Tüketici Yasamızla övünebiliriz

Tüketici Yasamızla övünebiliriz

     Türkiye'deki yasal düzenleme AB'li uzman Prof. Thierry Bourgoignie'ye göre Belçika, Yunanistan, Portekiz ve İtalya gibi ülkelerin ilerisinde Ürün güvenliğiyle ilgili bir madde bulunmaması ve tüketicinin sözleşmelerde adil olmayan hükümlere karşı korunmaması ise yasanın eksiklerinden sayılıyor
     Nazire KALKAN

       Tüketicinin korunması uygulamalarında henüz Avrupa Birliği standartlarını
       oturtamamış olsak da, en azından yasal düzenlemeler açısından başımız dik sayılır. Tüketici Yasası'yla birlikte İsveç'teki Ombudsman tarzı hakem heyetlerini yaşama geçiren Türkiye, bazı düzenlemelerde AB ülkelerinden daha ileri bir konumda sayılıyor.
       Hatırlarsanız Türkiye, Tüketici Yasası'na biraz da Gümrük Birliği'nin hatırına kavuşmuştu. İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV) önceki gün düzenlediği "Avrupa Birliği ve Türkiye'de Tüketicinin Korunması" konulu seminerde Gümrük Birliği sonrası gelişmeler tüketici odaklı olarak değerlendirildi. Seminerin yabancı konuğu Prof. Thierry Bourgoignie ise Tüketici Yasası'nı AB gözüyle yorumladı.
       Tüketicinin korunması, Avrupa Komisyonu'nun çevre ve ulaşımla birlikte öncelikli ilan ettiği 3 konudan biri. Dolayısıyla Türkiye'nin AB'yle uyum sürecinde büyük önem taşıyor. İKV Yönetim Kurulu Başkanı Meral Gezgin Eriş'in belirttiği gibi tüketicinin korunmasında eksik noktalar bulunması, dış ticarete engel bile teşkil edebilir.
       Eriş'in verdiği bilgiye göre, Türkiye'de hala AB mevzuatı ve Avrupa Komisyonu'nun bu konudaki kararlarının kapsamlı bir çevirisi bulunmuyor. AB'ye aday ülkeler arasında bulunmadıkları halde Rusya, Ukrayna, Gürcistan gibi ülkeler bu tür eksikliklerini yine AB'nin teknik ve mali yardımıyla giderme imkanına sahipler. Orta Avrupa ülkeleri de AB'den çok önemli yardımlar görüyorlar. Türkiye ise bu fonların hiçbirinden yararlanamıyor. Türkiye'nin bu dezavantajlı konumunu dikkate alan İKV, mevzuatı kendi imkanlarıyla Türkçe'ye çevirerek yayınlayacak.
       Yeni Louvain Üniversitesi Tüketici Hakları Merkezi Direktörü Prof. Thierry Bourgoignie, Türkiye'deki yasanın tüketiciyi pek çok açıdan Avrupa Birliği mevzuatında öngörüldüğünden daha sıkı koruma altına aldığını vurguladı. Türkiye'deki çerçeve yasayı son derece kapsayıcı bulduğunu ifade eden Bourgoignie, Avrupa Birliği'nde ise tüketiciyle ilgili hemen her alan için ayrı bir düzenleme yoluna gidildiğini, tüketici haklarının daha çok bankacılık, sigortacılık, kapıdan satışlar gibi farklı sektörler için ayrı ayrı değerlendirildiğini belirtti. Ancak şimdi Belçika, Portekiz ve İtalya gibi bazı ülkeler de kendi tüketici yasalarını çıkarmaya hazırlanıyorlarmış.
Tüketici Yasamızla övünebiliriz       Avrupalı uzmana göre, yasanın ikinci üstünlüğü ise Tüketici Mahkemeleri ve tüketici hakem heyetleri gibi iki önemli kurumu hayata geçirmesi. Gerçi bildiğiniz gibi Türkiye'de henüz tüketici mahkemelerinin yapması gereken işi ticaret mahkemeleri yapıyor. Ancak davalar kadı usulü görüldüğü için çabuk yürüyor. 1000 yerleşim biriminde oluşturulan hakem heyetleri ise geçtiğimiz yıl 22 bin tüketici şikayetini ele almış.
       Bourgoignie'nin belirttiğine göre Avrupa'nın pek çok ülkesinde Tüketici Mahkemesi yok. Yine pek çoğunda bizdeki hakem heyetlerinin rolünü üstlenen bir kurum bulunmuyor. Tüketici davalarının mevcut yasama kanalları içinde çözülmeye çalışılması ise çoğu zaman sorun yaratıyor.
       Buna karşılık bizdeki Tüketici Yasası'nın da AB'ye göre bazı önemli eksiklerinden söz ediliyor. Prof. Thierry Bourgoignie'ye göre yasada genel ürün güvenliğine hiç değinilmemiş olması son derece vahim. Oysa tüketici güvenliği AB'de neredeyse birinci sırada yer alıyor. Tüketici sözleşmelerinde adil olmayan hükümler konusu da AB'ye göre açık bırakılmış. Bu konulardaki düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor. Türkiye'de televizyon ve postayla yapılan satışların kapıdan satışlar çerçevesinde değerlendirilmesinin de AB mevzuatıyla fark yarattığına değinen Bourgoignie, "uzun mesafeden yapılan satışların ayrı bir maddede düzenlenmesinden yanayız," dedi.

       İspanya'nın başkenti Madrid'de trafik sıkışıklığı, yeraltı yollarıyla çözülecek. The Guardian'da yer alan habere göre şehir metrosunun 50 metre aşağısına yeraltı yolu ve park yeri yapılması için 2.2 milyar dolarlık bir proje başlatıldı.
       Kent içinin yoğun trafik sıkışıklığını yüzde 100 çözmesi beklenen bu projede yeraltına dairesel bir karayolu yapılacak. 12 farklı noktadan çıkışı bulunacak yolun toplam uzunluğu 100 kilometreyi bulacak. Yeraltına 30 bin araçlık bir park yeri yapılması da proje hedefleri arasında.

       Van Gogh'un otoportresinin 71 milyon dolara satılmasıyla birlikte, yılbaşından bu yana sanatsever yatırımcıların sanat eserlerine ödedikleri toplam miktar 2.5 milyar dolara ulaşmış oldu. Financial Times'a göre, bu rakam yıl sonuna dek 3 milyar doları bulur. Haberde, bu yılki rakamın geçtiğimiz yıllara göre daha yüksek olduğu, ancak 1989'daki 4.6 milyarlık rekor satışa yetişemediği belirtiliyor.

       İnternetle alışverişlerde küçük hatalar, şirketlere milyarlarca dolarlık zarara maloluyor. The Guardian gazetesi, bu konuda iki örnek vermiş. İlki doğalgaz satışı yapan ED&F Mann şirketiyle ilgili. Şirket yetkilisi yanlış bir düğmeye basınca, müşterilere şiparişlerinin 100 katı fazla teslimat yapılmış. Hata sonradan düzeltildiği halde şirket yine de 415 bin dolar zarara uğramış.
       Londra Borsası'nda faaliyet gösteren SETS şirketinde ise yanlışlıkla basılan düğme, 50 bin hissenin gerçek değerinden yüzde 15 ucuza satılmasına sebep olmuş. Satış iptal edilmeseymiş, şirket 280 bin dolar zarar edecekmiş. Uzmanlara göre hızla gelişen internet piyasasında 18 milyar dolarlık satışta 17 milyon dolarlık zarar normal!

       Amerika'da zayıflamayla ilgili diyet ürünlerinin İnternetteki reklamlarına kısıtlama geldi. 7 üretici firmanın internette yanıltıcı reklam yaptığına karar veren Amerikan Federal Ticaret Komisyonu, reklamları denetleme kararı alırken, üreticiler hakkında da yasal işlemlere başladı.
       ABD'de İnternet reklamlarında ilk kez görülen bu kısıtlamada, tüketici şikayetleri etkili oldu. International Herald Tribune gazetesinin haberine göre, İnternette yaklaşık 1200 kadar diyet ürünü tanıtılıyor ve bunların büyük çoğunluğunda "mucizevi biçimde kilo verileceğine ilişkin inanılmaz iddialar" yer alıyor.

     Tesco ve Sainsbury gibi ünlü süpermarket zincirleri, müşteri kaybının önüne geçebilmek için bizdeki bakkal çırağı yöntemini benimsediler

       Süpermarketler önce bakkalları yenmişlerdi. Şimdi aynı süpermarketler bakkalvari yöntemlerle rekabet etmeye çalışıyorlar.
       The Guardian'ın haberine göre İngiltere'nin ünlü süpermarket zincirleri Iceland, Tesco ve Sainsbury, son dönemde müşteri çekebilmek amacıyla Türk usülü çırak sistemiyle evlere servis yapmaya başladılar.
       Bizim Türkiye'de öteden beri alışık olduğumuz bakkal çırağı yönteminin İngiltere'de benimsenmesi, süpermarketlerin popülaritesinin gün geçtikçe azalmasının sonucu sayılıyor. Son araştırmalar, görüşlerine başvurulan İngiliz müşterilerden yüzde 40'ının süpermarketlerden giderek soğuduğunu gösteriyor. Kasaların önündeki uzun kuyruklar, aşırı kalabalık ve aradığı ürünü zorlukla bulabilmek, tıpkı benim gibi İngiliz tüketiciyi de bezdirmiş.
       Diyebilirsiniz ki "siz de o zaman İnternet üzerinden alışveriş yapın." Evet bugün artık Migros da, Gima da, Tansaş da evimizden hiç çıkmadan, rafları dolaşmadan, kalabalıktan bunalmadan ve kasa önündeki uzun kuyruklarda ter dökmeden internet üzerinden alışveriş yapabilme olanağı sağlıyor bize. Üstelik siparişlerimizi, gece televizyon izlerken bile evlerimize getiriyorlar.
       Ancak habere göre süpermarketlerin umut bağladığı web sayfalarına İngiliz tüketicisi fazla rağbet göstermemiş. Bu ilgisizlik, Avrupa'nın diğer ülkelerinde olduğu gibi İngiltere'de de yaşlıların sayısının hayli yüksek olması ve yaşlıların genelde İnternet'i kullanamamasıyla açıklanıyor.
       Çırak yöntemi ise bayağı işe yaramış. İnternet uygulamasından esinlenen İngiltere'nin ünlü süpermarketleri, müşterilerine evde bakabilecekleri kataloglar hazırlıyorlar. Müşteriye de telefonla siparişini vermek kalıyor.
       Türkiye'de süpermarketlerden çırakla evlere servis yok. Sadece lüks semtlerde birkaç mağazası olan Makro, yüklü alışveriş yapan birkaç müşterisine eve servis hizmeti veriyormuş.



Yazara E-Posta: m.tamer@milliyet.com.tr