Silikon Vadisi'nden Arçelik'e destek

Silikon Vadisi'nden Arçelik'e destek


     Evlere konacak 5 dolarlık gömülü mikroçiple, beyaz eşyanın arızalanabileceği önceden anlaşılacak ve arıza gerçekleşmeden onarımı mümkün olabilecek

       "Düşünebiliyor musunuz, sizi Arçelik servisinden arıyorlar ve bulaşık makinenizin ya da buzdolabınızın 3 - 5 gün içinde bozulma ihtimali var diyorlar?"
       Arçelik Genel Müdürü Mehmet Ali Berkman bu soruyu sorduktan sonra yeni stratejilerini şöyle özetliyor: "Artık sadece beyaz eşya satışı ve servis hizmetiyle yetinmeyeceğiz. Akıllı evler yaratacağız, hatta mobilyadan ev tekstiline müşterilerimize Arçelik kalitesiyle çok geniş yelpazede hizmet verebilen bir kuruluş haline geleceğiz."
       Berkman'a göre "Zaten yeni ekonomi, eski ekonominin ürünleri için var. Ve şirket olarak kendilerine düşen de önce pazarı büyütecek yeni ürünler geliştirmek, sonra da bu ürünlere ihtiyacı yaratmak."
       Arçelik, yeni ekonominin dünya liderleri Cisco Systems, Dell Computer, ayrıca şahsen Michael Dell ve Lucent Tecnologies gibi şirketlerle birlikte Amerikan teknoloji şirketi Scenix'ten hisse almış. (ayrıntılı haber 9. sayfamızda) Dahası teknoloji şirketi Artesis aracılığıyla Scenix'i Silikon Vadisi'nde popüler yapan buluşu 5 dolarlık marifetli mikrochipin Türkiye temsilcisi olmuş, ayrıca bu gömülü çipleri Arçelik marka beyaz eşyalarda da kullanacakmış.

Yazılımı değişen çip

       Scenix'in buluşunun özelliği, 5 dolarlık tek bir gömülü mikroçip üzerinden yazılım programının sürekli değiştirilebilmesi. Yani tek bir çipin sürekli yeniden programlanabilmesi. Bu çip sadece beyaz eşya değil, elektronikten tıbba çok geniş kullanım alanına sahip. Zaten herkes de bu nedenle peşinde.
       Arçelik bu çipi ilk aşamada servisleri aracılığıyla ve evinizdeki beyaz eşyada meydana gelebilecek arızaları size önceden haber vermek üzere devreye sokmayı planlıyor. Şu anda Arçelik servislerinin tümünün, birbirleriyle internet bağlantısı var. Arçelik ürünü kullanan müşterilerinin evlerine yerleştirilecek marifetli Scenix çiple, onların da bu sistemin içine alınabilmeleri mümkün. Berkman, en geç 1 yıl içinde pilot uygulamanın başlayabileceğini söylüyor.
       Berkman'dan öğrendiğimize göre Scenix ile Arçelik arasındaki hayırlı evliliğin çöpçatanı, Koç Grubu'nun Dış Ticaretten Sorumlu Başkan Yardımcısı Nedim Eskil. Şubatta "Biz neler yapabiliriz" diye nabız yoklamak üzere Silikon Vadisi'nin en popüler bölgesi Paulo Alto'ya gittiğinde Scenix'in Genel Müdürü Bülent Çelebi ile tanışmış.
       Önceki gün bu evlilik nedeniyle Çırağan'da düzenlenen basın toplantısında Scenix'in Genel Müdürü Bülent Çelebi de vardı. Aslen Türk olmakla birlikte 12 yaşından beri Amerika'da yaşayan elektronik yüksek mühendisi Bülent Çelebi 1,5 milyar dolar cirolu bir şirketten ayrılarak 1999 başında Scenix'e katılmış. O sırada şirkette sadece 20 kişi çalışıyormuş. Geçen yılın sonuna doğru geliştirdikleri marifetli mikroçipten sonra şimdi 65 kişiler. Amaçları yıl sonuna kadar 110 kişiye çıkmak. Ama Çelebi sıkıntıda: "Para koyan ortaklarımız, ne kadar büyüyebilirseniz büyüyün diyorlar da, çalıştıracak eleman bulamıyoruz." (Yarın, kaldığım yerden devam edeceğim)

Arçelik'in kırmızı asansöründeki eşek

       Arçelik Genel Müdürü Mehmet Ali Berkman, önceki günkü basın toplantısında (bakınız üstteki yazı) Kaliforniya'da Silikon Vadisi'ndeki bir şirkete ortak olduklarını anlatırken, Propeller Club'ın son yemeğinde aynı masayı paylaştığımız şimdiki Başkanı Çelik Arsel ve eski başkan Ali Mansur'la konuştuklarımız geldi aklıma.
       (Arsel, iş hayatının tümünü Koç Grubu'nda geçirdikten sonra önceki yıl emekli oldu. Sonradan kendi işini kuran Ali Mansur ise Arçelik'in Lütfü Doruk'tan sonraki Genel Müdürüymüş.)
       Geçen yıla kadar Atılım'ın, şimdi de Beko Ticaret'in bulunduğu Sütlüce'deki bina, çelik ürettiği ilk yıllarında (50'li yılların ikinci yarısı) Arçelik'in fabrikasıymış. Arçelik'in yaratıcısı ve ilk Genel Müdürü Lütfü Doruk'un evi de fabrikanın en üst katındaymış.
       İşte o günlerde 5 katlı binaya bir de asansör yapılmış. İçi kıpkırmızı boyalı, 3 tarafı aynalı... Tabii bir anda tüm çalışanların ilgi odağı, göz bebeği oluvermiş.
       Dönem, diğer pek çok fabrikada olduğu gibi Arçelik'te de beyaz yakalıların mavi yakalılarla aynı mekanda yemek yemedikleri, ekmeğin fırınlardan işyerlerine eşek sırtında taşındığı yıllar...
       Arçelik'e her gün eşeğin 2 tarafına asılı 2 küfe içinde 300 ekmek gelir, alt kapıda küfeler boşaltılır, Doruk'un evinin bir alt katındaki (4. kat) yemekhaneye taşınırmış. Asansör gelince, "Yahu biz neden 300 ekmeği önce boşaltıp, sonra yukarı çakararak iki iş yapmış olalım. Koyarız eşeği asansöre, çıkartır ekmekleri doğrudan yukarı," demişler.
       Ve hemen ertesi gün küfeleri boşaltmak yerine eşeği asansöre bindirip yukarı yollamışlar. Asansör çıkarken bir gürültü, bir patırtı... Üst katta kapı açıldığında ise eşek tepiniyor, aynaların hepsi kırılmış. Kırmızı boyalar tekmelenip çizilmiş. Ekmekler yerlerde...
       Eşek asansörden derhal atmış kendini dışarı. Alt kattaki çalışanların şaşkın bakışları arasında dört kat merdiveni ite kaka yürütülerek aşağı indirilmiş.
       Asansörün tamir edilip yeniden kullanılabilir hale getirilmesi ise tam 1 hafta sürmüş.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr