THY Genel Müdürü Kotil: “Biz parayı yabancı yolcudan kazanıyoruz”

Üç aydır uçağa binmiyorum. Hem Urfa, hem de Hatay’dan dönüşte uçak rötar yaptığı için saatlerce havaalanında pineklemek zorunda kalınca -THY’den başka havayolu ile uçmadığım için- diğer günübirlik yolculuklarımı iptal ettim. Oysa Harran ve Mustafa Kemal üniversitelerinin ardından Anadolu’da birkaç üniversitede daha öğrencilerle buluşacak, konferans verecektim.
Köşemde yazdım zaten bunları. Yazınca da “Bir dokun, bin ah işit” misali, yüzlerce okurun rötarlarla ilgili benzeri şikâyetleri birbirini izledi. Ayrıca yılbaşına kadar tıkır tıkır işleyen telefonla ve internet üzerinden rezervasyon sistemi de THY ile uçanları bezdirmeye başlamıştı...
Geçen hafta THY Basın Müşaviri Dr. Ali Genç’in daveti üzerine Genel Müdür Doç. Dr. Temel Kotil’le buluştuk. Ve Kotil’in son derece iddialı hedeflerini dinledikten sonra, THY’nin sadık yolcusu olarak bizler bu sıkıntıları çekmeye devam ederiz gibi geldi.

Lufthansa kadar kâr etti
Çünkü Kotil’in önceliği hem çok hızlı büyüme temposunu sürdürmek, hem de kârlılığı en yükseklerde tutmak: “Lufthansa’nın cirosu 25 milyar euro, gariban THY’nin ise son yıllardaki koşar adım büyümesine rağmen hâlâ 3.2 milyar euro. Ama Lufthansa’nın geçen yılki kârı 599, gariban THY’ninki 598 milyon euro. Ciromuz sekizde bir, ama Lufthansa kadar kâr etmişiz!”

Öncelik yabancı yolcuda
Kotil’in iddialı hedefleri sınır tanımıyor:
“Biz, bu kadar hızlı büyümeye rağmen hâlâ dünya havacılığının % 1’iyiz. O yüzden de daha ‘shopping and fishing’ yapabileceğimiz çok alan var. Ben THY’nin cirosunun 25 milyar dolara yükselebileceğini hayal ediyorum.”
Milli havayolumuzun, Lufthansa kadar ciro yapmasını elbet biz de isteriz; ama ciro 3 yılda 1.6 milyar euro’dan 3.2 milyar euro’ya çıkarken bile THY’nin yerli yolcuları olarak şikâyetlerimiz epey arttıysa, 25 milyar dolara çıkarken halimiz nice olur bilemiyorum.
Zira THY’nin yüksek kârlılık oranını dış hat uçuşlarından sağladığına işaret eden Kotil, “Biz paramızı yabancılardan kazanıyoruz. Net kârın % 78’ini dış hatlardan sağlıyoruz,” diyor iftiharla. Zaten yabancı yolcu oranını artırmak, THY’nin öncelikli hedeflerinin başında yer alıyor.

THY’nin Kotilli yılları
Kotil, kendisinin görevde bulunduğu yılların muhasebesini şöyle yapıyor:
“-  2006, delice hat açtığımız yıl, şirketin döndüğü yıl oldu. 73 hat vardı; biz 24 yeni hat açtık. Allayıp pulladık ki daha yakışıklı olsun; borsada iyi para yapsın. 2006’da kamudan ayrıldık.
-  2007’de 4 yıldızlı havayolu seçildik. Uluslararası pazara ağırlık verdik. Business Class yolcu sayımızda artış başladı. IATA Yönetim Kurulu’na giren ilk Türk oldum.
-  2008, krizle boğuşup başardığımız yıl oldu. Star Alliance üyesi olduk. Dünyada tanınılırlığımız arttı.
-  2009, iddialı yılımız. Herkes kapasite azaltırken, biz % 21 artırdık. Herkes % 10-15 gerilerken, biz % 6 büyüdük. İyi ki eksiklerimiz vardı. Krizi avantaja dönüştürdük. Yolcu sayısı 2005’te 14.1 milyondu, şimdi 26.8 milyon. Business Class yolcumuz 2005’te 591 bindi, bugün 969 bine yükseldi. Uluslararası transit yolcu 2005’te 575 binken şimdi 2 milyonu aştık.”