Trafik felç, ama ambulansta rötar yok

Belediye Başkanımız sayın mimar Dr. Kadir Topbaş'ın marifetiyle İstanbul'un pek çok yerinde akıl almaz boyutlara ulaşan trafik işkencesiyle boğuşurken sık sık ambulansları düşündüm her nedense. Gidecekleri yere zamanında ulaşamadıkları için kim bilir nice hayatlar yitip gidiyordur diye...Medline Genel Müdürü Faik Ahmet Kurşunoğlu gazeteye geldiğinde ilk sorum bu oldu. "İşlerimiz hiç aksamıyor," yanıtını aldığımda ise hayli şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Eskiden olduğu gibi şimdi de acil çağrıların (zaten acil olmayan yok) % 85'ine en geç 15 dakikada ulaşıyorlarmış. Sistem, Medline'ın merkezinden bir network'un yönetilmesine dayanıyor. Telefon geldiğinde ambulanslardan en yakın olanı, içinde doktoru ve aneztezi teknisyeniyle birlikte derhal hastaya gönderiliyor. Medline'ın İstanbul'daki 24 ambulansından yarıya yakını Amerikan Hastanesi, İtalyan Hastanesi, Florance Nightingale, Metropolitan, John Hopkins ve Acıbadem hastanelerinin önünde bekliyormuş. Son 2 haftadır Levent'ten bizim gazetenin bulunduğu Bağcılar'a 4 ayrı yerdeki yol çalışmasını aşarak gelmek zorundayız. Saatlerimiz yollarda geçiyor. Bu sohbet benim için hayli yararlı oldu. Sizlere tavsiyem şu;Siren çalarak yol almaya çalışan ambulansın içinde hasta yok beni mi kandırıyor diye artık sinirlenmeyeceksiniz, tamam mı? Çünkü, içinde hasta bulunan ambulansın siren çalmasına gerek yokmuş. Çünkü bu ambulanslarda 8 - 9 saat yoğun bakım servisi verilebilen ekipmanlar varmış. Siren müdahale etmeye giden ambulansa yolun açılması için çalınırmış. Bilmem gazete ve TV haberlerinde gözünüze çarpmış mıydı? Geçenlerde İzmir'de bir trafik polisi, siren çalarak hızla yol alan ambulansı içinde hasta yok diye durdurup hesap sormuş, ambulansın doktoru derdini anlatıncaya kadar kaybedilen zaman nedeniyle hasta hayatını kaybetmişti. Siren ne zaman çalar? Kurşunoğlu ile sohbette öğrendim ki, bir hayat kurtarmak için yola çıkan ambulansların, daha hızlı yol almak isterken en sinirlendikleri husus, öndeki yol vermeyen arabalardan çok, arkalarına takılıp takip eden araçlar: "Özellikle hastaya gidildiğinde bu çok kritik. Çünkü ambulans kazalarında en yüksek oran arkadan çarpmalar. Hızla giderken bir fren anında arkadan çarptıklarında, kaza tutanakları falan derken hastaya yetişmemizi engelliyorlar. Önümüzün açık olması kadar, arkamızın açık olması da önemli. Artık ambulansın arkasına da hoparlör koyacağız, gerektiğinde "Takip etmeyin" anonsu yapabilelim diye..." Arkadan bindirenler Kurşunoğlu, Sabancı Holding Planlama ve İş Geliştirme bölümünde 14 yıl çalıştıktan sonra yeni organizasyon çalışmaları sırasında gruptan ayrılmış. Şimdi Şevket Sabancı'nın çocukları Emine Kamışlı ve Ali Sabancı'ya ait Esas Holding'in sahibi bulunduğu Medline'da aslında yine Sabancı'larla birlikte... Medline abonelik sistemiyle çalışıyor, ama çağrı merkezini arayan herkese acil müdahale ekibi gönderiliyor tabii. Standart abonelik kişi başına yılda 100 YTL, check up'lısı 350 YTL. Medline'ı her arayan, doğal olarak yakınını kaybetme endişesiyle panik halinde. Bu yüzden de bazen çok zor adres ve yol tarifi alınabiliyormuş. Acil durumlarda saniyeler bile önemli. Üye olanların telefon numarasına bağlantılı olarak adresini, dijital haritalara kaydetmek suretiyle telefon geldiği anda adres sorulmadan ambulansı hareket ettirmek mümkün olabiliyormuş. mtamer@milliyet.com.tr Esas Holding'e ait