Yoksul kesimi müşteri olarak görmek

Yazının başlığına bakınca ilk tepki olarak irkilebilirsiniz. Ama bu fikrin, Hindistanı yoksulluk çemberinden çıkartabilmek için, ileri teknoloji dahil değişik alanlarda orjinal yöntemler geliştiren Michigan Üniversitesi İş İdaresi Bölümünün dünyaca ünlü Hintli öğretim üyesi C. K. Prahalada ait olduğunu söylersem iş değişir. Türkiyede de konferanslar veren Prahalada göre, "Bugün artık özel sektörün insiyatifi olmadan, az gelişmiş ülkelerin kalkınabilmesi mümkün değil. Küresel rekabetin her geçen gün daha fazla kıskaca aldığı özel sektör ise, paradigma değiştirerek gelir piramidinin en altındaki kesimi yoksul olarak görmekten vazgeçip, müşteri gibi görmeli." Her şey aklıma gelirdi de, bu yıl Davosta patent dayatmacılığının yeni sömürgecilik olarak nitelenebileceği gelmezdi. Toplumun en yoksul kesimini bağışlarla susturmak yerine müşteri olarak görmeye başladığımızda, oyunun kuralları değişiyor, patent hakları, fikrî mülkiyet falan rafa kalkıyor. Sosyal girişimciliği anlatmaya çalıştığım dünkü yazımda belirttiğim gibi, patentli ürünlerin patentsiz benzerlerini dizayn ediyorsunuz ki, maliyet radikal bir biçimde düşsün. Maliyeti aşağı çekmek için daha başka birçok faktörden de yararlanılıyor. Yeni sömürgecilik Prahaladın anlattığı batılı büyük bir firma, Hintlilerin şampuan kullanmayı arzu ettikleri halde, pahalı olduğu için bu ürünleri satın alamadıklarını anketlerle belirlemiş. Bunun üzerine tek kullanımlık düşük maliyetli şampuanlar üretilmiş, kapış kapış gidince de söz konusu batılı firma (muhtemelen başka bir isim kullanarak) Hindistanda çok daha düşük maliyetlerle üretim yapabilen bir tesis kurmuş. Prahaladın verdiği bilgiye göre, bugün Hindistandaki şampuan tüketimi Amerikadakini geçmiş. Tabii ABD nüfusunun 290 milyon olmasına karşılık, Hindistanda yaklaşık 1 milyar kişi yaşadığını hesaba katmak gerek.Açlığın kol gezdiği Hindistanda, halkı şampuan tüketimine yöneltmek, marifet değil elbet. Ancak, maliyetleri gereksiz yere şişiren batılı büyük şirketlerin yaşam alanının hızla daraldığını göstermesi açısından ilginç bir deneyim. Dünkü yazımda anlatmaya çalıştığım Hindistandaki katarakt hastaları için 4 dolarlık lens, işitme engelliler için 50 dolara dijital işitme cihazı üretimiyle şampuan örneğini birleştirdiğinizde, çok ilginç yeni bir durum ortaya çıkıyor. Sadece bir süredir tartışılan BM ve IMF gibi uluslararası kurumlar değil, belki patent haklarından başlayarak pahalı üretimi beraberinde getiren uluslararası kurallar da devrini dolduruyor. Hintlilere şampuan Çin ucuz üretime öncülük etmeseydi, dünyanın dört bir yanını egemenlik alanı içine almış uluslararası dev şirketlerde fazla kapasiteler kulaklardan fışkırmasaydı, dünyanın yoksulları kimsenin umurunda olmazdı. Zaten yoksulluğu azaltabilmek için zengin dünyadan gelen herhangi bir çaba da yok. Gerek sosyal girişimcilerin, gerekse batılı şirketlerin ulaşabildikleri toplum kesiminin dünyanın en yoksulları olmadığı da kesin. Günde 1 dolarlık açlık sınırının altında, elektrik, su ve telefonla hiç tanışmamış olanlar, henüz kimsenin ilgi alanına girebilmiş değil maalesef! mtamer@milliyet.com.tr Açlık sınırının altındakiler