Türk vergi mükelleflerine adanan kitap

Uzan'ın kriptoları





Revize edilen seçim harcamalarının 9 trilyona yükseldiği belirtiliyor. Bu harcama kalemleri içerisinde 90 kontörlük 150 bin adet Telsim, 150 bin adet Turkcell'de bulunmaktadır.



Çimento fabrikalarından da destek alınması gerektiği, Ladik Çimento'dan Sinop, Tokat ve Amasya illeri için 1500 torba, Ergani ve Urfa Çimento'dan Mardin için sondaj makinesi, iş makinesi ve çimento talepleri olduğu belirtiliyor.
Hakan Uzan tarafından ise bu bilgi ve isteğin Kemal Bey'e fakslanması isteniyor.



Sakarya merkez için alınan 6000 torba çimentonun dağıtıldığı, ilçeler için 6000 torba daha çimento verilmesi durumunda seçim konuşmaları esnasında dağıtılacağı, dağıtılacak çimento bütçesinin 100 milyar lira olduğu belirtiliyor.



Hakan Uzan'a Ergani'den gelen 1000 torba çimentonun Mardin'de Tahir Özmen'e, Ladik Çimento'dan gelen çimentonun Tokat'ta ahmet Adıyaman'a, yine Ladik'ten gelen 1000 torba çimentonun Kastamonu'da Yücel Yılmaz'a teslim edilmesi konusunda talimat isteniyor.
Hakan Uzan ise bu konunun Kemal Bey'e fakslanmasını istiyor.

Yukarıdaki satırlar, mesleğimizin yüz akı Nedim Şener'in son kitabı Uzanlar, Bir Korku İmparatorluğu'nun Çöküşü'nden. Uzan'ın kriptoları denilen çok özel bir bilgisayar programıyla haberleşmenin sağlandığı şifreli yazışmalar, ele geçirildikten sonra ancak çok üstün bilgisayarlarla çözülebildi. Bu kriptolarda seçim harcamalarının nasıl yapıldığı da görülüyor. Yine bu kriptolardan seçim promosyonu olarak çimento dağıtıldığını öğreniyoruz. Daha önce herhangi bir seçim kampanyasında çimento dağıtılmış mıdır? Sanmıyorum. Cem Uzan, Gaziantep'te 3 bin ton çimento dağıtmış, bir 3 bin ton daha dağıtacak. Bunların onayının baba Kemal Uzan'dan geçmesi gerektiğini de yine kriptolardan öğreniyoruz.
Telsim'in içinde bir muhbir var. Mali polise ve TMSF yetkililerine sürekli mektuplar gönderiyor, üstelik arkasına belgelerini de ekleyerek. Mesela mektuplardan birinde, Genç Parti'nin Motorola davasında üzerlerine gelinmesin diye kurulduğunu ve asıl sahibinin baba Kemal Uzan olduğunu belirtiyor. Muhbirin bu iddiasını, yukarıdaki kriptolar da doğruluyor.

Nedim'in resmi evrak ve belgelerin ağırlıkta olduğu kitabı, su gibi okunuyor. ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'e el konulduktan sonra İmar Bankası'ndan mevduat çekilişleri oluyor. Dönemin BDDK Başkanı Engin Akçakoca, Uzanlar'ı görüşmeye çağırıyor. BDDK'ya 11 kişilik ekiple giden baba Kemal Uzan, Akçakoca'nın "ÇEAŞ ve Kepez'e el konulmasından sonra nakit akışınız kesildi. Bankaya para koyabilecek misiniz?" sorusuna bir soruyla yanıt veriyor: "Siz biliyor musunuz? Beni ilk defa kim aradı geçmiş olsun diye: Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel!"
Kemal Uzan, herhalde bu ismin hâlâ bazı kapıları açabileceğini zannediyor. Ancak Cumhurbaşkanı olduğu 1995'te Çiller hükümetinin ÇEAŞ ve Kepez'e el koyma kararını veto eden Demirel'in ismi, BDDK'da para etmiyor...

Günümüz gazeteciliğinde, türüne giderek daha nadir rastlananlardan biri olan, gazetemiz deneyimli ekonomi muhabiri Nedim Şener, 80'li yıllarda Özal'la başlayan, 90'lı yılların sonlarına doğru zirveye çıkan gösteriş ekonomisinin vitrinindeki en kural tanımaz grubu masaya yatırıyor.
Nedim, kitabını Türk vergi mükelleflerine adıyor. Uzanlar'ın topluma yükledikleri 8.5 katrilyonluk faturadan, bugün ve gelecek on yıllarda daha az eğitim olanağı, daha az sağlık hizmeti ve daha düşük bir hayat standardı olarak Türkiye'de yaşayan herkes payını alacağı için...