UNICEF bizlere, çocuk haklarını hatırlatıyor

Çocuk Hakları Sözleşmesi, 1989’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan en hızlı ve en yaygın biçimde kabul görmüş İnsan Hakları Sözleşmesi olarak tarihe geçti. Türkiye de dahil 193 ülkenin taraf olduğu sözleşme, en fazla ülkenin onayladığı insan hakları belgesi.
Sözleşmenin kabulünün 25. yılı olan 2014’te, Nobel Barış Ödülü’nün 2 Asyalı çocuk hakları aktivistine verilmesiyle bu önemli konuya yeniden dikkat çekilmek isteniyor.
Bu sözleşmeyle, çocuklara bakış açısının ve muamele tarzının değişmesi gereği kabul edilmiş, onları sadece korunmaya muhtaç varlıklar olarak gören eski bakış açısı yerine çocukların, belirli bir dizi hakları olan insanlar olarak görülmesi -kâğıt üzerinde de olsa- sağlanmıştı.

Karnemiz zayıf
Bu 25 yılda UNICEF’in (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) liderliğinde dünyada ve Türkiye’de de çocuklar adına hak temelli pek çok adım atıldığına kuşku yok. Ancak istatistiklere baktığımızda ülkemizin çocuk hakları karnesi maalesef hiç de parlak değil. Örneğin son 10 yılda çocuğa yönelik şiddet ve cinsel suçlardaki artış eğilimi sürüyor. Buna karşılık ülkemizde çocuklar, çocuk hukukuna göre değil, ceza hukukuna göre yargılanıyor.
GSYH’dan çocuk sorunları için ayrılan pay % 1.3’lerde; nüfusumuzun % 29’unu çocuklar oluşturduğu halde, GSYH’nın çok azı çocuklar için harcanıyor... Uzmanlara göre Türkiye’de çocukla ilgili sözleşmenin imzalanmasıyla birçok olumlu yasal düzenleme yapıldı; ancak yasalar maalesef kâğıt üzerinde kalıyor ve çocukların hayatına yansımıyor.
Benim UNICEF’le ilk ilişkim, 10 yıl önce Vakko’nun çocuklar yararına satışa çıkartacağı 1000 eşarp için kamera karşısına geçerek başlamıştı. 4-5 yıldır da UNICEF’in iyi niyet elçilerinden biriyim. Ancak benim UNICEF’e katkıyla ilgili karnem de pek parlak sayılmaz. Gerçi Milliyet olarak yıllarca ailelerin kız çocuklarını okula göndermeleri için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte büyük kampanyalar yürüttük ve bugün artık ilköğretim için böyle bir sorun kalmadıysa bizim Baba Beni Okula Gönder seferberliğinin katkısı büyüktür.

UNICEF Türkiye
UNICEF’in Türkiye’deki çalışmaları çok kapsamlı:
- Milli Eğitim Bakanlığı ile en dezavantajlı bölgelerde, daha fazla çocuğun okul öncesi eğitim alması için erken eğitim merkezlerinin açılması,
- 13-14 yaşlarındaki kız çocuklarının evlenme ve erkek çocuklarının aile bütçesine katkı için çalışma hayatına başlamaları dolayısıyla yüksek olan okul terk oranlarının azaltılması çalışmaları,
- Yargılama sürecinde çocukların Çocuk Dostu Süreçler’den geçmeleri için hizmet sağlayıcıları da kapsayan çalışmalar,
- Tarım işçisi ailelerin çocuklarının ve tarım işçisi çocukların eğitim, sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar,
- IKEA’nın desteğiyle başlatılan, çocukların şehirlerde ihtiyaçları olan yaşam alanlarına erişimlerini sağlayacak Çocuk Dostu Şehirler projesi.
25. yıl kutlamaları kapsamında 11 aralıkta Swissotel’de gerçekleşecek UNICEF Balosu’ndan elde edilecek gelirin tümü, UNICEF’in Türkiye’deki çalışmaları için kullanılacak.
Sizler de çocuklarımıza daha iyi bir dünya yaratma çabasının parçası olmak ister miydiniz?