Ters inovasyon: Miami’de 2 bin $’a açık kalp ameliyatı

Ters inovasyon: Miami’de 2 bin $’a açık kalp ameliyatı

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, son dönemde toplantılarda karşılaştığı her ihracatçıya “sattığın malın kilogramı kaç dolar?” diye soruyormuş. Hiç şaşmadım; dervişin fikri neyse, zikri de
odur misali...
Devlet destekli marka geliştirme programı TURQUALITY’nin Vizyon Semineri’nin açılışında da salonu dolduran ihracatçılara aynı mesajı verdi:
“Arkadaşlar, 150 milyar dolarlık ihracatımızı 85 milyon ton ağırlığında mal satarak yapıyoruz. Bu 85 milyon tonluk malı 10 yılda 3 katına çıkartmamız mümkün olamayacağına göre, ancak yurt dışına sattığımız malın kilogram fiyatını yükselterek 500 milyar dolarlık 2023 ihracat hedefini yakalayabiliriz. Marka, tasarım ve Ar-Ge desteğimizin özünde de bu var.”

İhracatın kilosu kaça?
Çağlayan, “öğrenmenin anası tekrardır” deyişinden yola çıkarak her toplantıda verdiği ihracatta ortalama kilogram fiyatlarını orada da tekrarladı:
- “2009’da 1 dolar 16 cent
- 2010’da 1 dolar 25 cent
- 2011’de 1 dolar 47 cent
- 2012’de 1 dolar 58 cent
- Japonya: 3 dolar 96 cent
- Almanya: 3 dolar 75 cent
- TURQUALITY programındaki 92 firmadan 41’ine ait 44 markanın kilo başına ihracatı 3 dolar 28 cent”
Çağlayan’ı dinlerken ihracatımızın gerek ülke, gerekse mal bazında ciddi bir dönüşüm içinde olduğunu görüyorsunuz:
“8 yıl önce Avrupa’nın ihracatımızdaki payı % 60’tı; 2 yıl önce % 50’ye düştü, şimdi % 38.8. Şu anda ihracat yapamadığımız sadece 2 ülke kaldı; Pasifik’te torpido başı büyüklüğünde Mikronezya ve Nauru. Eğer Avrupa’ya takılı kalsaydık, 4 yılda 43 milyar dolarlık ek ihracatı gerçekleştire-mezdik.”
Anlaşılan ülkeleri çeşitlendirmeyi başarıyla tamamladık, şimdi sıra ileri teknoloji ve yüksek katma değerli ürün gamına geçişte...
TURQUA-LITY’nin Vizyon Semineri’nde, Harvard Business Review’nun son 100 yılın en iyi 10 fikrinden biri olarak gösterdiği “Ters İnovasyon” kavramının mucidi Prof. Dr. Vijay Govindarajan’la (kısaca VG) ihracatın kilogram fiyatını yükseltme
yolculuğuna çıktık.

75 kat daha ucuz
Pazar günkü yazımda elektro kardiyogram örneğini anlatmıştım. VG, 2. örnek olarak bize Hindistan’ın Bangalore bölgesinde Dr. Devi Shetty’nin açtığı 5 yıldızlı otel görünümündeki, sadece açık kalp ameliyatı yapılan hastanesini anlattı; kendi ağzından aktarıyorum:
“Amerika’da 150 bin dolara yapılan açık kalp ameliyatı, burada 2 bin dolara yapılıyor. Ve sıkı durun: Ameliyattan 30 gün sonraki ölüm oranı Amerika’da % 22’yken Bangalore’da sadece % 1.2. Amerika’daki Mayo Clinic’ten de MASS General’den de daha iyi, ama ameliyatı 75 kat daha ucuza yapıyor. Dahası bu hastane para da kazanıyor.

Sürümden kazanıyor
Amerikalı doktor arkadaşlarım bana, eğer çok sayıda ameliyat yaparsanız kalite düşer dediler. 100 yıl öncenin otomobilini hatırlayın dedim. Ne kadar çok üretirseniz, o kadar ucuza maledersiniz. Siz otomobili çok ürettiğinizde kalite düşüyor mu? Tam tersine ne kadar çok ameliyat yapılırsa, el melekesi ve beceri o kadar artar; kalite yükselir.
Dr. Shetty, her geçen gün daha fazla sayıda Amerikalı yoksul hastanın Bangalore’daki hastanesine geldiğini görünce, yine sadece açık kalp ameliyatı yapan 2. hastanesini de Miami yakınlarında açıyor.”
İleri teknolojili ve katma değeri yüksek bir hizmet ihracı.
VG’nin mesajı net: Ters inovasyon ucuz ama kesinlikle kalitesiz değildir.