Trafiğe çözümün anahtarı BİZ'de

Trafiğe çözümün anahtarı BİZ'de

       Ülkemizde trafiğin gelecekte bugünden daha iyi ya da daha kötü olacağını belirleyecek en önemli unsur, Türk insanının "yapmak" ya da "yapmamak" arasındaki tercihi olacak
       Çoğumuz, Arama Konferansı'na ilk kez katılıyorduk. Ve yine çoğumuz için Arama Konferansı -kimine göre Terkos Gölü, kimine göreyse Bulgaristan sınırı! yakınındaki- Durusu Park Oteli aramakla başladı!
       Cep telefonlarımız da "kapsama alanı dışında" kalınca, yağışlı ve buz gibi bir havada 40 kişi kuş uçmaz kervan geçmez yemyeşil bir ortamda (çünkü avlanma sahası) burun buruna kalıverdik.
       Zaten Arama Konferansı'nı yöneten başöğretmenimiz Doç. Dr. Oğuz Babüroğlu'nun da istediği buydu. Katılımcıları 2 gün boyunca günlük yaşamın akışından tümüyle kopartıp, belli bir konu üzerinde (tahmin edebileceğiniz gibi bizimki trafikti) ortak akıl üretmelerini sağlamak istiyordu.
       Yöntem olarak hiç kimsenin konuşmacı olmayıp, herkesin katılımcı olduğu Arama Konferansı'nda Babüroğlu, 6 - 7'şer kişilik çalışma grupları oluştururken bile, bir önceki grupta birlikte olanların bir sonrakinde yanyana gelmemelerine özen gösterdi.
       Konferansın hazırlık çalışmaları sırasında farkettim ki arama konferansı, ülkemizde kimsenin (ben dahil) ne olduğunu pek bilmediği bir kavram. Dolayısıyla gazeteci olarak sizlere yöntemi anlatmak da görevimin bir parçası. Bu konferans türünü ilk kez 10 yıl önce Türkiye'de uygulayan, Arama Ltd.'nin sahibi Babüroğlu. Doç. Babüroğlu, aynı zamanda Sabancı Üniversitesi'nde öğretim üyesi.
       Milliyet Tüketici Köşesi olarak 9 ay kadar önce hangi dürtüyle Trafik Kampanyası başlattığımızı, bu köşenin okurları artık ezbere biliyor. Trafik için Arama Konferansı yapılması fikri ise Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı'ya ait. Toplantının sponsorları Brisa, Tofaş, Halk Sigorta ve Milliyet'e, potansiyel trafik mağdurları olarak hepimizin teşekkür borcu var.

       Katılımcıların tam listesini yandaki sütunlarda bulabilirsiniz. İlk gece saat 22.00'de başlayıp 01.00'de sona eren toplantıda önce bugüne kadar tanık olmadığım "yanında oturanı anlatma" yöntemiyle birbirimizi tanıdık. Ardından da ilk beyin fırtınası başladı.
       Babüroğlu'nun "ülkemizdeki trafik sistemini etkileyen akımlar nelerdir?" sorusuna kısa ve özlü yanıtlar vermeye çalıştık. Defalarca söz almak serbest, ama dakikalarca konuşmak, nutuklar atmak bu yöntemde kesinlikle yasak. Üstelik konferans süresince makamın, rütbenin, koltuğun falan önemi yok. Sayın bakan yok, sayın başkan yok, profesör, doçent doktor falan da yok. Hatta soyadlarınızı bile unutmanız gerek. Sadece ön isim var ve herkes birbirine eşit.
       40 kişinin gruplara bölünmeden katıldığı bu toplantıda belirtilen görüşler, hemen o anda Babüroğlu'nun yardımcıları Deniz Kirazcı ve Tunç Evcimen tarafından salondaki panolara yazıldı. Babüroğlu saat 01.00'de toplantıyı kapatırken panolarda tam 95 madde yer alıyordu.
       Neydi bu maddeler? Dilerseniz birkaç örnek verelim:
       * Trafik kanunundaki hiçbir değişiklik, sonuçları değiştirmemektedir.
       * Ölü sayısının azaldığını gösteren rakamlar hatalı, tutarsız ve eksiktir.
       * Türkiye'de ölümlü kazalarda karayolları ve kamyonlar başrolü oynamaktadır.
       * 2 türlü sürücümüz var. Eğitimli ve eğitimsiz. Eğitimlilerin trafik kurallarına neden uymadıklarını araştırmalıyız.
       * Kötü ya da iyi yasa yoktur. İyi uygulama vardır. Bizde uygulama, sadece trafik polisine kalmıştır.
       * Trafik kazaları, burada iddia edildiğinin aksine çok değildir. Çünkü olanların çoğu kaza değildir!
       * Ülkemizde kural çiğnemek, trafiğe özgü değildir
       * Trafik deyince akla ödül gelmiyor, ceza geliyor
       Ertesi sabahki oturumda bu 95 maddenin bilgisayardan çıkmış kopyalarından hepimize birer tane verildi ve rastgele 6 - 7'şer kişilik gruplara ayrıldık. Babüroğlu bu 95 maddeden yola çıkarak 3 yıl sonrasına bakmamızı istedi. Çift sayılı gruplar kötümser, tek sayılı gruplara iyimser senaryo hazırlayacaklardı. Süremiz 30 dakikaydı.
       Fotoğraflarda da görebileceğiniz gibi çalışma gruplarında da yazı panoları vardı. Ancak bu kez yazıları yazan, 6 - 7 kişilik grubun o anda belirledikleri sözcüsüydü. Ardından tüm grupların ortak olan ve olmayan noktalar belirlendi:
       3 yıl sonrası için iyimser senaryo hazırlayan 3 gruptaki ortak noktalar şunlardı:
       * Toplumda trafik konusunda bilinçlenme, duyarlılık, sivil örgütlenme ve dolayısıyla kamuoyu baskısı artacak
       * Ekonomik gelişmenin getirdiği iyileşme, trafikte de kendini hissettirecek
       * Trafik eğitiminin gereği ve önemi artacak. İnsan faktörü iyice ön plana çıkacak
       * Teknik altyapı düzelecek
       * Yasalar ve mevzuattaki iyileşmeler sonucu denetim de daha iyi işleyecek
     Kötümser senaryo üreten 3 gruptaki 3 yıl sonrasına ilişkin ortak noktalara ise şunlar:
       * Verimsizlik, planlama eksikliği, koordinasyonsuzluk ve irrasyonellik, her alanda olduğu gibi trafikte de artarak sürecek
       * Gerek teknik, gerekse fiziki altyapı, artan araç sayısı karşısında yetersiz kalacak
       * Denetimlerin, mevzuatın ve yasaların yetersizliği daha da artacak
       * Toplumsal algılama ve sivil örgütlenme zaafında fazla yol alınmayacak

       Gerek kötümser, gerekse iyimser senaryoların tümünde yer almamakla birlikte altı çizilen bir diğer konu, sağlık ve ilkyardımın önemiydi. Kötümserler, ayrıca trafik kazalarıyla ilgili istatistiklere güvensizliğin süreceği tahmininde bulundular.
       Bir sonraki oturum senaryoların yorumlanmasıydı. Prof. Sencer Divitçioğlu, 2 senaryodan iyimser olanın Batı'yı, kötümser olanın ise Doğu'yu temsil ettiğine dikkat çektikten sonra "Doğulu olduğumuz bu örnekte bile hemen görülüyor. Zira hiçbir Avrupalı, biz irrasyoneliz demez," dedi.
       Oto yan sanayicilerinin eski başkanı ve İSO Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Arkan, iyimser ve kötümser senaryolarda tam bir örtüşme olduğu saptamasını yaptıktan sonra sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu demektir ki iyimser olanımız da, kötümser olanımız da aynı şeyden sözediyor. Tek fark, yaptığımız zaman çözüme gideceğiz, yapmadığımız zaman kaosa sürükleneceğiz."
       Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Burhan Karaçam ise iyimser ve kötümser senaryoların örtüşmesinden rahatsızlık duyduğunu belirttikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi altyapı iyiye mi gidecek, kötüye mi? Eğitim daha iyi mi olacak, daha kötü mü? Bu senaryolar uç noktaları ortaya koyuyor. Çözüm için bu unsurların gerçek ağırlığını bulmamız gerek."
       Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Trafik Hizmetleri Başkanı Şevket Ayaz, "kötümser noktadan iyimser noktaya gitmeye çalışıyoruz," diye bir saptama yaptıktan sonra şöyle devam etti: "Bu aslında devletin görevi. Ancak devlet iç güvenlikle uğraşıyor. Kaynaklarda öncelik oraya gidiyor. Görev sivil topluma düşüyor. Mesela otomobil satıcısı uyuşturucu satıcısı gibi davranmamalı. Malını sattığı insanı takip etmeli, eğitmeli. Sürücüyü bilinçlendirmeli."
       Ayaz'dan sonra söz alan Oto Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Bayraktar kısa, ama çarpıcı bir saptama yaptı: Bu toplantıya gelirken, insan faktörünün bu denli ön plana çıkacağını sanmıyordum. Ben bile yurt içinde ve yurt dışında farklı araba kullanıyorum. Türk insanının temel özellikleri üzerine kafa yormalıyız.
       Prof. Sencer Divitçioğlu'nun açtığı tartışmayla, Türk insanının tarihsel, toplumsal ve kişisel özellikleri trafik sorunumuzun ve iyimser / kötümser senaryoların yorumlanmasının odak noktasına oturmaya başladı.
       İleri Sürücü Teknikleri uzmanı Demir Bükey de Prof. Divitçioğlu'nun görüşlerine katıldığını belirttikten sonra, "2 ayrı lisan var. Batı'da ortak bir dil oluşmuş. Türkiye ise çeşitli dilleri alıp bir şablon oluşturmaya çalışıyor. Bu arada bir sürü tercüme hatası da yapılıyor. Kendi insanımızın eğitim ve algılama düzeyine uygun bir ortak dil oluşturmalıyız," diyerek önemli bir noktaya sıçradı.

       (Soyadına göre alfabetik olarak)

       * Ahmet Arkan: Oto yan sanayicisi, İSO ve TTGV yönetim kurulu üyesi
       * İskender Atakan: Eski rallici, Nova Reklamcılık'ın sahibi
       * Şevket Ayaz: Emniyet Genel Müdür yardımcısı, Trafik Hizmetleri Başkanı
       * İbrahim Aybar: Varan Genel Müdürü
       * Ahmet Bayraktar: Taşıt Araçları Yan Sanayi Derneği Başkanı
       * Doç. Ali Atıf Bir: Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Dekan yardımcısı
       * Demir Bükey: İleri sürücü teknikleri uzmanı, eski rallici, trafik eğitimcisi
       * Ergin Cinmen: Yurttaş Girişimi'nin sözcüsü, avukat
       * Hayrünnisa Çilingiroğlu: Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu eğitim müşaviri
       * Mehmet Demirpençe: BMC Kamyonları Yönetim Kurulu Başkan Vekili
       * Prof. Sencer Divitçioğlu: Ekonomist
       * Erhan Dumanlı: Halk Sigorta Genel Müdürü
       * Prof. Dr. Rıdvan Ege: Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı Başkanı
       * Hasan Eren: Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdür yard.
       * Bülent Esinoğlu: Sanayi Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü
       * Prof. Yılmaz Esmer: Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi, sosyolog, istatistikçi
       * Erol Evgin: Sanatçı
       * Akın Gönen: ANAP milletvekili, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı, eski devlet bakanı
       * Hitay Güner: Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı
       * Doç. Mustafa Ilıcalı: İstanbul Belediyesi Trafik Daire Başkanı, Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi
       * Salih Irmak: Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Bakım Dairesi Başkanı
       * Emine Kalkan: Kırmızı Işık Kazaları Araştırma ve Önleme Derneği Başkanı
       * Nazire Kalkan: Milliyet Gazetesi
       * Burhan Karaçam: Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü
       * Kadir Kendirci: Adana Trafik Eğitim Derneği Başkanı
       * Ruhat Mengi: Sabah Gazetesi yazarı
       * Dursun Önal: Sürücü Kursları Derneği Başkanı
       * Hüsnü Paçacıoğlu: Sabancı Üniversitesi Genel Sekreteri
       * Seher Pamir: Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırması Daire Başkanı
       * Prof. Süleyman Pampal: Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü
       * Ahmet Piker: Brisa Genel Müdürü
       * Meral Tamer: Milliyet Gazetesi
       * Prof. Tosun Terzioğlu: Sabancı Üniversitesi Rektörü
       * Prof. Dr. Ercan Tezer: Otomotiv Sanayi Derneği Genel Sekreteri
       * Tınaz Titiz: Beyaz Nokta Vakfı Başkanı, eski turizm ve devlet bakanı
       * İzmir Tolga: Birleşik Reklamcılar şirketinin sahibi
       * Yeşim Yasak: Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu uzman psikoloğu
       * Prof. Nadir Yayla: İTÜ İnşaat Fakültesi öğretim üyesi
       * Atalay Yeşil: Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı Başkanı





Yazara E-Posta: m.tamer@milliyet.com.tr