Yılbaşı armağanları, neredeyse Viyana Havaalanı'nda kalıyordu

Yılbaşı armağanları, neredeyse Viyana Havaalanı'nda kalıyordu

Meral TAMER

Noel ya da yılbaşı sırasında Viyana'dan İstanbul'a uçacaksanız ve bagajınız 20 kilodan fazlaysa, Avusturya Havayolları'nı seçmeyin. Aksi halde bavulunuzdaki fazlalığı havaalanının orta yerinde bırakmak zorunda kalabilirsiniz.
Avusturya Havayolları, Türk işçilerin yükü çok olduğu için Noel ve yılbaşı gibi dönemlerde Türkiye hattında ekstra bagaj uygulamasını kaldırmış. Kötü sürprizi önlemek için, rezervasyon sırasında ekstra bagaj bileti almak gerek.

İstanbullu okurumuz Murat Barlas, Avusturya Havayolları'yla önceki hafta Viyana'dan dönerken, bavulunun bir kısmını Viyana Havaalanı'nın orta yerinde bırakmak gibi bir sorunla karşı karşıya kaldı. Neyse ki uçak tam dolu değildi. Ve okurumuz, astarı yüzünden pahalıya gelse de, ikinci bir bilet satın almak suretiyle bavuluyla birlikte uçmayı başardı.
Barlas'ın bagajı, evraklar ve eşe - dosta alınan hediyelerle 41 kiloya çıkmış. Biliyorsunuz normal bilete tanınan bagaj hakkı 20 kilo. Ancak Viyana'ya sık gidip gelen Barlas, geçmişte olduğu gibi ekstra bagaj ücreti ödeyerek uçuş kartını alabileceğini düşünmüş. Havayolu yetkilileri, Viyana - İstanbul hattında yılbaşı döneminde hiçbir şekilde limit aşımına izin verilmediğini bildirince de neye uğradığını şaşırmış.
İlk aklına gelen, bavulunu açıp 21 kiloluk ek yükü hemen orada boşaltmak olmuş. Ancak son anda uçakta boş bir yer bulunduğu anlaşılınca, eşyalarının bir kısmını Viyana'da bırakmaktan kurtulmuş. Tabii bu arada 175 dolar ödeyerek ikinci bir bilet almak zorunda kalmış.
Sık seyahat eden biri olarak bu uygulamanın kendisine ters geldiğini belirten okurumuz, "uçuş güvenliği açısından bazı önlemlerin alınmasını saygıyla karşılarım. Ama bileti satarken, ekstra bagaj kabul etmediklerini mutlaka belirtmeleri gerekirdi," diyor.
Avusturya Havayolları'na göreyse "bu durum gerçekten istisnai ve önceden bildirilmesine olanak yok." Kararı uçuş güvenliği açısından, tamamen o anki şartlara göre aldıklarını belirten İstanbul ofisi satış sorumlusu Altuğ Bekdemir, "Noel tatilini fırsat bilen işçilerimiz, Türkiye'ye akın ediyor. Hepsinin de yükü ağır. Böyle bir durumda havayolu şirketinin bagaj kabul etmeme yetkisi vardır. Yolcular arasında ayrım yapılamayacağı için herkesi 20 kiloyla sınırlamak zorunda kaldık," diyor.
Bekdemir'in belirttiğine göre eğer yolcu rezervasyon yaptırırken yükünün ağır olacağını bildirirse, ekstra bagaj için ayrı bilet kesiliyormuş. Bu durumda bagaj uçağın "mecburi değerleri" arasında sayıldığı için reddedilme olasılığı da ortadan kalkıyormuş. Bir başka deyişle o yükü önceden bildikleri için, diğer yükleri ona göre ayarlıyorlarmış.
Arkadaşımız Duygu Arpacı, Türk Hava Yolları'ndaki uygulamayı öğrenmek amacıyla THY Koordinasyon Müdürü Sipare Şençalış'la görüştü. THY'yle uçan bir yolcunun böyle bir durumla karşılaşmasının çok düşük bir olasılık olduğunu söyleyen Şençalış, "bizim uçaklarımız hem çok daha büyük hem de seferlerimiz çok daha sık," dedi. Ancak Avusturya Havayolları'nın o gün için yaptığının doğru ve haklı olduğunu da ekledi.

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası'nın yılsonu konserinde biletsizler içeri alınınca, günler öncesinden bu konserin yolunu gözleyen Mustafa Öncül, elinde biletiyle konseri izleyemeden evine dönmek zorunda kaldı.
"Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası her yıl, yılın son cuma günü, özel yılbaşı konseri verir. Ve bu muhteşem konserin biletleri günler öncesinden biter. Çünkü kaçırılmayacak bir konserdir bu.
Biz de bu yıl arkadaşlarımızla biletlerimizi günler öncesinden aldık, konser gününü heyecanla beklemeye başladık.
26 aralık akşamı saat 19.55'de konser salonundaydık. Salona girmekte epey güçlük çektik. Çünkü kalabalık, kapıların dışına taşmıştı. Aynı kalabalık, salon içinde de geçerliydi. Aralarda, arkalarda... Ayakta, çömelmiş insanlar, insanlar... Ama biz rahattık; zira günler öncesinden aldığımız biletlerimiz vardı. Kalabalığı yara yara yerimize ulaştık.
Yerimizde iki bayan oturuyordu. Biri genç kız, öteki 45-50 yaşlarında. Önce genç kıza rica ettik, biletlerimizi gösterdik. Genç kız kalktı, yerini verdi.
Yaşlıca olan bayandan rica ettik...
"Neden kalkacakmışım? Hayır efendim kalkmam! Biletliyseniz erkenden gelip yerinize otursaydınız..." gibi laflarla, tüm ricalarımıza yüksek sesle bağıra çağıra karşılık verdi.
Ve bu arada konser başladı. Tüm sesler kesildi. Bize yakın ve uzak koltuklardan uyarılar gelmeye başlayınca çaresiz salondan çıkıp gittik.
Çok merak ediyorum. Madem konser başlamadan kapılar açılacak, herkes içeri alınacaktı, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası neden bilet bastırıp sattı?
Madem bilet bastırılıp satıldı, (hadi parasından vazgeçtik) biletli izleyicilerin kendi yerinde konser izleme hakkı neden korunmadı?
Artık ikinci, üçüncü sınıf sinema salonlarında bile izleyiciler içeri biletle alınır, kendi yeri dışında başka yerlere oturtulmazken...
Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası gibi ciddi (olması gereken) bir kurumda nasıl olur da böyle başıboşluklara izin verilebilir?
Acaba o gece bizim durumumuzda kaç kişi vardı? Kaç kişinin büyük keyif alacakları bir gece, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası ilgililerinin ciddiyetsizliği yüzünden zehir oldu?"
Adanalı okurumuz Mustafa Öncül'den gelen bu faks mesajı, klasik müzik konserinde izdiham yaşanması açısından bana ilginç geldi. Bir bakıma sevindim bile diyebilirim.
Tabii okurumuz, değindiği tüm noktalarda haklı. Ve mağdur. Çukurova Senfoni Orkestrası yetkilileri, herhalde kapıları açarken, bedava konser izleme olanağı sunulan birinin oturduğu yerden kalkmamakta direneceğini düşünmemişlerdir. Ama bundan sonra bu tip terbiyesizleri de hesaba katmalarında yarar var.
Umarız bir kısım müzikseverlere müzik ziyafeti çekmek yerine zehir ettikleri bu geceden, gelecek konserler için gerekli dersleri çıkarırlar.


Yazara EmailM.Tamer@milliyet.com.tr