Türkiyenin Davostaki marka değeri

Yeni hükümetimiz, AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki ağır toplarıyla Davosta görücüye çıkıyor. Acaba nasıl algılanacak?Türkiye denince Batılının aklına ilk gelen, neyse ki artık sadece Geceyarısı Ekspresi değil. Önce Galatasaray, ardından Milli Takım derken Tayyip Bey de, seçimlerin hemen ertesindeki başarılı Avrupa Birliği turlarıyla Batı basınında Türkiye ile ilgili algılamayı olumlu yönde epey değiştirdi. AKPye hiçbir konuda yakınlığı olmayanlar bile teslim ediyorlar ki, Türkiye ile ilgili olarak doğruya en yakın haber, yorum ve bilgiler, Tayyip Beyin son AB maratonu sırasında Batı basınında -üstelik de gayet geniş- yer aldı. Hatırlayın, haftalık İngiliz The Economist dergisi, Ramazanda mahyaları ışıl ışıl bir camisiyle Türkiyeyi kapak bile yaptı.Batı basınının ağır toplarının çoğu Davosa gelecek ve bakalım yeni hükümeti, Davosta yansıyan görüntüsüyle nasıl değerlendirecek? Dünya Ekonomik Forumu toplantıları bugün Davosta başlıyor. Türkiye ile ilgili oturum bombardımanı yarın ve öbür gün. Marka olmanın ABCsi Borçayı 2 yıl kadar önce Ankarada, ikimizin de konuşmacı olduğu bir toplantıda dinlemiş ve anlattıklarını fevkalade ufuk açıcı bulmuştum. Borça sonra "Bu topraklardan dünya markası çıkar mı?" adlı bir kitap yazdı. Davos öncesi kitabı bulup biraz karıştırdım. Saptamaları çok çarpıcı: Tam bunları düşünüp gazetede son hazırlıkları yaparken, elime marka danışmanı Güven Borçanın biri 25 Ocak, diğeri 31 Ocak - 1 Şubatta Bursada BÜSİAD salonlarında vereceği seminerlerle ilgili davet mektubu geçti: Marka olmanın ABCsi. Süperstar Ajda Uganda denince İdi Amin, Vietnam denince savaş gelmiyor mu aklınıza? Vietnamda savaş biteli 30 sene oldu ve de çok güzel bir mutfağı var; ama kafamızdaki algılamalar bir yerlere takılmış kalmış.Evet, markalar konusunda olduğu gibi ülkeler konusunda da derin araştırmalar yapıp her şeyi bilmemiz gerekmiyor: Biz tüketiciyiz ve daima haklıyız! Vietnam hükümeti, ülkeleri hakkında farklı düşünmemizi istiyorsa, gelip bize bunu dikkatimizi çekecek şekilde anlatmalı! Tamam mı? "Süperstar denince Ajda Pekkan, Minik Serçe denince Sezen Aksu gelir aklımıza. Oysa Ajda neredeyse 20 yıldır bir hit üretemedi. Sezen de artık minik serçe sayılmaz. Ancak beynimizde o şekilde yer etmişler. Geceyarısı Ekspresi İnsanlar yoğun iletişim bombardımanı altında. Ve beyin, bir markayı genelde tek bir özelliğiyle özdeşleştirmeye eğilimli olduğundan, o ülke hakkındaki imajı da genelde gündemin en üst maddesiyle sınırlıdır: Fransa = aşkVietnam = savaşTayland = seks turizmiMısır = piramitlerİskoçya = viskiKolombiya = uyuşturucuBrezilya = karnavalİran = mollaTürkiye = insan hakları ihlalleri Aynı şekilde bir Batılının Türkiye hakkında Geceyarısı Ekspresi ile oluşmuş ve haberlerde duyduklarıyla şekillenmiş bir imajı varsa, bu onun suçu değil. Zira adamın bu şekilde bölük pörçük fikir sahibi olduğu 150 ülke daha var. Aynen markette karşısına çıkan 300 marka gibi... Dünyada bu tür değişimler, iktidar değişmeden zor gerçekleşir."Kitap çıkalı 1 yıl olmadı. Ama Türkiyede iktidar radikal bir biçimde değişti. Demek ki inandırıcı adımların atılabilmesi için önemli bir fırsat var. Yeni iktidar da şimdiye kadar dışarıda bu fırsatı pek fena kullanmış sayılmaz.Marka danışmanı Borça da Tayyip Bey sayesinde Türkiyenin dışarıdaki imajının düzelmekte olduğu görüşüne katılır mı bilemiyorum. Davos haberlerinin Herald Tribune, Financial Times, Die Zeit ve Frankfurter Allgemeineye nasıl yansıdığını gördükten sonra Borçanın fikirlerine başvuracağım. mtamer@milliyet.com.tr Türkiyenin insan hakları ihlalleriyle özdeşleşen temel konumlandırması, ancak içeride sorunun çözümüne yönelik inandırıcı adımların atılmasıyla değişme yoluna girer. O da iletişim olarak iyi yönetilirse...