Türkiye'den uzun tek dış gezisi Çin'e

Türkiye'den uzun tek dış gezisi Çin'e


     7 yıldır ABD Başkanı olan Clinton'ın yurt dışı gezilerinde Yeltsin'le tam 9 kez buluşmuş. Geçen yılki Çin gezisi ise 9 gün sürmüş

       ABD Başkanı Bill Clinton, 1993 ocak ayından beri görevde. Türkiye'ye geldiğinden bu yana ısrarla "ABD Başkanı olduğundan beri en uzun 2. dış gezisini" yaptığı vurgulanıyor.
       Pekiyi bizimkinden uzun yegane dış gezisi hangi ülkeye idi?
       Amerikan Başkonsolosluğu'nun yardımlarıyla ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İnternet'teki web sitesine ulaştık ve sadece bizimkinden uzun tek dış seyahatini değil, en fazla hangi ülkeye gidip en çok hangi liderle görüştüğünü, dış gezilerinde en sık neler yaptığını da öğrendik. Örneğin Clinton'un ziyaret ettiği ülke parlamentolarında konuşma yapmaya meraklı olduğunu farkettik.
       İnternet'in olanakları sağolsun. Bizden daha uzun kaldığı tek ülke olan Çin'deki temaslarıyla ilgili çarpıcı fotoğraflar da bulduk.
       Yandaki resimlere lütfen bir göz atın! Sizce Clinton'un Erkan bebeği kucağında hoplatması tesadüf mü? Çin bayrağının altında Çin yelpazesiyle nasıl da bulunduğu ortamla tam uyum içinde duruyor?
       Clinton demek ki bunu hep yapıyor! Dünyanın bu tek süpergücünün başkanının atacağı her adımın her karesinin önceden mükemmelen planlandığı, hiçbir şeyin tesadüfe bırakılmadığı görülüyor. (AGİT nedeniyle Türkiye'ye gelen Amerikan delegasyonunun tam 1500 kişiden oluştuğunu biliyor muydunuz?)
       Şimdi gelelim Clinton'un dış gezilerine:
       İlk dış gezi Kanada'ya, ama Vancouver'de Rusya lideri Boris Yeltsin'le görüşmüş. (3 - 4 nisan 1993)
       Temmuzda Asya'ya yaptığı 5 günlük geziye Japonya'daki G - 7 zirvesini, Yeltsin'le buluşmayı, Kore Devlet Başkanı Kim'le görüşmeyi ve Kore Parlamento'sundaki konuşmasını sığdırmış.
       Clinton'un 9 - 16 ocak 1994'te Brüksel'de NATO zirvesiyle başlayan gezisi Prag, Ukrayna ve Belarus'ta ülke liderleriyle görüşmelerle sürüyor. Moskova'da Yeltsin'le ve Cenevre'de Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'la görüşme de var.
       ABD Başkanı, İtalya, İngiltere ve Fransa liderlerini ilk kez 1994 haziranında ziyaret etmiş. 5 günlük gezide Fransız Parlamentosu'nda da bir konuşma yapmış.
     
Temmuz 1994'te Litvanya'da Baltık Devletleri'nin devlet başkanlarıyla yapılan bir görüşmeyle başlayan gezide ise Bonn'da başbakan Kohl ve diğer Alman yetkililerle yapılan görüşmeler, Varşova'da Polonya Parlamentosu'nda yaptığı konuşma ve İtalya'daki 3 günlük G - 7'ler zirvesi var.
     Clinton'un ilk Ortadoğu gezisi 25 - 28 ekim 1994'te. Mısır'da başlayıp, sırasıyla Ürdün, Suriye, İsrail, Kuveyt ve Suudi Arabistan liderleriyle görüşmüş. İsrail Parlamentosu'nda ve ardından Ürdün Parlamentosu'na birer konuşma yapmiş. Amman'da İsrail - Ürdün barış anlaşmasının imza töreninde bulunmuş.
       Kasımdaki 4 günlük dış geziye Filipinler'i ziyaret ve Endonezya'daki Asya Pasifik Ekonomik Konseyi var. 1994'ün 1 günlük son dış gezisi, Budapeşte'deki AGİK zirvesi.

1995'te nerelere gitti?

       1995'in dış gezileri Kanada ve Haiti ile başlıyor. 9 - 12 mayıs 1995'te önce Rusya'ya resmi ziyaret ve Yeltsin'le görüşme, ardından Ukrayna'ya resmi gezi var.
       Haziranda G - 7'lerin toplantısı için yeniden Kanada'ya gitmiş ve Rus lider Yeltsin'le de görüşmüş.
       5 kasımda gidip bir gece kaldığı İsrail ziyaretinin nedeni, başbakan Rabin'in cenaze töreni.
       Clinton 28 kasım 1995'te İngiltere ziyareti ile başlayan Avrupa gezisinde sırasıyla İrlanda, Almanya ve İspanya'da devlet başkanları ve başbakanlarla görüşmüş, İngiltere Parlamentosu'nda bir konuşma yapmış ve gezinin son durağı olan Madrit'te Avrupa Birliği toplantısına katılmış.
       14 aralıkta Bosna Barış Anlaşması'nın imza töreni için bir günlüğüne Paris'e gitmiş.

1996'nın gündemi

       13 ocak 1996'da Bosna - Hersek'te devlet başkanı İzzetbegoviç ve Hırvatistan devlet başkanıyla görüşmüş. Martta Mısır ve İsrail'i kapsayan 2 günlük gezinin gündemi terörizme karşı işbirliği. Nisandaki 6 günlük Uzakdoğu gezisinin ilk durağı Kore'de devlet başkanı Kim'le barış görüşmelerine katılmış, oradan Amerikan - Japon güvenlik anlaşması için Tokyo'ya geçmiş. Son durağı St. Petersburg'daki G - 7'ler toplantısının ardından yine Yeltsin'le görüşmüş.
       27 - 29 hazirandaki Fransa gezisinin amacı G - 7'lerin bu kez ekonomik zirvesi. Ayrıca BM Genel Sekreteri Butros Gali ve Rusya Başbakanı Çernomirdin'le buluşma.
       19 kasımda Avustralya'dan başlayıp Filipinler ve Tayland'a uzanan 1 haftalık Pasifik gezisinde Avustralya Parlamentosu'nda bir konuşma ve Manila'daki Asya Pasifik Ekonomi Konseyi'ne katılım var.

Yine Yeltsin, yine Yeltsin

       1997'nin ilk dış gezisi 20 - 21 martta Rus lider Yeltsin'le zirve için Finlandiya'ya. Mayıs başında Orta Amerika ülkelerine, mayıs sonunda ise önce NATO, ardından Avrupa Birliği toplantısı için Paris'e gitmiş.
       Ertesi ay İspanya'da NATO toplantısıyla başlayan yeni bir Avrupa gezisi, sırasıyla Polonya, Romanya ve Danimarka'da devlet başkanlarıyla yapılan görüşmelerle son bulmuş.
       Başkan'ın ekimdeki Güney Amerika gezisi, Venezüella, Brezilya ve Arjantin'i kapsıyor. Kasımda 2 günlüğüne Kanada'ya giden Clinton'un 1997'deki son durağı Bosna - Hersek.

1998'de Afrika ve Çin'e

       1998'in ilk dış gezisi 23 martta Gana'dan başlayan Afrika gezisi. Sırasıyla Uganda, Ruanda, Güney Afrika, Botswana ve Senegal'i kapsıyor. Clinton ülkelerin her birine 2'şer gün ayırmış. Güney Afrika'da Mandela'yla görüşen Clinton, Parlamento'da bir konuşma yapmış.
       Nisanda 2. Amerikalar Zirvesi için kısa bir Şili gezisi var. Mayısta İngiltere'de G - 8'lerin, Cenevre'de Dünya Ticaret Örgütü'nün toplantısına katılmış.
       24 haziranda başlayıp 3 temmuzda biten Çin gezisi, Clinton'un tek ülkeye yaptığı en uzun gezi. Pekin'den başlayıp HongKong'a uzanıyor. 1 - 3 eylülde Moskova'ya giden Clinton, yine Yeltsin'le görüşmüş. Aynı gün başbakan Tony Blair'le görüşmek üzere İngiltere'ye gitmiş.
       19 - 20 kasımda Japonya'da İmparator Akihito ve başbakanla yapılan görüşmenin ardından Kore'ye geçen Clinton, devlet başkanı Kim'le buluşmuş.
       Yıl sona ererken İsrail ve Filistin Özerk Bölgesi'nde Netanyahu ve Arafat'la buluşmuş. Filistin Ulusal Konseyi'nde bir konuşma yapmış.
       Bu yılın ilk dış gezisi Ürdün Kralı Hüseyin'in cenaze töreni için Amman'a. Martta Guatemala'da yapılan Orta Amerika Zirvesi önceskinde bölge ülkelerine ziyaretler var.
       4 mayısta Brüksel'deki Kosova konulu NATO toplantısının ardından 16 haziranda Cenevre'de ILO görüşmeleriyle başlayan Avrupa gezisi ise Fransa, Almanya ve Slovenya ve Makedonya'da liderlerle yapılan görüşmelerle devam etmiş.
       Clinton temmuz sonunda Saraybosna'da Sırbistan'ın demokratikleşmesiyle ilgili bir zirveye katılmış. Eylül ortasında Asya Pasifik Ekonomi Konseyi için Yeni Zelanda'ya gitmiş. Clinton son olarak da kasım başında Norveç'teki Ortadoğu Zirvesi'nde hazır bulunmuş.

Clinton ev sahibi, bizimkiler misafirdi!

       Hafta başından beri Clinton ailesine endekslenmiş durumdayım. Bill nerelere girip çıkıyor, Hillary nerelerde konuşma yapıyor, kızları Chelsea bu seyahatin baştan sona her evresinde neden arz - ı endam ediyor?
       Türkiye ABD'nin son göz bebeği. Avrupa'daki ve Ortadoğu'daki başmüttefiki İngiltere ve İsrail'e şimdi bir de Türkiye'yi eklemiş bulunuyor.
       Olan biten, oldukça sıradışı. Clinton sanki Türkiye'de değil Japonya'da! Bize birinci sınıf dünya ülkesi muamelesi yapıyor.
       Lütfü Kırdar'daki Kültür Gecesi'nde Clinton ailesinin 3 ferdi tam kadro hazır ve nazır. Üstelik de ev sahibi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve eşinden 10 - 15 dakika önce geliyorlar. Ön sıralardakilerle merhabalaşıp ayaküstü sohbet ediyorlar. Hatta Nazmiye - Süleyman Demirel çifti salona girdiklerinde "hoş geldiniz" diyerek ellerini sıkıp ev sahipliği bile yapıyorlar! Bill, Nazmiye hanımın yanaklarına öpücükler konduruyor...

Demirel tutuna tutuna

       Ertesi gün AGİT'in açılışında da Clinton her şeye hakim. Demirel, zirvenin ilk oturumundan sonra verilen arada salonu terk ederken ancak yüksek arkalıklı koltuklara tutuna tutuna yürüyebiliyor, ama Clinton kıpır kıpır bir orkestra şefi gibi. Tüm dizginler elinde. Kendinden öylesine emin ki! Zaten Demirel'in de çocuğu yaşında!
       Zirve öncesinde de zirve sırasında da sanki marifetmiş gibi defalarca belirtildi: 1975'teki Helsinki Belgesi'nin altına imza atan dünya liderlerinden sadece Demirel yine iktidarda. Demirel'in 25 yıl önceki imza ortakları ABD Başkanı Richard Nixon'u, Almanya Başbakanı Helmut Schmidt'i, İngiltere Başbakanı Harold Wilson'u çoktan unuttuk. Sadece Fransa'dan Valery Giscard d'Estaing yakın zamana kadar gündemdeydi.
       Zirvenin ilk gününde toplantıları izlemeye çalışırken yanıma yaklaşan bir İngiliz gazeteci, "Sizin liderler neden hep yere bakarak yürüyorlar? Başbakanınız da öyle, Cumhurbaşkanınız da..." diye sormaz mı? Demirel Clinton'la temasları sırasında da merdivenlerde tökezlenmişti. Zaten genelde Başbakan Bülent Ecevit'in parkinsonundan, alzeimerinden söz ediliyor, ama Demirel'in de son dönemde katıldığı her açılış ya da temel atma töreninde rahatsızlanarak bir süre dinlenmeye çekildiği kulaklara fısıldanıyor.
       75'i devirmiş, tapu işlemi yapmak isteseler doktor raporu gerekli liderlerimizin bundan böyle işleri zor. Çünkü özellikle kadınlarımız Clinton'a hayran kaldılar. Clinton yüzünden son günlerde televizyon başından ayrılamıyorlar: Bu sayede AGİT'in ne olup ne olmadığını da adeta ezberlediler. Ya seçimlerde de Clinton gibi lider isteriz diye tuttururlarsa...


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr