki!
Tepesi iyice atan okurumuz, hemen Renault - Mais'i aradı. Ancak sorunu bayiyle halletmesi gerektiği yanıtını aldı. Bayi ise "bankaya biz bu şekilde ödeme planı verdik, yarın ödeme yapmak zorundasınız" diyerek çözüm yollarını tıkadı. Okurumuz bunun üzerine köşemize başvurdu.
Biz devreye girdikten sonra ise, okurumuza arabaları satan Renault bayii Sirkeci Oto da taksit işinde bir gariplik olduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Sirkeci Oto'nun yetkilisi Hasan Erdiker, satışta tüketici kredisi kullanıldığını ve ödemeler için bankayla ayın 16'sı için anlaşma yapıldığını söyledi. İyi de niye haziranın değil de, mayısın 16'sı düşünülmüştü?
İşte orası pek belli değildi. Ayrıca bu çok önemli nokta, satış sırasında okurumuza hiç belirtilmemişti.
Sonunda Sirkeci Oto çözümü kendisi buldu. Şimdi bu parayı bankaya kendileri ödeyecekler. Okurumuz ise her ay taksitleri banka yerine bayiye verecek.



İstanbullu okurlarımızdan Fatma Çetin ve Afyonlu Eser Kutsi Dayı, Bodrum'da devremülk pazarlayan MAB Club'dan tam 1 yıldır tapu bekliyorlar.
Çetin aralıkta şirkete 5 bin dolar ödemiş. Dayı da geçtiğimiz ağustosta 670 milyon liraya imza atmış.
Hem tapularının, hem de RCI'a üyelik sözleşmelerinin en geç 8 hafta içinde ellerinde olacağı söylenmiş. Ama ikisini de hala alamamışlar.
Üstelik Eser Kutsi Dayı, imza attığı sözleşmedeki bir cinliği farkedemediği için çok önemli bir başka sorunla daha karşı karşıya. Okurumuza sözlü olarak yaz aylarından bir devre satıldığı söylenmiş. Ancak sözleşmede 42. hafta yazdığı için kendisine satılan devrenin ekimin son haftası olduğunu daha sonra farketmiş.
Çocukların okul durumları ve yaz tatili gibi haklı nedenlerle o tarihte gidemeyeceğini söylediğinde ise yaz devresine getirmek için 6 bin dolar fark istemişler.
Bunun üzerine okurumuz da hiç ödeme yapmamış ve MAB Club'la mahkemelik olmuşlar.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan MAB Club'ın satış sonrası sorumlusu Özlem Tutar, tapulardaki ve sözleşmelerdeki gecikmeyi, şirketin mali krize girmesiyle açıkladı. Bu krizi aştıklarını öne süren Tutar, tapuları en kısa zamanda vermeye çalışacaklarını söyledi.



Bahçelievler'de oturan Özlem Özalp, Baymar'dan alışveriş yaparken sepetine bir de 2.5 litrelik Axion çamaşır suyu atmış. Bu arada elinin ıslandığını hissetmiş. Ne oldu demeye kalmadan üzerindeki kot pantolon, tişört ve süet ayakkabı da çamaşır suyundan nasiplerini almışlar. Üçü de artık giyilecek halde değil.
Kapak kurbanı bir başka okurumuz ise Maltepe'li Aysun Sarıcı. O da Yimpaş'tan alışveriş ederken 900 gr'lık Axion üzerine dökülüvermiş. Yeni aldığı Levi's kot pantolonu ve tişörtü mahvolmuş.
2 farklı marketten alınan aynı marka çamaşır suyundan 2 gün arayla 2 şikayetin gelmesi, bir parti Axion'un ambalajlama sırasında kapaklarının iyi kapatılmadığı olasılığını akla getiriyor.
Arkadaşımız İlkay Özcan, okurlarımızın sorununu Axion'un üreticisi Colgate - Palmolive'e iletti. Kapaklarda bir üretim hatası olasılığının düşük olduğunu söyleyen Axion yetkilileri "ürünler Adana'daki fabrikadan kamyonlarla geliyor. Eğer seride bir hata olsaydı sarsıntıdan pek çok ambalaj bozulurdu. Zaten ürünlerin ebadlarının farklı olması da bu ihtimali azaltıyor," dediler.
Dediklerine göre parfümlü olan çamaşır suyunun kokusunu merak eden bazı müşteriler, burgulu kapağı açıp sonra da iyice kapatmadan rafa koyuyorlarmış. Axion yetkilileri, her 2 okurumuzun zararını da tazmin etti.



Gazetemizin Silifke muhabiri Cahit Ceylan, Ege Sigorta'dan parasını alabilmek için tam 5 ay beklemek zorunda kaldı.
Ceylan'ın Silifke'de kendine ait bir fotoğraf stüdyosu var. Stüdyodaki milyarlık cihazlar için geçtiğimiz yıl Ege Sigorta'yla anlaşmış.
Sigortayla ilk kez aralık sonunda şimdiki piyasa değeri 25 milyar lira olan cihaz bozulunca muhatap olduğunu anlatan Ceylan, "eksper 930 milyon lira hasar tespiti yaptı. Cihazın tamir edilmesi için bu paranın ödenmesi gerekiyordu. Ama beni aylarca oyaladılar. Sonunda bu parayı kendi cebimden karşılamak zorunda kaldım. Hala da alamadım," diyordu.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Ege Sigorta hasar yetkilisi Metin Oktay ise ödemedeki gecikmenin eksperden kaynaklandığını söyledi.
Cihaz ithal olduğu için eksperin fiyat tespiti yapmakta zorlandığını söyleyen Oktay, "dosya ancak 11 nisanda imzadan çıkabildi. İlk ödeme gününde parasını vereceğiz," dedi. Nitekim kısa bir süre sonra da muhabirimizin ödemesi yapıldı.

Yazara Emailm.tamer@milliyet.com.tr