TÜSİAD’dan Cizre’de barış sürecine gövde gösterisi

Daha fazla demokrasi ve barış, ekonominin gelişmesi için en iyi teşvik

TÜSİAD’dan Cizre’de barış sürecine gövde gösterisi

Cizre
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD ve TÜRKONFED’in, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde kalkınma hamlesinin başlatılması için düzenlendiği Zirve dolayısıyla Cizre’deyiz.
14. yüzyıldan kalma Kırmızı Medrese’nin bahçesindeki toplantıda Şırnak merkez ve ilçeleri Beytüşşebap, Silopi, Güçlükonak, İdil’den gelmiş büyük bir kalabalık var. Yollarda bizi beyaz karanfillerle karşılayıp, ellerimizi sıkmak için birbirleriyle yarışıyorlar. İlgi o kadar yoğun ki ancak “kenara çekilin arkadaşlar, misafirlerimize yol açın” anonslarından sonra Kırmızı Medrese’ye ulaşabiliyoruz.

Ağır toplar bir arada
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, TÜSİAD’ın bir önceki Başkanı Ümit Boyner, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Turcas Petrolcülük’ün sahibi Erdal Aksoy ve adlarını burada sayamadığım diğerleri...
İş dünyasının kreması olarak niteleyebileceğimiz bu isimlerin hepsi, daha önce defalarca Güneydoğu’ya gitmişlerdir; ama tek tek ve kendi şirketleri/vakıfları için...

Cizre’de bir ilk yaşandı
Bu toplantının önemi, hepsinin birarada topluca gelmelerinde; yani Cizre’de bir ilk yaşanıyor! Barış sürecine müthiş destek veren bir gövde gösterisi bu! TÜSİAD, bugüne kadar sosyal boyutu ön planda olan böyle bir program yapmamıştı. Barış süreci, yeni Başkan Muharrem Yılmaz ve yönetime davet ettiği Cizreli işadamı Tarkan Kadooğlu’nun çabalarıyla birleşince, böylesi anlamlı ve insanın yüreğine dokunan bir buluşma çıkmış ortaya.

Coşkulu alkışlar
Biz gazetemiz Milliyet’in “Geleceğe Yatırım, Türkiye’ye Yatırım” toplantıları çerçevesinde Batman ve Diyarbakır’dan, Mardin, Urfa ve Gaziantep’e bu bölgeye son aylarda pek çok kez geldik. Özellikle barış sürecinin başlamasından sonra bambaşka bir atmosferle karşılaşmıştık; BARIŞ’ın adı bile yetmiş, sihirli bir değnek gibi değdiği her yere iyimserlik rüzgârları getirmişti.
Dün aynı iyimserliğe Cizre’de de tanık olduk.
TÜSİAD Başkanı Yılmaz, “Çözüme yatırıma geldik” dediğinde alkışlanmadı ama, “eşit yurttaşlık” ya da “demokrasinin güvencesi” veya “barış sürecinin aksamaması” dediğinde coşkuyla alkışlandı. Buraların insanı tabii ki yatırım da bekliyor, ama yatırımdan daha çok barışı, huzuru ve eşit vatandaşlığı istiyor.
Kadooğlu’nun konuşmasında hatırlattığı gibi Cizre’nin sembolik önemi de büyük: “Binlerce yıl önce Nuh’un Gemisi’nin karaya oturduğu Şırnak’tayız. Ve Nuh’un Gemisi’nde olduğu gibi bugün bizler de hepimiz aynı gemideyiz.”

Sabancı: Türkiye uçar
Barış sürecinin Türkiye’yi uçuracağını ülkemizde ilk söyleyen Güler Sabancı olmuştu. Sabancı Vakfı’nın desteklediği Çocuk Gelinler projesiyle ilgili bir uluslararası toplantıda rakamlara bakıp da Batı ile Doğu arasındaki uçurumu görünce “En büyük sorun, bölgesel gelişmişlik farklarının büyüklüğü. Bu sorunun üzerine gidebilirsek, Türkiye uçar” demişti. Dün Cizre’de Sabancı’ya duygularını sorduğumda “Bugün hep beraber olma zamanı,” dedi ve devam etti:
“Dünya konjonktürü de sıkıntılı döneme giriyor; likidite azalınca bizim gibi ülkelerde dengelere dikkat etmek lazım. Barış süreci bu açıdan da çok büyük önem taşıyor. Bunun aksatılmadan götürülmesi için hepimize görev düşüyor. Türkiye’nin ekonomik ve sosyal olarak yeni bir ivmeye ve yükselme dönemine geçmeye ihtiyacı var. Bu da ancak barış sürecinin tamamlanmasıyla mümkün. Biz iş dünyası olarak tabii ki desteklemeliyiz, ama çözüm süreci, mutlaka yeni özgürlükçü bir Anayasa ile güvenceye alınmalı.”

En iyi teşvik barış
Güler Sabancı gibi TÜSİAD eski Başkanı Ümit Boyner de kadın konusuna çok duyarlı ve bu çerçevede yıllardır bölgenin kadınlarına istihdam yaratmak, kız çocuklarının önünü açmak için çaba harcıyor.
Boyner’le Cizre yolunda konuştuğumuzda “Türkiye’nin elini-ayağını bağlayan bu sorunun inşallah sonuna geliyoruz artık. Hepimiz bu süreçte kendi grubumuzda ekonomik boyutta daha fazla ne yapabiliriz diye bakıyoruz” demişti. Ümit Hanım Zirve’deki kısa konuşmasında ise 10 senedir Güneydoğu’dan daha fazla mal aldıklarını, kadın istihdamına katkı sağlayabilecek şekilde mal almaya özen gösterdiklerini anlattı. Boyner’in de vurguladığı gibi “ekonominin gelişmesi terörü bitirir” demekle olmuyor; daha fazla barış ve daha fazla demokrasi, ekonominin gelişmesi için en iyi teşvik.