Türkiye'nin en devrimci kadını öldü

Çocuk sahibi olunca arkadaşlarınız da kısmen değişir. Bir bakarsınız ki çocukları sizinkiyle benzer yaşta bir arkadaş grubunuz oluşuvermiş. Yıllar geçer, çocuklar büyüyüp kendi arkadaşlarını seçer, siz de özgürce kendinizinkileri...Duygu Asena bir istisnaydı. 90'lı yılların ortalarına doğru Doğan Medya Center çatısı altında buluştuğumuzda biz arkadaşlığı hızla ilerletirken, kızım Doğa da Duygu'yu "en yakın arkadaşı" ilan etti. Üçümüz birlikte dolaştık, eğlendik, acı - tatlı çok şeyi paylaştık. Anneler bilir. Doğa'nın Marmara Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü kazandığını, Duygu ile birlikte üçümüz Antalya'da tatildeyken öğrenmiş, pek sevinmiştik.Babası aniden öldüğünde kızıma bunu söylemek, daha doğrusu babasının öldüğüne inandırmak gibi çok zor bir görev, Duygu'ya düşmüştü.Doğa'dan fırsat buldukça (!) Duygu ile birlikte konferanslar verdik, televizyon programlarına çıktık, birlikte diyet programları uygulayıp 7 - 8'er kilo vermeyi başardık...Duygu, dergileri kapatılıp da Milliyet'te köşe yazmaya başladıktan bir süre sonra daha seyrek görüşür olduk ve bizim üçlü giderek koptu. O daha çok seyahat eder olmuştu, sık sık Doğu'ya gidiyordu; ben TV'de bir ekonomi programını sırtlanmış, iş yükümü ikiye katlamıştım. Sanki her ikimizin hayatında yeni bir dönemece gelinmiş, yollarımız eskisi kadar sık kesişmez olmuştu. Duygu'nun dostluğu Duygu'nun beyninde tümör olduğunu öğrendiğimde ve çevresinde tanıdığı- tanımadığı, kadınlardan ve erkeklerden çoook geniş bir sevgi çemberi oluştuğunu görünce, sağlığıyla ilgili gelişmeleri günü gününe, kimi zaman gözyaşlarıyla, ama hep uzaktan, telefonun öbür ucundan izlemeyi yeğledim. Onun gibi zarif, güzel, muzip, mütevazı, akıllı, kararlı, cesur, devrim yaratan bir kadını, neredeyse konuşmaktan ve söyleneni anlamaktan alıkoyan bir durumda görmeyi kendime kabul ettiremedim. Akıllı, kararlı, cesur Duygu bana göre Türkiye'nin en devrimci kadınıydı. Eğer günün birinde Türkiye'nin sadece erkekler için yazılmamış bir tarihi kaleme alınırsa, Duygu Asena ismi, bir dönüm noktası olarak tarihimizdeki yerini alacaktır.Duygu, bizimki gibi maço bir toplumda kadına, kendi kadın kimliğine sahip çıkmasını, bir kadının cinselliğinden vazgeçmeden de erkeklerle boy ölçüşebileceğini, akıllı kadınların seksapellerini örtmeden de toplum içinde bir yerlere gelebileceklerini anlattı. Onunki, cinsel eşitlik için bir başkaldırı hareketiydi. Kendisi de öyle yaşadı. Genç kızlarımızı, erkek toplumumuzda ille de tayyör giymeden, kardeş-bacı olmadan da ayakta durabilecekleri konusunda yüreklendirdi. Bir dönüm noktasıydı Duygu, duygularını, arkadaşlarıyla konuştuğu gibi kâğıda döküyordu. İçten gelen bir başkaldırıydı onunki. Kadının, kadın olarak duygularına sahip çıktı. Kadınlar tarafından kolay algılandı, benimsendi ve çok sevildi.Duygu'ya burun kıvıranlar, tepeden bakanlar da çok oldu. Yaşadıkları çağda değerlerinin anlaşılamaması devrimcilerin yazgısıdır.Duygu Asena'nın yerini kimse dolduramaz. mtamer@milliyet.com.tr Devrimcilerin yazgısı