Türk işgücü piyasasının 3 bilmecesi

Kalkınma Bakanlığı ve Dünya Bankası Türkiye Ofisi’nin “Türkiye: Ekonomik Dalgalanma Boyunca İşgücü Piyasalarının Yönetimi” raporunun Ankara’daki lansmanında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2009’dan bu yana yeni istihdam sayısının 4.5 milyon kişiyi aştığını ve bu dönem için tahsis edilen kaynağın 5.5 milyar lira olduğunu belirtmiş.
Sadece ekonomiyle ilgili bakanlar değil, tüm kabine üyeleri her fırsatta 2008-2009’daki küresel kriz sonrasında Türkiye’de yaratılan yeni istihdamla övünüyorlar. Haksız da sayılmazlar. İş dünyasından hiç kimse, kriz sonrasında % 14’ü aşan işsizlik oranının bu kadar kısa sürede % 10’lara gerileyeceğini öngöremezdi.

İstihdamı artıran ne?
İşte Dünya Bankası da şimdi Türkiye’deki kolay izah edilemeyen bu olumlu durumu, Kalkınma Bakanlığı ve akademisyenlerin yardımıyla anlamaya çalışıyor. Raporun Ankara’daki tanıtımının ardından İstanbul’da yapılan toplantıda Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, cevabını aradıkları bilmeceleri şöyle sıraladı:
“Son küresel krizin en büyük etkisi, işsizliğin artması oldu. Hangi ülkeye sorarsanız sorun bu böyle. Türkiye ise kriz sonrasında istihdamını en hızlı artıran ülkelerin başında geliyor.
- Neden istihdam oranı bu kadar düşük?
- Neden kadın istihdamı bu kadar düşük?
- Neden gençler ne çalışıyor, ne okuyor?
- Ne değişti de Türkiye, krizden öncekinin 2 katı istihdam yaratabildi?
- Türkiye, Güney Avrupa’da 30 yıl önceki trendi izleyip kadın istihdamını yükseltebilecek mi?”
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel’e göre raporda 3 temel bilmece var:
1) Ne oldu da krizden sonra istihdam esnekliği büyük ölçüde arttı ve kriz öncesinde büyümeye göre 0.34’ken kriz sonrasında 0.72’ye çıktı; dahası tarım dışı GSYH’da kriz öncesi 0.45’ken, kriz sonrası 0.85’e yükseldi?
2) Raporda Türkiye’de eğitim düzeyi düşük olduğu için düzey yükseldikçe istihdama olumlu katkı yaptığı belirtiliyor; ama bu efsane. Zira eğitim düzeyindeki artış, istihdam artışının ancak 1/3’ünü açıklıyor.
3) Diğer önemli bir bilmece, imalat sanayindeki kayıtlı istihdamda meydana gelen büyük düşüş. Eskiden kriz dönemlerinde kayıt dışındakiler işten ilk atılanlar olurdu; çünkü bedava. Kıdem tazminatı ödemiyorsun. Şimdi ne oldu da işveren, büyük kıdem tazminatları ödeyerek kayıtlı elemanını işten çıkartmayı tercih etti?

Kadınlar rekor kırdı
Raporda kriz süresince kadınların gelirlerinin erkeklere göre gerilediğine dikkat çekilirken, kriz sonrasında cinsiyetlerarası gelir farkının azaldığı belirtiliyor. Bu arada Prof. Gürsel’in verdiği rakamlara göre 2012 şubatıyla 2013 şubatı arasında Türkiye’de 1 milyon 200 bin istihdam artışı olmuş ve bu rakamın 600 küsur bini erkek, 500 küsur bini kadın. Ve bu rakamlarda tarımın hiç payı yok. Bir yıllık bir dönemde neredeyse erkekler kadar kadınların istihdam edilmesi, Türkiye tarihinde daha önce rastlanmış bir durum değil. Bu bir rekor.
Bu arada Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’de işsizlikte hesaplama yönteminin değişmekte olduğunu ve Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in, Avrupa Birliği’ne uyum için yaptığı yeni hesaplama yöntemiyle, işsizlik rakamının 1 puan daha azalacağını belirtiyor.
Anlayacağınız biz Dünya Bankası’nı şaşırtmaya devam edeceğiz.

Düzeltme: Önceki günkü yazımda Amerika’daki açık kalp ameliyatından 30 gün sonraki ölüm oranı % 2 yerine dizgi hatası sonucu % 22 çıkmıştır. Düzeltir, özür dilerim.