Uzaydaki adresimiz 42" Doğu, Somali

Eski ekonomiyle yeni ekonomi içiçe geçmiş. Yolun bir yanında ağır sanayii, diğer yanında uzaya yolculuk ve dijital sinyallerle dünyaya dönüş...

Uzaydaki adresimiz     42 Doğu, Somali
Uzaydaki adresimiz 42" Doğu, Somali

Türkiye'nin uzayda tapusu alınmış 4 tane yörünge pozisyonu var. Hepsi de Doğu meridyenleri üzerinde: 31 derece, 42 derece, 50 derece ve 73 derece. Son ikisinin üzerine henüz inşaat yapmış, pardon uydu yollamış değiliz.
İlk uydumuz Türksat 1B, 31 derece Doğu meridyeninde dünyadan 38 bin km mesafede dünya ile aynı hızda dönüyor. Yakıtının biteceği 2004 yılına kadar da dönmeye devam edecek.
2007 yılına kadar uzayda kalacak olan Türksat 1C ise Somali üzerinde 42 derece Doğu meridyeninden bize dijital sinyaller göndermek suretiyle hizmet veriyor. Televizyonlarımızın uydudan sinyal alan çanak antenleri 42 derece Doğu Meridyeni'ne bakıyor. Zaten Türksat 1C devreye girdiğinde, çanak antenlerin yeniden ayarlanması gerekmiş, bayağı da problem olmuştu.
3. uydumuz sağ salim uzaydaki yörüngesine oturtulduğunda böyle bir sorun olmayacak. Çünkü yeni uydumuz, Türksat 1C ile aynı meridyende, yani 42 derece Doğu'da yörüngeye oturtulacak.
Ancak Türksat 1C'de yer kalmadığı için başka uydulardan kanal kiralayarak şu anda yayın yapanlar, abonelerinin çanak antenlerini yeniden ayarlamak zorundalar tabii. Bir ek maliyet de söz konusu.

Muzay Cumhuriyeti
Eski ekonomiyle yeni ekonomi içiçe geçmiş. Yolun bir yanında ağır sanayii, diğer yanında uzaya yolculuk ve dijital sinyallerle dünyaya dönüş...

Fransız Guyanası'nda otobüsle git git bitmek bilmeyen kuş uçmaz kervan geçmez yollarda, roket kuleleri ve demiryolu benzeri raylı sistemlerle karşılaşmanız da mümkün. Ancak güvenlik kartınız varsa tabii...
Ev sahiplerimiz bu kartları hazırlayıp boyunlarımıza astılar ve böylelikle ana yoldan saparak demir parmaklıklı kapıları (yolun kapısı) açtırabildik ve yolun 2 yanındaki uzay taşımacılığı sistemlerini otobüsün içinden ve epey uzaktan da olsa görebildik.
Guyana'daki uzay merkezi, Fransız ordusu tarafından korunuyor. Yolun 2 yanına dikenli yüksek tel örgüler çekilmiş. Yolun bir tarafında tam bir ağır sanayii görüntüsü hakim. Deniz yoluyla Guyana'ya getirilen devasa roket parçaları yanlış anlamadıysam babadan kalma usüllerle birleştiriliyor. Çalışanlar kan ter içinde. Görüntü 200 yıllık sanayi toplumuna yakışır, eski ekonominin dik alası.
Ancak bu roket, eski ekonominin yöntemleriyle birleştirildikten sonra yine eski ekonominin demiryollarını andıran raylı sistem üzerinden epey bir mesafe kat ederek yolun öbür yanına geçiyor ve Guyana'ya uçakla gönderilen uyduyu içine alarak uzaya taşıyor. Sonra da uzaydan yeni ekonominin dik alası dijital sinyaller dünyaya gönderilmeye başlanıyor.
Guyana, Ekvator çizgisinin üzerinde yer aldığı, nüfusu seyrek, deprem riski neredeyse sıfır, tsumanisi - fırtınası falan olmadığı ve tabii Fransız sömürgesi olduğu için seçilmiş. Tropikal meyvaları ve her mevsim yeşil binbir çeşit ağaçlarıyla Muz Cumhuriyeti olarak kalacakken, Uzay Cumhuriyeti'ne dönüşüvermiş.
Yerli halk uzay merkezine duacı. Çünkü Guyana'daki üretimin yarısı, istihdamın dörtte biri, vergilerin yüzde 40'ını uzay merkezindeki faaliyetler sonucunda yaratılıyor. Ülkede toplu iğne bile üretilmiyor, her şey Fransa'dan ithal. O yüzden de Latin Amerika'nın en pahalı ülkesi.
Yüzölçümü Türkiye'nin 9'da 1'ine yakın olduğu halde Fransız Guyanası'nda sadece 134 bin kişi yaşıyor. Bu 134 bin kişinin çoğunluğu da geçmişte Afrika'dan getirilen siyah kölelerin torunları Creoleler'den oluşuyor.

Uyduyu taşıyan roket 400 ton ağırlığında
Fransız Guyanası'ndaki sıkı korumalı uzay merkezinde yolun bir yanında Arian 4, diğer yanında ise Arianespace'nın son medar - ı iftiharı Arian 5 roketleri, kule evlerinin içinde kendilerini bizden gizleyerek duruyorlar.
Arian 4'ler, ağırlıkları 4 tona kadar olan uyduları taşıyabiliyor. Bir seferde en fazla 2 uydu (toplam ağırlığı 4 tonu geçmemek koşuluyla) fırlatabiliyorlar. Arian 4'lerin kendi ağırlıklarının 400 ton olduğunu duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Bu 400 tonun içinde yakıtın önemli bir payı var.
Tabii bu durumda Arian 5'lerin 700 ton ağırlığında olmasını doğal karşılıyorsunuz. 4 uyduyu birarada uzaya fırlatabilen Arian 5'lerle uzaya uçabilmek için, uydunun ağırlığının 4,5 - 5 tondan az olmaması gerek.
Bizim uydu 3,5 ton ağırlığında. Bu ağırlığın yarısı, uydumuzu uzayda 15 yıl yaşatabilecek yakıt. Yörüngeye ne kadar kolay oturtulursa, yakıtı o kadar çok dayanacak.
Bizim uydumuz gibi sabit yörüngede dönen haberleşme uyduları, ekvator üzerinden fırlatılıyor ve dünyadan 36 - 40 bin km uzaklıkta yörüngeye oturtuluyor. Ancak uydu 200 km'de, yani dünyaya çok yakın bir mesafede Arian füzesinden ayrılıyor. Ve saniyede 9.5 km yol almak suretiyle 36 km yüksekliğe ulaşıyor. Ancak yörüngeye oturtulamazsa 200 km'ye geri dönmesi de pekala mümkün. Bir uydu, fırlatıldıktan 2 hafta sonra yörüngesine tam olarak oturtulabiliyor.