Tüketici Yasası'nda nasıl bir değişiklik?

Tüketici Yasası'nda nasıl bir değişiklik?


     TÜKODER Başkanı Sevim'e göre yeni taslağın yumuşak karnı, ön ödemeli kampanya yapan firmalardan banka teminat mektubu istenmemesi

       Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, 2 yıldır üzerinde çalıştığı Tüketici Yasası değişiklik taslağının önümüzdeki yasama yılında Meclis'e gelmesi için çalışmalarını hızlandırdı.
       Bu süreci yakından izleyen Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Başkanı Mehmet Sevim, tasarının olumlu tarafları olduğu kadar eksikleri ve yanlışları da bulunduğu görüşünde. Sevim'e göre tasarının tüketiciye getireceği en ciddi katkılar şunlar:
       * Tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin ayıplı çıkması durumunda tazminat hakkı isteyebilmesi
       * Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretlerinin bakanlıkça karşılanması ve davaların tüketicinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde açılabilmesi
       * Mal tanımına, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malların da eklenmesi
       Buna karşılık Sevim kapıdan pazarlama, yanıltıcı reklam yapanlara kesilen para cezaları gibi alanlarda gerileme olduğu görüşünde. Kampanyalı satışlarla ilgili düzenlemenin yetersiz kalması ise en önemli sıkıntılardan biri. TÜKODER bu konunun "banka teminat mektubu" ile düzenlenmesi gerektiğinde ısrarlı ki bize göre de batakçı firmaların önünü kesmekte en işe yarar çözüm bu görünüyor. "Müteselsil sorumluluk" ilkesinden taviz verilmesi de yasa değişikliğine getirilen eleştiriler arasında.
       TÜKODER Başkanı Sevim, taslağa yönelik eleştirilerini şöyle sıralıyor:
       * Mevcut yasanın en ciddi kazanımlarından biri ayıplı mal ve hizmette tüketiciye para iadesi hakkı tanınmasıydı. Taslakta para iadesi ifadesi çıkarılmış, yerine "sözleşmeden dönme" hakkı getirilmiş. Ayakkabı alırken ya da dişimizi yaptırırken sözleşme imzalayacak halimiz yok. Olmayan bir şey feshedilemeyeceğine göre para iadesi de söz konusu olmayacak herhalde.
       * Tüketici yakın geçmişte Çukurovalı Otomotiv gibi batakçı firmaların düzenlediği kampanyalardan çok çekti. Yeni taslak "Kampanyalı satışlar Bakanlığın izniyle yapılabilir. Ön ödeme, taksit miktarı, teslim süresi, teminat miktarı Bakanlık tarafından tespit edilir" diyor. Bu politik istismara açık bir madde. Örneğin Çukurovalı olayında bakanlık kılını bile kıpırdatmadı. Bunun yerine banka teminat mektubu zorunluluğu getirilseydi, sorun kökünden çözülürdü.
       * Tüketici kredisiyle düzenlenen kampanyalı satışlarda malın teslim edilmemesi ya da kusurlu olması halinde, satıcı gibi banka ya da finans kurumu da sorumlu. Ancak taslakta banka ifadesi nedense çıkarılmış. Yerine getirilen "kredi veren" ifadesi kamuflaj gibi. Şimdi bile otomobil kampanyalarında bankalar sorumluluk üstlenmeye yanaşmıyorlardı. Artık bu madde hiç işlemez.
       * Para cezalarının caydırıcılığı azalmış. Yanıltıcı reklam yapanlara kesilen 5 milyar 400 milyon lira, 2 milyar liraya, ülke genelinde yapılan yanıltıcı reklama verilen ceza 54 milyardan 24 milyar liraya düşürülmüş. Bakanlıktan izin almadan kampanya düzenleyenlere verilecek cezalar 60 milyondan 50 milyona, usulsüz kapıdan satış yapanlara verilen cezalar 121 milyondan 50 milyona indiriliyor.
       * Mevcut yasada kapıdan pazarlamada tüketicinin malı reddetmesi için 7 gün içinde noterden ihtarname çekmesi yeterliydi. Taslakta bu ifade çıkarıldığı için belirsizlik oluşmuş.

76 bin Açık Lise mezunu, yıllardır diploma peşinde

       Milli Eğitim Bakanlığı'nın 5 yıl önce öğretime başlattığı Açık Öğretim Lisesi'nden mezun olurken diplomasını alabilen tek kişi bile yok. Bu öğrenciler bugüne dek hep çıkış belgesiyle idare etmek zorunda kalmışlar.
       Açık Lise'yi 1996'da bitiren Konyalı okurumuz Cem Erden Bostanoğlu, bu yüzden işyerinde zor durumda kaldığından yakınıyor. Tek nüsha halinde düzenlenen diplomanın 4 yıldan beri hazırlanamamasına bir anlam veremediğini söyleyen okurumuz, "Çıkış belgesi her yerde geçmiyor. Mesela çalıştığım işyeri diploma konusunda ısrar ediyor" diyor.
       Yılda 2 dönem mezun veren Açık Öğretim Lisesi'nin yetkilileri ise 1995 yılından bugüne kadar mezun olan 76 bin öğrencinin hiçbirine henüz diplomanın verilmediğini itiraf ettiler!
       Bilgisayar yazılımlarının yetersizliği gibi teknik nedenler ve hızla artan öğrenci sayısına karşın maddi olanakların kısıtlı kalması, bu akıl almaz duruma neden olmuş.
       Yetkililer geçtiğimiz yılın sonuna doğru yazılım programının iyileştirildiğini ve bu sayede diplomaların önemli bölümünün hazırlanmak üzere olduğunu söylemişlerdi. Bizim devreye girmemizden kısa bir süre sonra da yaklaşık 50 bin öğrencinin diploması adreslerine postalandı. Bu konunun gündeme gelmesine vesile olan Bostanoğlu ise diplomasını hala alabilmiş değil.
       Açık liseler, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'ne bağlı. TRT 4'te yayınlanan dersler, kitaplar ve sınavlar, hep bu birim tarafından yürütülüyor.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr