Türk yargı sisteminin 2 sınavı

Aşkın davası, adil yargılanma hakkı ve hukukun üstünlüğünün çetin sınavı olacak. Pamuk davasında ise yargının, ifade özgürlüğüne bakışı sınanacak.Orhan Pamuk davası için gerek Türkiye'de, gerekse Avrupa'da ve hatta dünyada kilit noktalardaki geniş bir kitle seferber olmuş durumda. Yarın Avrupa Parlamentosu'ndan bir heyet salt bu nedenle İstanbul'a geliyor. Çok da iyi ediyor...Aşkın içinse Türkiye'de geniş bir tepki cephesi oluştuğu halde, yeterince seslerini duyuramıyorlar. Çünkü organize değiller. Çaresizlik içinde birbirleriyle haberleşiyorlar. Eh, Cumhuriyet tarihimizde ilk kez bir rektör, elleri kelepçelenerek hapse konulduğu için bu konuda bir deneyim, birikim, bir ezber yok tabii... (Temennimiz bundan sonra da olmaması). Dolayısıyla Pamuk davasında olduğu gibi dört dörtlük dosyalar hazırlayıp, Avrupa'da konuyla ilgilenebilecek tüm mercilere anında iletmeyi bilemiyorlar... Bu hafta tüm projektörler yargının üzerinde. Van Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın bugün Van'da, yazar Orhan Pamuk cuma günü İstanbul'da yargılanıyor. Avrupa Birliği'nin Aşkın konusundaki sessizliğinin bir nedeni, AKP hükümetinden bilgi istediklerinde "Bu bir yolsuzluk davasıdır, birkaç üniversite rektörü daha sırada..." yanıtını almış olmalarıysa, diğer nedenlerinden biri de pekâlâ Aşkın davasının içyüzüyle ilgili olarak bugüne dek doğru - dürüst bilgilendirilmemiş olmalarıdır. Buradan çıkarılacak dersler vardır. Ama bizim yıllardır izlediğimiz AB, ne iktidar kanadından gelen bu tür yanıtlara pabuç bırakır, ne de yeterince bilgilendirilmediği bir konuya sırtını çevirir. Bizim bildiğimiz AB, kendi öncelikleri doğrultusunda araştırmalarını yapar, kendi istediği sonuçlara ulaşır ve "gerekçesini" de açıklayarak pozisyon belirler!Evet, Türkiye'deki her konuda söyleyecek sözü olan AB Temsilcisi Hansjörg Kretschmer, konu Van olunca "yargıya müdahale" ilkesini hatırlatmakla yetindi durdu. Ülkemizde kuş uçsa müdahil olan AB Komisyonu sus - pus. AB neden sus - pus? Bu durum, yılların usta sanatçısı Metin Akpınar'a dokunmuş. E - postamda biriken Aşkın'la ilgili mesaj dağları arasında Akpınar'ınkini sizlere aktarmak istiyorum:"Yücel Aşkın'ın uğradığı büyük haksızlığa karşı köşenizde yürüttüğünüz kampanyayı canı gönülden destekliyorum. Beni hayrete düşüren, aleyhinde dava açılan Orhan Pamuk'a haklı olarak bu kadar sahip çıkan AB'nin, neden Aşkın'a destek vermediğidir.Acaba Yücel Aşkın Kemalist olduğu için mi?Sizden bir ricam var. Yücel Aşkın'la ilgili e - mail gönderebileceğimiz AB üst düzey yöneticilerinin adreslerini köşenizde yayınlar mısınız?" Akpınar'ı şaşırtan... Epey uğraştıktan sonra, en önemli 3 ismin e - posta adresleri ve faks numaralarına ulaştık:AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehnfaks: 0032 22 95 85 61Olli.REHN@cec.eu.intAvrupa Parlamentosu, TBMM Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijkfaks: 0032 22 84 91 76jlagendijk@europarl.eu.intTürkiye'deki AB Temsilcisi Hansjörg Kretschmerfaks: 0312 446 67 17sergul.aktan@cec.eu.int mtamer@milliyet.com.tr Faks ve e - postalar