Yeni yılda benim adım maydanoz

Yeni yılda benim adım maydanoz

       Yeni yılda kendime bir isim taktım: Maydanoz. Çünkü üstüme vazife olmayan işlere karışmaya karar verdim.
       Aslında Tüketici Köşesi'yle 15 yıldır üstüme vazife olmayan işlere karışmışım galiba. Başlangıçta hiç farkında olmadan, sonraları ise belki zaman zaman farkına vararak ama adını koymadan...
       Artık kararlıyım. Yeni yılda her çorbaya maydanoz olacağım!
       Sevgili Hasan Pulur sözlükten baktı: Bu deyimin karşısında, her işe burnunu sokmak, her işe karışmak yazıyor. Pulur, eksik olmasın benim için birkaç sözlüğü karıştırmış ve maydanozla ilgili sadece 2 deyim bulabilmiş. Diğeri de maydanozlu köfteler. Bu deyimin karşılığında ise bir şeyi abartarak anlatmak yazıyor.
       İşte ben yeni yılda, her çorbaya maydanozdaki türden maydanozluk yaparak, maydanozlu köftelere pek meraklı olan meslekdaşlarıma, bu köşeden küçük hatırlatmalar yapmaya niyetlendim.
       Hangi konuda derseniz, tahmin edebileceğiniz gibi öncelikle trafik konusunda... Tabii sadece abartılı haberlere değil, çarpıtılarak toplumu yanlış yönlendirenlere, kazaların suçunu trafik canavarına yükleyip, trafik kuralını çiğneyen yurttaşları sütten çıkmış ak kaşık gibi gösterenlere...
       Tabii bu arada zaman zaman çizmeyi aşıp trafik konusunun dışına da çıkabilir, özellikle bazı özel TV'lerin en popüler konularının başında gelen Bogaz Köprüsü'nden intihar haberlerine de mercek tutabilirim. Çünkü Milliyet Tüketici Köşesi okurlarının Boğaz Köprüsü'nden intihar girişimiyle meşhur olmak isteyenlere ve onları meşhur edenlere de yoğun tepkileri var.
       Bu maydanozluk da nereden çıktı diye soranlarınız olabilir. Milliyet Tüketici Köşesi olarak 10 aydır sürdürdüğümüz Trafik Kampanyası süresince kafama dank etti ki, trafiğin ülkemizdeki içler acısı durumunun sorumlusu biz yurttaşlarız. (Hatta siyasetteki tahammül edilmez seviyesizliğin de...)
       Gerek sürücüler gerekse yayalar olarak trafik kurallarını her fırsatta çiğniyoruz. Böylece trafikte ya intihar ediyor ya da cinayet işliyoruz. Ondan sonra da bir trafik canavarı yaratarak ve suçu onun omuzlarına yükleyerek bu işin içinden sıyrılmaya, kendimizi masum göstermeye çalışıyoruz. 10 aylık kampanya sonunda geldiğim nokta şu:
       Türkiye'de gerçek trafik kazası sayısı çok az. Olanlar kaza değil cinayet ya da intihar. Trafik cinayetinin cezası ise sıfır. Trafikte adam öldüren, hapis bile yatmıyor. Neredeyse cinayet işlemek isteyenlere trafikte adam öldürmesini salık verebiliriz!
       Bu çok yönlü ve girift sorunu çözmek herhalde benim haddim değil. Öte yanda sorunu bir ucundan tutarak yasaları değiştirmesi, caydırıcı düzenlemeler ve denetimler getirmesi gereken bakanlarımızın ve politikacılarımızın da konu umurlarında değil. Öyleyse sivil toplum olarak sesimizi yükseltmemiz gerek. Nasıl?
       Tabii ki kamuoyu yaratılmasında başrolü oynayana medya aracılığıyla...
       Susurluk olayının üzerine gitmek, herhalde aslında devletin, siyasilerin göreviydi. Ama onlar tam tersine örtbas etmeye çalışınca, konuyu gözler önüne serme görevini bir kısım değerli gazeteci arkadaşlarımız üstlendi. Medya üzerine ısrarla gitmeseydi, acaba Susurluk'ta herhangi bir mesafe alınabilir miydi?
       Ben, trafik konusunu epey öğrenmeye başladım, ancak medya maydanozluğu konusunun acemisiyim. Okurlarımızdan gelen faks ve e - postalardan yola çıkarak gündeme getireceğimiz tekil konular, kesinlikle şu ya da bu medya kuruluşunu hedef alır nitelikte algılanmamalı, sivil toplumun gücüne inanmış, ancak bu konunun acemisi bir gazetecinin iyi niyetli çabaları olarak değerlendirilmelidir.
       Kurumların yerleşmediği, yasaların kolaylıkla delinebildiği, her alanda etik kuralların çürüdüğü günümüz Türkiye'sinde, sayıları çok olmasa da aslında maydanozluk görevini üstlenmiş değerli meslekdaşlarım var kuşkusuz.
       Yeni yılda dileğim, bu sayının artması. Yenilerinin aramıza katılması.
       Zaten Gazeteciler Cemiyeti'nin tam zamanında yayınladığı ve biz gazetecilere temel ilke ve sorumluklarımızı hatırlatan bildirgenin tüm maddelerini de bu amaçla tam metin olarak aşağıdaki sütunlarda yayınlıyor, temizlenme ve arınma özleminin tüm toplumda kendini hissettirdiği şu günlerde hepinize mutlu ve sağlıklı bir yıl diliyorum.




Yazara E-Posta: m.tamer@milliyet.com.tr