Türk moda markalarını e-ticaretle yurt dışına açmak

Dünyanın açık ara en büyük e-ticaret sitesi, cirosu 300 milyar dolar olan Çinli Alibaba. Kurucusu Jack Ma, bugün sadece Çin’in değil; Asya’nın en zengin adamı.

Alibaba’nın ardından e-ticarette dünyanın 2 numarası, 89 milyar dolar cirolu Amazon. 3. en büyük e-ticaret sitesi ise Afrika’dan... Bu üçgen içinde Avrupa’nın yer almaması hem garip, hem de çok anlaşılır!

67 milyar dolar cirolu Güney Afrikalı Naspers Grubu, Alibaba ve Amazon’un aksine “yeni yetme” değil; 101 yıllık geçmişe sahip köklü bir şirket. 130 ülkede faaliyette; online e-ticaret platformlarının yanı sıra ücretli TV ve basılı medyası da var.

Yabancı ilgisi

Naspers Grubu, geçen yıl Markafoni’nin tamamını satın alarak Türkiye piyasasına giriş yaptı. Ülkemizde e-ticaretin, toplam perakende satışlar içindeki payı sadece % 1.6. Bize benzer diğer gelişmekte olan ülkelerde ortalama % 4.5 olduğu hatırlandığında, önümüz hayli açık; gidecek epey yol ve pek çok fırsat var...

Zaten bizim yerli e-ticaret şirketlerine yabancı fonların ilgisi de bunun göstergesi. eBay’ın GittiGidiyor’u 4 yıl önce satın almasıyla başlayan bu ilginin en son ve flaş halkası 589 milyon dolara Delivery Hero’ya satılan Yemeksepeti.com.

Markafoni’yle...

Naspers Grubu Markafoni’yi satın alırken, Türk moda markalarının, yurtdışı pazarlara açılmasında köprü görevi üstlenmeyi hedeflemişti. Markafoni Grup CEO’su İlker Baydar’ın verdiği bilgiye göre Naspers bu hedef doğrultusunda emin adımlarla ilerliyor. Bu yılın başında İstanbul’da düzenledikleri özel bir etkinlikte, Naspers Grubu’nun yakın coğrafyamızda 16 ülkeden şirketlerini Türkiye’nin önde gelen moda perakende markalarıyla biraraya getirmişler. Hemen ardından yurt dışında zaten mağazaları bulunan moda markalarının e-ticaret üzerinden satış yapmalarıyla ilgili anlaşmalar imzalanmış. Bu arada Mudo’nun bütün online operasyonunu Markafoni üstlenmiş.

Bankalararası Kart Merkezi BKM’nin verilerine göre Türkiye’de e-ticaretin geçen yıl 20 milyar dolar olduğunu, ancak bunun 16 milyar dolarının uçak, otel v.s. gibi harcanmalardan kaynaklandığını hatırlatan Baydar diyor ki:

“e-ticarette perakende ürün alışverişi geçen yıl 4 milyar dolardı; bunun da 2-2.5 milyar doları elektronik eşya. Sadece 500 milyon doları moda markalarımız. Bunu katlanarak artırabiliriz. Mudo’dan adL’ye, Kiğılı’dan Yargıcı’ya, Koton’dan Bilsar’a bütün büyümemizi, Türk moda markalarını dünyaya nasıl taşıyabileceğimiz üzerine kurguladık.”

Bizim TV dizilerinin yakın coğrafyadaki popülaritelerinin de katkısıyla umarız bu yönde hızlı yol alabiliriz.

DİĞER YENİ YAZILAR