Tüketici Yasası'nda AB'ye uyum çalışması

Tüketici Yasası'nda AB'ye uyum çalışması

Tüketici Yasasında  ABye uyum çalışması
Tüketici Yasası'nda AB'ye uyum çalışması

Tüketici mevzuatında Avrupa Birliği'ne tam uyum için kolları sıvadık. Sanayi Bakanlığı, Tüketici Yasası değişiklik tasarısı üzerinde uzun zamandır çalışıyor. TBMM'ye yakında sevk edilecek olan tasarı, AB yönergelerine ek olarak konut, sağlık ve eğitim konularına da yeni yorum getiriyor.
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) ve Friedrich Ebert Vakfı, hafta içinde "AB'ye uyum sürecinde nasıl bir Tüketici Yasası?" konulu bir toplantı düzenledi. Toplantıda sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, akademisyenler ve bakanlık yetkileri, TÜKODER Başkanı Mehmet Sevim'in sunduğu tebliğden yola çıkarak tasarıyı masaya yatırdılar.
Tüketici mevzuatında Türkiye'nin uyumdan sorumlu olduğu 18 Avrupa Birliği direktifi var. 5 yıl önce Gümrük Birliği'ne girerken çıkardığımız 4077 sayılı Tüketici Yasası, eksiklerin önemli kısmını giderdi. Hatta bazı alanlarda AB'den ileri bile geçti. Ancak TBMM'nin hala elinin değmediği üç temel konu kaldı;
* Ürün güvenliği
* Elektronik satış
* Tek taraflı sözleşmeler
Ürün güvenliği, Dış Ticaret Müsteşarlığı'na havale edildi ve onların hazırladığı yasa tasarısı 2 ay önce Bakanlar Kurulu'na sevk edildi. Ürün sorumluluğu konusunda ise Sanayi Bakanlığı yetkilileri Tüketici Yasası'nın 4. maddesinde yapılan ekle tüketiciye tazminat isteme hakkının tanınacağı ve böylelikle AB direktifiyle uyumlu hale geleceği görüşündeler.

Tazminat hakkımıza kavuşmaya az kaldı

Türk tüketicisi ayıplı mal karşısında ne yapması gerektiğini artık öğrendi, ancak ürün güvenliği ile ilgili sorun çıktığında hakkını arayamıyor: Diyelim ki elektrik prizi bozuk çıktı. Yenisiyle değiştirmek ya da para iadesi istemek mümkün. Ancak aynı priz yüzünden elektrik çarpsa, mevcut yasalar çerçevesinde hakkınızı aramanız zor.
İzmit'te 2 yıl önce bir ev kadını eczaneden aldığı kolonya yüzünden ölmüştü. Çünkü üretici kolonyada yüksek miktarda metil alkol kullanmıştı. Gazete arşivlerimiz "cinayet gibi kaza" haberleri açısından pek bir zengindir. Ancak kurbanların ya da geride kalan yakınlarının tazminat isteme yolları neredeyse tıkalıdır.
TBMM'ye sevk edilecek Tüketici Yasası değişiklik tasarısı Türk hukuk sisteminde devrim sayılacak bir yenilik getiriyor:
* Tüketici bozuk bir ürün yüzünden ölüm, yaralanma ya da 250 milyon liranın üzerinde maddi hasara maruz kalırsa üreticiden malın değiştirilmesi ya da para iadesine ek olarak tazminat da talep edebilecek.
* Her türlü sözleşmede yer alan haksız koşullar tüketici için bağlayıcı olmaktan çıkarılıyor.
* Kapıdan satışlarla ilgili hükümler "mesafeli sözleşmeler" olarak adlandırılan telefon, televizyon ve internette yapılan alışverişler için de geçerli kılınıyor. Böylece elektronik ortamda yapılan alışverişler için de 7 günlük cayma hakkı doğuyor.
* Kapıdan satışlarda sözleşme tarihini tüketicinin elyazısıyla yazması şartı konuluyor.
Sanayi Bakanlığı haksız sözleşmelerle ilgili bir tebliğ de hazırladı. Tıpkı Avrupa Birliği yönergelerinde olduğu gibi tüketici sözleşmelerinde yer alamayacak maddeler tek tek sıralanıyor. Yasa yeni haliyle Meclis'ten çıktığında tebliğ de devreye girecek.

Konuta 5 yıl koruma

20 milyon liraya aldığınız ütünün her bir parçası Tüketici Yasası'nın garantisi altındayken 20 milyar, hatta 120 milyar lira saydığınız dairenizde işiniz şansa kalmış...
Komik ama fiili durum bu. Hukukçulara sorduğunuzda hemen Borçlar Kanunu'ndan dem vuruyorlar ve konut sahibinin de aslında her türlü hakka sahip olduğunu söylüyorlar. Ancak 17 Ağustos depreminde, mevcut yasalarımızın pek işe yaramadığını gördük.
Tüketici Yasası'nın yeni hali ise konutu da mal tanımı içine alıyor ve ayıplı olması olasılığına karşı mal sahibini 5 yıl boyunca koruma altına alıyor. Nasıl ki 2. el otomobil bile alsanız asıl sorumlu üretici firmaysa, konutta da ayıbın tazmininden müteahhit sorumlu tutulacak.
Avrupa Birliği yönergeleri zaten konutun ayrılmaz parçalarını tüketici hakları kapsamında değerlendiriyor. 80 taşra teşkilatından gelen raporları değerlendiren Bakanlık, bu alanda bir adım daha atmaya karar vermiş ve AB yönergelerinde yer almadığı halde konutun kendisinin de Tüketici Yasası kapsamında ele alınmasını uygun bulmuş.

Doktor hatasına da hakem heyeti

Değişiklik tasarısıyla birlikte Tüketici Yasası'nın "Ayıplı hizmetler" başlıklı 4A maddesi, sağlık ve eğitim hizmetlerini de kapsayacak biçimde genişletiliyor.
Bu durumda yanlış iğne yüzünden kolu kesilen hasta ya da çocuğunun özel okulda aldığı eğitimden memnun kalmayan baba da tüketici hakem heyetlerinin yolunu tutabilecek.
Sanayi Bakanlığı Tüketicinin Korunması Genel Müdür yardımcısı Ozan Güler, "AB'de böyle olmayabilir. Zaten biz AB'de bu yaklaşımın eksik olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. Kimi hukukçular elmalarla armutları karıştırmayalım diye itiraz ediyor. Ama bize göre bir mal ya da hizmet için para ödeyen herkes tüketicidir ve başına bir şey geldiğinde bu yasayla hakkını arayabilmelidir" diyor.